Çifte vatandaşların yabancı ülkede yaptığı askerlik Türkiye’de sayılır mı?

Birden çok vatandaşlığa sahip Türk vatandaşlarının eski uygulama gereğince halen bulundukları ülkelerde yaptıkları askerlik hizmeti sebebiyle Türkiye’de askerlikten muaf olup olmadıkları sorusu sık sorulan sorulardan.

Baştan belirtelim ki, 26 Haziran 2019 tarihinden itibaren bu vatandaşlarımızın bulundukları yabancı ülkelerde (iki ülke hariç) yaptıkları veya yapmış sayıldıkları fiili askerlik hizmeti sebebiyle Türkiye’de askerlikten muaf olmak için başvuru yapmaları halinde Türkiye’deki askerlik hizmeti zorunluluğundan kurtulamıyorlar. Bu nedenle bizim için 26 Haziran 2019 tarihi milattır.

Konuyu daha iyi anlamak için 26 Haziran 2019 öncesi kanuni düzenleme ile uygulamaları bilmekte yarar olduğu kanaatindeyiz.

26 Haziran 2019 tarihi öncesi uygulama nasıldı?

26 Haziran 2019 tarihinde 7179 sayılı kanunla yürürlükten kaldırılan 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun 2/son maddesi aynen şu şekildeydi;  “Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenen esaslara göre; yurt dışında doğan ve ikamet edenler ile kanuni rüşt yaşına kadar yabancı bir ülkeye gitmiş olanlardan bulundukları ülke vatandaşlığını da kazanan Türk vatandaşları, talepleri hâlinde, durumlarına uyan ve bu Kanunun öngördüğü askerlik statülerinden biri içerisinde askerlik mükellefiyetlerini otuz sekiz yaşını tamamladıkları yılın sonuna kadar yerine getirebilirler veya tabiiyetinde bulundukları diğer ülkede askerlik yapmış olduklarını belgelemek kaydıyla mükellefiyetlerini yerine getirmiş sayılırlar. Bunların otuz sekiz yaş sonuna kadar askerlikleri ertelenmiş kabul edilir.”

Görüldüğü gibi bu madde hükmüne göre yurt dışında doğan ve ikamet edenler ile kanuni rüşt yaşına (18 yaşına) kadar yabancı bir ülkeye gitmiş olanlardan bulundukları ülke vatandaşlığını da kazanan Türk vatandaşları, talepleri hâlinde, tabiiyetinde bulundukları diğer ülkede askerlik yapmış olduklarını belgelemek kaydıyla Türkiye’deki askerliklerini de yerine getirmiş sayılıyorlar.

Lâkin burada dikkat edilirse iki husus önemlidir. Birincisi “Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenen esaslara göre…” cümlesi ki, bu 2018 yılındaki KHK değişikliğinden önce “Genelkurmay Başkanlığının göstereceği lüzum, Millî Savunma Bakanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulu” şeklindeydi.

Dolayısıyla çifte uyruklu vatandaşların askerlik hizmetleri ile ilgili Bakanlar Kurulunca (Cumhurbaşkanı) esasların düzenlenmesi gerekiyor. Bu esaslar 25 Temmuz 1993 tarih ve 21648 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, Bakanlar Kurulunun 5 Temmuz 1993 tarihli ve 93/4613 sayılı kararına göre yürütülmüştür.

Bu belirlenen esaslar göre de askerlik hizmetlerinin kabul edileceği ülkeler, ihtiyaç duyulduğunda her yılın aralık ayı içerisinde; Dışişleri ve İçişleri Bakanlıklarının uygun görüşü alınarak Millî Savunma Bakanlığınca belirlenmekteydi.

İlk önce askerlik hizmetinin kabul edileceği ülkeler; Almanya, Avusturya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İsrail, İsveç, İsviçre, İtalya, Norveç, Yunanistan, Tunus ve Suriye olarak belirlenmişti. Ancak bu ülkelerde zamanla zorunlu askerlik hizmeti kaldırıldığından veya Bakanlıkça listeden çıkarıldığından Türk vatandaşlığı yanında bu ülke vatandaşlığı da bulunanlar Türkiye’de askerlikten muaf olamadılar. Bu vatandaşlarımız durumlarına göre askerlik işlemlerine tabi tutulmaya başlandı.

Zira bu ülkelerden Hollanda’da zorunlu askerlik hizmeti kaldırılmış olduğundan, 1 Ocak 1997 tarihi itibarıyla, Belçika’da zorunlu askerlik hizmeti kaldırılmış olduğundan, 1 Ocak 1998 tarihi itibarıyla, Fransa’da, 1 Ocak 1999 tarihinden itibaren, 31 Aralık 1978 tarihinden sonra doğmuş olanların askerlik yapma yükümlülükleri askıya alındığından, bu tarihten sonra doğmuş olan yükümlülerin müracaatları, İtalya’da 1985 doğumlulardan itibaren zorunlu askerlik hizmeti kaldırıldığından 1 Ocak 2005 tarihi itibarıyla, İsveç’te zorunlu askerlik hizmeti kaldırılmış olduğundan, 1 Temmuz 2010 tarihi itibariyle, Almanya’da zorunlu askerlik hizmeti kaldırılmış olduğundan, 1 Temmuz 2011 tarihi itibariyle listeden çıkartıldı. Ayrıca Suriye 26.01.2018 tarihinden itibaren askerlik hizmeti kabul edilen ülkeler kapsamından çıkarılmış, aynı tarihten itibaren Azerbaycan askerlik hizmeti kabul edilen ülkeler listesine eklenmişti.

KKTC’nin durumu ise özel olarak belirlenmişti. Zira KKTC’nde yapılan her türlü askerlik hizmeti Türkiye’deki askerlik hizmetinden sayılıyordu. Bunlar dışında herhangi bir ülkede yapılan askerlik hizmeti Türkiye Cumhuriyeti’nde sayılmamaktaydı.

1111 sayılı Kanunun 2/son maddesinde dikkat edilecek ikinci husus ise “talepleri hâlinde” ibaresidir. Bunun anlamı, yukarıda sayılan ülkelerde (Zorunlu askerliğin kaldırıldığı ülkelerde zorunlu olan dönemlerde) yapılan askerlik hizmetleri dolayısıyla Türk konsolosluğuna başvurarak ve gerekli belgeleri de ibraz ederek Türkiye’deki askerlikten muaf olmayı talep etmiş olmaktır.

Talep ve başvuru yoksa kanuni zorunluluk yerine getirilmediğinden askerlikten muaflık da söz konusu olmamaktadır. Bu husus çok iyi anlaşılmalı. Asıl kafa karışıklığına sebep olan bu noktadır.

26 Haziran 2019 sonrası uygulama nasıl oldu?

Mevzuat ve uygulama bu şekildeyken 26 Haziran 2019 tarihli 30813 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanıp aynı tarihte yürürlüğe giren 7179 sayılı Askeralma Kanunu ile 1111 sayılı Askerlik Kanunu tamamen yürürlükten kaldırıldı.

7179 sayılı Askeralma Kanunu 1111 sayılı Askerlik Kanunu tamamen yürürlükten kaldırdığından birden çok vatandaşlığa sahip vatandaşlarımızın tabiiyetinde oldukları ülkede yaptıkları fiili ve zorunlu askerlik hizmetlerinin sayılması ile ilgili kanun ve bu kanuna göre çıkartılan Bakanlar Kurulunun 5 Temmuz 1993 tarihli ve 93/4613 sayılı kararı da 26 Haziran 2019 tarihinden itibaren yürürlükten kalkmış oldu.

Bu vatandaşlarımızın durumu ile ilgili olarak 7179 sayılı Askeralma Kanun’da iki maddede düzenleme yapıldı. Bunlardan birincisi Kanunun “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde askerlik yapanlar” başlıklı 44’üncü maddesindeki “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kanunlarına göre zorunlu askerlik hizmetini yerine getirdiklerini belgelendiren Türk vatandaşları bu Kanun hükümlerine göre askerlik yapmış sayılırlar” hükmüdür. Buna göre KKTC’de yapılan zorunlu askerlik başvuru yapılması halinde Türkiye’de de geçerli sayılmaya devam ediyor.

İkinci düzenleme ise yine Kanunun “Özel durumlarda muafiyet ve erteleme” başlıklı 45/1 maddesidir. Bu düzenlemeye göre iki ülkeden birinde yapılan askerlik hizmetinin sayılmasına dair ikili anlaşmalar kapsamında askerlik hizmetinden muaf tutulacak ya da ertelenecek yükümlülerin işlemleri anlaşma hükümlerine göre yürütülecek ve yapılan anlaşmalar kapsamında uygulanacak muafiyet ve ertelemeye ilişkin usul ve esaslar da Millî Savunma Bakanlığınca belirlenecek.

Millî Savunma Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar 22 Temmuz 2020 tarihli 31193 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Askeralma Yönetmeliğinde düzenlenmiştir. Fakat konumuzla ilgili olarak yönetmeliğinin 92’inci maddesinde kanun metni tekrarlanmış, detaylara ilişkin herhangi bir düzenleme getirilmemiştir.

Yeni kanun ve yönetmeliğe göre Türkiye ile askerlik hizmetinin muafiyetine ilişkin ikili sözleşme bulunan ülkelere bakınca sadece Tunus devletiyle yapılan sözleşme bulunuyor.

Gerçekten iki ülkeden birinde yapılan askerlik hizmetinin sayılmasına dair 19 Ekim 2000 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti ile Tunus Cumhuriyeti arasında imzalanarak 1 Mart 2002 tarihinde yürürlüğe giren ikili anlaşma ile Türkiye Cumhuriyeti ile Tunus Cumhuriyeti vatandaşlığını birlikte taşıyanlardan; her iki ülkeden birinde yapılan askerlik hizmeti diğerinde de kabul edilmektedir.

Dolayısıyla KKTC ve Tunus dışında diğer ülkelerde 26 Haziran 2019 tarihinden önce veya sonra yapılan askerlik hizmetleri bu tarihten sonra yapılan başvurulara istinaden Türkiye’de kabul edilmiyor.

Örnek verecek olursak; 2009 yılında Almanya’da zorunlu olarak fiili veya sivil askerlik hizmetini yerine getiren çifte vatandaşımız Önder bey, 24 Haziran 2019 tarihinde Türk konsolosluğuna Almanya’da askerlik yaptığına ilişkin belgeleri de ibraz ederek müracaat ettiğinde Türkiye’deki askerlik hizmeti zorunluluğundan muaf olur. Hem de Almanya’da 1 Temmuz 2011 tarihinden itibaren zorunlu askerlik kaldırılmasına rağmen.

Çünkü kendisi 1 Temmuz 2011 tarihinden önce Almanya’da zorunlu askerliğini yapmıştır ve bu kendisinin kazanılmış hakkıdır. Ayrıca başvuru yaptığı 24 Haziran 2019 tarihinde bu haktan faydalandıran hem 1111 sayılı kanunun 2/son maddesi hem de Bakanlar Kurulunun 5 Temmuz 1993 tarihli ve 93/4613 sayılı kararı yürürlüktedir.

Fakat diyelim ki, aynı Önder bey başvurusunu 24 Haziran 2019 tarihinde değil de 27 Haziran 2019 tarihinde veya daha sonra yaptı. Bu durumda Önder bey tüm şartları yerine getirse bile Almanya’daki zorunlu askerlik hizmetini saydırabileceği bir kanun ve Federal Almanya Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında ikili uluslararası bir sözleşme olmadığından Türkiye’deki askerlik hizmetinden muaf olamayacaktır.

Böyle bir durumda Önder bey 38 yaşını geçmemiş ve daha önce askerliğini 38 yaşını dolduracağı yılın sonuna kadar erteletmiş ise Türk vatandaşlığından izin alarak çıkabilir ve askerlik sorununu çözebilir. Veya askerliğini erteletmemiş ancak 35 yaşını da geçmemiş ise öncelikle askerliğini 35 yaşına kadar erteletip Türk vatandaşlığından izin alarak çıkabilir.

Bu şartlara uymuyorsa yani yaş sınırlarını geçmiş ve erteleme hakkı kalmamış ise; askerliğe elverişsizlik raporu (çürük raporu) dışında hangi yaşta olursa olsun dövizli, bedelli veya fiili askerlik hizmetlerinden birini yerine getirmedikçe Türk vatandaşlığından çıkmasına izin verilmez ve Türkiye’deki askerlik hizmetinden kurtulamaz.

- Reklam -
Önceki İçerikAB’de aşı çatlağı!
Sonraki İçerikBaşbakana 300 euroluk kahvaltı masrafı soruşturması

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

9 − one =