Bu merkezdedir ve bu husus yüzlercebinlerce vak’ayla teyit görmüştür. Mucize, keramet ve keşif arasındaki farklar, Tasavvuf ve bir kısım Kelâm kitaplarında mevcuttur. Geniş bilgi için oralara müracaat edilebilir. Yaygın olan bir kanaate göre, ehlullaha ilk defa inkişaf eden, kabirlerdeki insanların ahvâlidir. Ve bu, eşyanın perde arkasına atılan adımların ilki sayılmıştır. Tabi, avamı halk için de
09 Ekim 2026
Bu merkezdedir ve bu husus yüzlercebinlerce vak’ayla teyit görmüştür. Mucize, keramet ve keşif arasındaki farklar, Tasavvuf ve bir kısım Kelâm kitaplarında mevcuttur. Geniş bilgi için oralara müracaat edilebilir. Yaygın olan bir kanaate göre, ehlullaha ilk defa inkişaf eden, kabirlerdeki insanların ahvâlidir. Ve bu, eşyanın perde arkasına atılan adımların ilki sayılmıştır. Tabi, avamı halk için de
09 Ekim 2026
Hâlbuki bu, işin sadece bir yönüdür. Bence mikro âlem ihmal edilmektedir. Her arkadaş, evvela kendi ruh istikametine bakmalı: Allah’la ne kadar irtibatı var? Ev- bark, çoluk-çocuk endişesi yanında, ruhî hayatı adına da bir kısım kaygılar taşıyor mu? Her gün Allah’ın dinini tebliğ etme düşüncesini ve ızdırabını duyuyor mu? Evet işte, bence herkes buna bakmalıdır. Âyette
14 Eylül 2026
Hâlbuki bu, işin sadece bir yönüdür. Bence mikro âlem ihmal edilmektedir. Her arkadaş, evvela kendi ruh istikametine bakmalı: Allah’la ne kadar irtibatı var? Ev- bark, çoluk-çocuk endişesi yanında, ruhî hayatı adına da bir kısım kaygılar taşıyor mu? Her gün Allah’ın dinini tebliğ etme düşüncesini ve ızdırabını duyuyor mu? Evet işte, bence herkes buna bakmalıdır. Âyette
14 Eylül 2026
Hatta öldükten sonra dirilme meselesini dahi ilmî delillerle isbat edebiliriz. Fakat kader öyle değildir. O hâlî ve vicdânî bir meseledir. İlmî ve nazarî değildir. İnsan kadere, îmândaki derecesine göre inanır ve kader meselesini kendi istiab ve kapasitesi ölçüsünde kabullenir, idrak eder. Nice insanlar vardır ki, bütün bir hayat boyu çok şey görüp geçirmişlerdir ama, kadere
04 Eylül 2026
Hatta öldükten sonra dirilme meselesini dahi ilmî delillerle isbat edebiliriz. Fakat kader öyle değildir. O hâlî ve vicdânî bir meseledir. İlmî ve nazarî değildir. İnsan kadere, îmândaki derecesine göre inanır ve kader meselesini kendi istiab ve kapasitesi ölçüsünde kabullenir, idrak eder. Nice insanlar vardır ki, bütün bir hayat boyu çok şey görüp geçirmişlerdir ama, kadere
04 Eylül 2026
Meselâ, siz kafanızda bin tane binanın plânını tutsanız, yüzlerce fabrikanın fizibilitesini tasarlasanız bunlardan hiçbiri sırf kafanızda tuttuğunuzdan dolayı vücuda gelmez. Onların vücuda gelmesi için, irâde ve kudrete ihtiyaç vardır. Aksi halde, kafanızda tasarladığınız bina veya fabrikayı sadece siz bilirsiniz. Hayalen onun içinde dolaşır durursunuz ve hayalinizdeki en küçük bir kesinti de o fabrika veya o
30 Ağustos 2026
Meselâ, siz kafanızda bin tane binanın plânını tutsanız, yüzlerce fabrikanın fizibilitesini tasarlasanız bunlardan hiçbiri sırf kafanızda tuttuğunuzdan dolayı vücuda gelmez. Onların vücuda gelmesi için, irâde ve kudrete ihtiyaç vardır. Aksi halde, kafanızda tasarladığınız bina veya fabrikayı sadece siz bilirsiniz. Hayalen onun içinde dolaşır durursunuz ve hayalinizdeki en küçük bir kesinti de o fabrika veya o
30 Ağustos 2026
Hatta ehlullaha ilk inkişaf eden şeyin, kabirlerin keşfi olduğu söylenmektedir. Bunu şu şekilde anlamak lazımdır. Allah dostlarına gösterilen, açılan o kadar gizli hakikatler vardır ki, onlardan bir tanesi de, –belki vilâyetin ilk basamağı– kabirlerin keşfidir. Dolayısıyla mezarın içini, daha doğrusu âlemi berzahta olup biten şeyleri bir ehli keşfin müşahedesi, çok ileri bir seviye değil sadece
16 Ağustos 2026
Hatta ehlullaha ilk inkişaf eden şeyin, kabirlerin keşfi olduğu söylenmektedir. Bunu şu şekilde anlamak lazımdır. Allah dostlarına gösterilen, açılan o kadar gizli hakikatler vardır ki, onlardan bir tanesi de, –belki vilâyetin ilk basamağı– kabirlerin keşfidir. Dolayısıyla mezarın içini, daha doğrusu âlemi berzahta olup biten şeyleri bir ehli keşfin müşahedesi, çok ileri bir seviye değil sadece
16 Ağustos 2026
Her davranışı İslâm’a mâl edilmemeli, edilemez de. Fakat onlar dinimize çok hizmet etmişlerdir. Onları desteklemek, sahip çıkmak, sena etmek bir kadirşinaslıktır. Ayrıca onların İslâm adına yaptıkları hizmetin henüz onda birini dahi biz yapmadık. Onlardan sadece biri tam 46 sene zirvede bulunmuş ve onun devrinde Osmanlı Devleti süper bir güç olarak dünyaya hükmetmiştir. Osmanlılar, dünyada muvazene
26 Temmuz 2026
Her davranışı İslâm’a mâl edilmemeli, edilemez de. Fakat onlar dinimize çok hizmet etmişlerdir. Onları desteklemek, sahip çıkmak, sena etmek bir kadirşinaslıktır. Ayrıca onların İslâm adına yaptıkları hizmetin henüz onda birini dahi biz yapmadık. Onlardan sadece biri tam 46 sene zirvede bulunmuş ve onun devrinde Osmanlı Devleti süper bir güç olarak dünyaya hükmetmiştir. Osmanlılar, dünyada muvazene
26 Temmuz 2026
1-Her insan, yaratılış itibariyle lekesiz, tertemiz, iman ve İslâm’a en müsait bir hüviyette doğar. Fıtrat, yani yaratılış ve mahiyet itîbâriyle her insan, lekesiz, tertemiz ve iman ve İslâm’a en müsait bir hüviyettedir; evet, doğuşunda insan lekesiz, bembeyaz, üzerine her şey yazılabilecek bir kağıt veya üzerine hiç ses kaydedilmemiş bir bant, her şekle müsait bir macun,
19 Temmuz 2026
1-Her insan, yaratılış itibariyle lekesiz, tertemiz, iman ve İslâm’a en müsait bir hüviyette doğar. Fıtrat, yani yaratılış ve mahiyet itîbâriyle her insan, lekesiz, tertemiz ve iman ve İslâm’a en müsait bir hüviyettedir; evet, doğuşunda insan lekesiz, bembeyaz, üzerine her şey yazılabilecek bir kağıt veya üzerine hiç ses kaydedilmemiş bir bant, her şekle müsait bir macun,
19 Temmuz 2026
Kur’ân-ı Hakîm’in beyanları içinde “iyiliği teşvik, kötülükten sakındırma” vazifesi, en hayırlı ümmet olmanın ayırt edici bir vasfıdır. Âl-i İmrân Sûresi’nin “Siz, insanlar için ortaya çıkarılan, marufu emreden, münkerden alıkoyan en hayırlı ümmetsiniz.” (Âl-i İmrân sûresi, 3/110) âyet-i kerimesi bu konuda bize hem bir müjde vermekte, hem de o ulvi ve kutsî sorumluluğumuzu hatırlatmaktadır. Kur’ân-ı Mu’ciz’ul-Beyan,
13 Temmuz 2026
Kur’ân-ı Hakîm’in beyanları içinde “iyiliği teşvik, kötülükten sakındırma” vazifesi, en hayırlı ümmet olmanın ayırt edici bir vasfıdır. Âl-i İmrân Sûresi’nin “Siz, insanlar için ortaya çıkarılan, marufu emreden, münkerden alıkoyan en hayırlı ümmetsiniz.” (Âl-i İmrân sûresi, 3/110) âyet-i kerimesi bu konuda bize hem bir müjde vermekte, hem de o ulvi ve kutsî sorumluluğumuzu hatırlatmaktadır. Kur’ân-ı Mu’ciz’ul-Beyan,
13 Temmuz 2026
Fakat, sahabe, tabiîn ve tebe-i tabiîn döneminde bu ıstılah söz konusu değildir. Yani, onlar Cenâb-ı Hakk’ın iradesine Külli İrade; beşerin iradesine Cüz’î İrade dememişlerdir. Ne var ki, halkın meseleyi anlayabilmesi için böyle bir ıstılah vaz’etmede çok fazla zarar olmasa gerek. Tabiî, benim bu sözüm de yine tenkide açıktır. Esasen böyle bir ıstılah, vak’aların neticelerinden çıkarılmış
06 Temmuz 2026
Fakat, sahabe, tabiîn ve tebe-i tabiîn döneminde bu ıstılah söz konusu değildir. Yani, onlar Cenâb-ı Hakk’ın iradesine Külli İrade; beşerin iradesine Cüz’î İrade dememişlerdir. Ne var ki, halkın meseleyi anlayabilmesi için böyle bir ıstılah vaz’etmede çok fazla zarar olmasa gerek. Tabiî, benim bu sözüm de yine tenkide açıktır. Esasen böyle bir ıstılah, vak’aların neticelerinden çıkarılmış
06 Temmuz 2026
Yani kâinat için vârit ve vâki olan her şey, insan, insanın hayatı ve ölümü için de vârit ve vâkidir. Belli yollarla varlığa erme, yine belli esaslar içinde varlığı sürdürme ve belli zaman sonra da sahneden çekilme, her varlık için kaçınılmaz bir hakikattir. Her şey, çok geniş ve umumî bir kader dairesi içinde ve kendisi için
28 Haziran 2026
Yani kâinat için vârit ve vâki olan her şey, insan, insanın hayatı ve ölümü için de vârit ve vâkidir. Belli yollarla varlığa erme, yine belli esaslar içinde varlığı sürdürme ve belli zaman sonra da sahneden çekilme, her varlık için kaçınılmaz bir hakikattir. Her şey, çok geniş ve umumî bir kader dairesi içinde ve kendisi için
28 Haziran 2026