Sosyal yardım alan da Alman vatandaşı olabilir mi?

Geçmiş yıllarda olduğu gibi yeni yılda da Almanya’da yaşayan insanımızın sadece Türk hukuku alanında değil yetki alanımızda olmasa da Alman hukuku alanında da sorunlarına değinmeye ve yönlendirme amaçlı bilgilendirmeler yapmaya devam edeceğiz.

İşte bunlardan biri de Almanya’da yaşayan Türk vatandaşlarının Alman vatandaşlığına kabulünde aranan sosyal yardım almama şartına ve bunun istisnasına değineceğiz.

Gerek Almanya’nın ekonomik durumu gerekse vatandaşlarımızın meslek sahibi olmamaları, gayret etseler bile iş piyasasında buldukları işlerden elde ettikleri gelirlerinin yeterli olmaması, yaşları gibi nedenlerle istemezlerse de Alman Sosyal Güvenlik Kanunun 2. Kitabına (ALG II) veya  Alman Sosyal Güvenlik Kanunun 12. Kitabına (Grundsicherung) göre sosyal yardım almak zorunda kalıyorlar.

Bununla birlikte uzun zaman Almanya’da yaşadıklarından Alman vatandaşlığına da geçmek istiyorlar. Almanya’nın Alman vatandaşlığına kabulde aradığı bir şart da sosyal yardım alamama olunca bu vatandaşlarımız Alman vatandaşlığını kazanamıyorlar.

Gerçekten Alman vatandaşlığına kabul şartlarını hükme bağlayan Alman Vatandaşlık Kanunun (Staatsangehörigkeitsgesetz –StAG-) 10. maddesinin birinci fıkrasının 3 nolu alt bendi başvurucunun başvuru tarihinde kendisi ve ailesinin geçimini ALG II veya ALG 12 yardımı almadan sağlamasını zorunlu kılmakta.

Ancak çoğu vatandaşımızın bilmediği şey bazı durumlarda sosyal yardım alırken de Alman vatandaşlığının kabulünün mümkün olması. Aynı maddenin aynı bendinin son kısmında “oder deren Inanspruchnahme nicht zu vertreten hat” yani sosyal yardım almasının kendi sorumluluğunda olmaması durumunu bir istisna olarak belirtmektedir.

Peki burada ifade edilen ve sosyal yardım almada sorumluluğu olmadığı anlamına gelen bu “nicht zu vertreten hat” kavramından ne anlaşılmalı? Kanunun uygulanmasına yönelik Alman Federal İçişleri Bakanlığının 01.06.2015 tarihli geçici uygulama talimatı da (VAH-BMI) vatandaşlığa başvuran yabancı şayet bütün gayretine rağmen kendi ihmali olmadan sosyal yardım almaya muhtaç kalmış ise kendisi bundan sorumlu tutulamaz ve vatandaşlığa kabul edilir.

Yine aynı geçici talimat bu kavramı vatandaşlık başvurusunda bulunan özellikle sağlık, işletme bağlı (iflâs gibi) veya konjonktürel (ülke ekonomisinin krize girmesi gibi) sebeplerle işini kaybetmiş ve  yeni iş bulma veya meslek eğitimi alma konularında gayret göstermesine rağmen sosyal yardım alınması şeklinde tanımlamıştır.

Ayrıca yargıya intikal eden davalarda çeşitli mahkemeler kararlarıyla “Sosyal yardım almadan sorumlu olmama”  cümlesinin tanımını genişletilmiş ve açıklanmışlardır.

Mahkemeler de vatandaşlığa kabul edilme başvurusunda bulunanın, iş aramaya müsait olması ve çalışma ve iş bulma konusunda yeterince çaba göstermesi halinde, ekonomik nedenlerden dolayı veya yaş, hastalık, kalifiye eksikliği (vasıfsız işçi), sağlık, işletme veya ekonomik nedenlerle işini kaybetmesini ve sosyal yardım almasını sorumluluk dışında tutmaktadır.

((vgl. Berlit. in GK-StAR, Stand Juli 2012, § 10 Rz. 266; BayVGH, B. v. 6.7.2007 a. a. O.; VG Berlin, U. v. 14.9.2005 – 2 A 93.03, VG München, Urteil v. 30.10.2013 – M 25 K 11.4842, VG Aachen, Urteil v. 11.12.2008 – 8 K 1274/06, VG Saarland, Urteil v. 16.09.2009 – 2 K 1305/08)

Mahkeme kararlarına göre diğer dikkat edilmesi gerek bir konu da bu sosyal yardım alamama şartının istisnası olan sorumlu olunmayan dönem olarak sadece başvurudan itibaren geriye doğru sekiz yıllık dönemdir. (VGH Baden-Württemberg, Beschluss v. 02.04.2008 – 13 S 171/08 – AuAS 2008, 150, VGH Baden-Württemberg, Urteil v. 06.03.2009 – 13 S 2080/07, Sächsisches OVG, Urteil v. 17.06.2010 – 3 A 439/09 – InfAuslR 2010, 446 OVG Saarland, Urteil v. 12.10.2011 – 1 A 246/11)

Yani 2019 yılında başvuran bir vatandaşımıza Vatandaşlık Dairesi “Sen 2005 yılından beridir yardım alıyorsun” diyemez. Onun göz önüne alabileceği ve değerlendirebileceği dönem 2019 yılından geriye doğru sekiz yıl yani 2011 yılına kadar olan dönemdir.

Kısacası Alman vatandaşlığına sadece sosyal yardım alıyor diye başvurmayan veya başvuramayan vatandaşlarımız yukarıda izah ettiğimiz şartları haizse başvurabilir ve kanundaki bu istisna durumdan faydalanabilirler. Şartları oluştuğu halde talebi reddedilenler ise Alman hukukunda uzman meslektaşlarımıza müracaat ederek hukuki yardım alabilirler ve dava ile haklarını alabilirler.

Her yazımızda belirttiğimiz gibi konu ile ilgili soru ve sorunları olanlar sorularını yetki ve uzmanlık alanımızda olmadığından Türk hukuku avukatı olarak bize değil, Alman hukukunda avukat meslektaşlarımıza yöneltmelidirler.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.