Almanya’da sosyal güvenlik (emeklilik) sistemi ve kurumları

Gurbetçiye Türkiye’de yurtdışı sürelerini borçlanarak daha erken yaşta emeklilik imkânı veren SSK emekliliği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 2, 10 ve 62. maddelerine aykırı olarak 1 Ağustos 2019 tarihinde yürürlüğe giren yasa değişikliğiyle  kaldırılarak daha fazla gün sayısı, daha fazla bedelle daha az emekli maaşına mahkum eden Bağ-kur emekliliğine çevrildi.

Türk hukuku avukatı olduğumuzdan bugüne kadar özellikle gurbetçimizin Türkiye’den sosyal güvenlik hakları yani emeklilik hakları ile ilgili yol gösterici yazılar yazdık. Zaman zaman da elimizden geldiğince Avrupalı Türklerin o ülkelerdeki haklarına değinmeye ve onlara yol göstermeye çalıştık.

Malumunuz üzere yurtdışında yaşayan Türklerin büyük bir çoğunluğu Almanya’da yaşıyor. Hatta bu Türk vatandaşlarının 5 ve 6. nesilleri bile yetişmeye başladı. Peki  yıllarca Almanya’da gurbet çilesi çeken insanımız Almanya’daki sosyal güvenlik haklarını tam bilip arıyor mu? Bu soruya “Evet” demek çok zor.

Bu nedenle Almanya’da yaşayan gurbetçimize bir fikir vermesi ve yol göstermesi adına Almanya’daki sosyal güvenlik yani emeklilik hakları ve sistemi üzerine genel ve bağlayıcı olmayan bilgileri bir kaç köşe yazımızda konu edineceğiz.

Almanya’da sosyal güvenlik sistemi

Alman Anayasası’nın 20/1 maddesi “Federal Almanya Cumhuriyeti demokratik sosyal bir devlettir” demektedir. Aynı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde ifade edildiği  gibi.

Almanya’da sosyal devlet ilkesi sadece Anayasa’da yazıldığı gibi kalmamış, Bismarck döneminden beri yapılan reformlarla nüfusun yüzde 90’nını kapsayacak ayrıntılı bir sosyal güvenlik sistemi oluşturulmuş ve Almanya gerçek bir sosyal devlet olduğunu tüm dünyaya göstermiştir.

Hali hazırda temel olarak Almanya’daki sosyal güvenlik düzenlemeleri 12 kitaptan oluşan Alman Sosyal Sigortalar Kanunu’nda yapılmıştır. İstisnai olarak diğer özel kanunlarda da düzenlemeler bulunmaktadır. Ayrıca hem vatandaşlarının ülke dışındaki hem de yabancı ülkeden gelen işçilerin Almanya’daki haklarının korunması amacıyla Türkiye gibi birçok ülke ile ikili sosyal güvenlik sözleşmeleri yapılmıştır.

Kabul etmek gerekir ki, zaman içerisinde değişen sosyal, ekonomik ve demografik yapı bu sistemin sürdürülebilirliğini zor duruma düşmüştür. Aynı diğer ülkelerde olduğu gibi. Özellikle nüfusun yaşlanması, doğum oranlarının düşmesi, iş piyasasındaki olumsuzluklar ve global veya Avrupa çapında beklenmedik ekonomik krizler bu faktörlerdendir.

Almanya bu faktörlere karşı zorunlu sigorta sistemini ayakta tutabilmek için zaman içerisinde yaptığı yasa değişiklikleriyle emeklilik yaşını yükseltmiş, emekli maaşlarını arttırmış, özel (Riester-Rente) ve işletme (Betriebsrente) emeklilik sistemlerini destekler vergi teşvikleri getirmiş, hem emeklilik kasalarının hem de yasal sağlık sigorta kasalarının açıklarını hazineden karşılama yoluna gitmiştir.

Alman sosyal güvenlik sistemi birçok ülkede olduğu gibi primli ve primsiz sigorta esasına dayanmaktadır.

Primli sigortalara işçinin, işverenin ve devletin katkısı söz konusudur. Primsiz sigortalılıklar ise tam bir sosyal devlet gereği olarak özellikle aile, çocuklar, engelliler ve yoksullar gibi dezavantajlı grubunda sayılacaklara devlet tarafından sağlanan yardımlardır. Çocuk parası, çocuk yetiştirme parası, sosyal yardım, kira yardımı v.b. gibi.

Almanya’da yasal emeklilik kurumları

Almanya’da sosyal sigortalar sistemi zorunluluk esasına dayanmakta olup devlet tarafından yürütülmektedir ve bu sistem besş temel kuruma dayanmaktadır Bunlar; hastalık (sağlık) sigortası, emeklilik sigortası, kaza sigortası, işsizlik sigortası ile bakım sigortasından olusşmaktadır. Biz bu yazımızda bunlardan sadece  emeklilik sigortası kurumuna değineceğiz.

Güncel olarak Almanya’da yasal emeklilik sigortası, Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 6. Kitabında (SGB VI) düzenlenmiştir ve Federal Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı’nın görev ve yetki alanındadır.

1.10.2005 tarihinde yürürlüğe giren sosyal sigorta kurumlarının birleştirilmesine ilişkin reforma kadar Almanya’da çeşitli iş kollarında çalışanlar değişik kurumlara tabi sigortalı idiler. Reformla birlikte iki büyük birleşme yapılarak bu kurumlar bir çatı altına alınmıştır. Aynı Türk sisteminde Emekli Sandığı, SSK ve Bağkur kurumlarının 2008 reformu ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çatısı altında birleştirilmesi gibi.

Bu bağlamda işçi (Arbeiter) ve sözleşmeliler (Angestellte) için ayrı ayrı sigorta kurumları olan Alman Sigorta Kuruluşları Birliği (Verband Deutscher Rentenversicherungsträger) ile Sözleşmeliler Federal Sigorta Kurumu (Bundesversicherungsanstalt für Angestellte) tek çatı altında birleştirilerek “Alman Emeklilik Sigortası Kurumu” (Deutsche Rentenversicherung) adını almıştır.

Bunun dışında, Alman Emeklilik Sigortası Kurumu’nun reform ile birlikte sayıları 20’den 14’e düşürülen bölgesel kurumları da bulunmaktadır.

Diğer ana bir birleştirme ise Federal Maden İşçileri Birliği (Bundesknappschaft), Demiryolu Çalışanları Sigorta Kurumu (Bahnversicherungsanstalt) ve Denizciler Sandığı (Seekasse) arasında olmuştur. Bu kurumlar birleştirilip tek çatı altında “Alman Emeklilik Sigortası Maden-Demiryolu-Deniz” (Deutsche Rentenversicherung Knappschaft-Bahn-See) adını almıştır.

Her ne kadar kural olarak yasal emeklilik sigortası sayılmasa da çiftçiler de halen Tarım, Ormancılık ve Bahçecilik Yasşlılık Sigortasına (Sozialversicherung für Landwirtschaft, Forsten und Gartenbau) tabidir. Bu özel emeklilik sistemi, yaşlılıklarında yaptığı ödemelerle çiftçilere kısmi bir emeklilik hakkı vermektedir.

Diğer köşe yazımızda kimlerin hangi yasal sigortaya tabi olacağı konusunu izah etmeye çalışacağız.

- Reklam -

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

20 − nineteen =

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.