Almanya’daki davalarda mutlaka avukat lazım mı?

İster Türkiye’de ister Almanya’da kimin başına hukuki bir olay gelse ilk olarak şunu düşünür “Acaba avukata gitsem mi ki?”. Elbette bu sorunun ana sebebi; avukat demek masraf demektir. Bu nedenle kafalarda ilk bu soru sorulur.

Türkiye’ye nazaran Almanya’da bu sorunun cevabı değişken olabilir. Yani davanın türüne göre bir avukata gitme veya gitmeme tavsiye edilebilir.

Burada olaya göre davanın bir ceza davası veya hukuk davası olmasına göre dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Bir karşılaştırma yaparsak farklılıkları şu şekilde sıralayabiliriz:

Normal hukuk (iş, tazminat, kira v.s. gibi) davasında hukuk sigortanız (Rechtsschutz) var ise avukata gitmek mantıklı olabilir. Zira büyük ihtimalle sigortanız dava masraflarını karşılayacaktır.

Ceza davalarında ise durum biraz daha farklı. Hukuk sigortanız olsa dahi muhtemelen yargılama giderlerini karşılamayacaktır. Çünkü ceza davalarında (genelde) kaste göre yapılan bir masraf olduğu için sigorta tarafından yargılama giderleri üstlenilmez.

Normal hukuk davasında birisi size karşı bir hak talep ediyorsa ve bundan dolayı sizi mahkemeye verdiyse mutlaka o dava dilekçesi size tam olarak tebliğ edilecektir. Dava edenin sizden net olarak ne istediğini ve iddiasını neye dayandırdığını göreceksiniz.

Ceza davasında ancak size polisten bir davetiye gelir ve bu bir cümlelik yazıda ne ile suçlandığınızı görürsünüz. Hakkınızda tam olarak ne deliller var ve kim ne söylemiş görmezsiniz. Aradaki en önemli farklardan birisi de budur.

Normal hukuk davasında olayın özelliğine göre avukat tutmadan kendinizi savunabilirsiniz veya dava açarak davanızı yürütebilirsiniz. Dava birinci derece basit yargılama yapan bir mahkemede (Amtsgericht) görülüyorsa avukat tutmak zorunlu değildir. Mahkemeden size gelen dilekçede ayrıca avukatın zorunlu olup olmadığı yazmaktadır.

Ceza davalarında sanık olarak yargılanıyorsanız muhtemelen size iddianame tebliğ edilecektir. İddianamedeki suç istinadına göre avukatla temsiliniz zorunludur. Size mahkemeden gelen yazıda avukatın zorunlu olup olmadığı zaten yazmaktadır. Bu durumlarda siz avukat tutmazsanız bile mahkeme kendisi sizin için bir avukat atayacaktır.

Normal hukuk davasında dilekçe vererek kendinizi savunmak ya da siz bir şey talep ediyorsanız bunu çok detaylı açıklamak ve delil sunmak zorundasınız.

Oysa ceza davalarında sanık suçlu olmadığını ispatlamak zorunda değildir. İddia makamı yani savcılık eyleminizin suç olduğunu ve kanunlara göre ceza verilmesinin gerektirdiğini ispatlamak zorundadır.

Normal hukuk davasında kayıp eden taraf tüm dava masraflarını karşılamak zorundadır.

Masraf konusu ceza davasında duruma göre değişir. İddianame hazırlanmış, mahkemeye sunulmuş ve iddianame mahkemece kabul edilmiş ise ancak sizin beraat etmeniz halinde mahkeme sizin yaptığınız yargılama giderlerinin ödenmesine karar verir. Ama hakkınızda sadece soruşturma var ise ve bu soruşturma ilerde kapatılsa bile o ana kadar oluşan masrafları kimse ödemez.

Örnek verecek olursak; Birisi size ya da şirketinize suç isnadında bulunuyor. Polis ve savcılık hakkınızda hazırlık soruşturması başlatıyor. Bu soruşturma ticari çevrenizde duyuluyor ve işleriniz bu nedenle oldukça kötüleşiyor. Çünkü suç isleyen kimse ile kimse iş yapmak istemiyor. Aradan bir kaç ay geçiyor ve polis “Kusura bakmayın bir şey yapmamışsınız “ diyor ve soruşturmayı kapatıyor. Diyelim ki, bütün bunların sonunda şirketiniz battı, belki de özel hayatınız da telafisi mümkün olmayacak şekilde bundan etkilendi. Ne çare ki, bu soruşturma aşamasında oluşan masrafları hiç kimse karşılamayacaktır.

Bir Türk hukuku avukatı olarak yetki alanımızda olmasa da Almanya’daki davaları sizin için genel olarak karşılaştırmaya ve sizleri bilgilendirmeye çalıştık. Almanya’daki davalar için bize değil alanında uzman Alman hukukunda meslektaşlarımıza müracaat edilmesini şiddetle tavsiye ederiz.

- Reklam -
Önceki İçerikUsta oyuncu evinde ölü bulundu
Sonraki İçerikİspanya’nın yarısı karanlıkta kaldı

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

nineteen − five =