- Reklam -

Türkiye’de son bir yılda çok ilginç gelişmeler yaşanıyor.

Siyasi erkin oluşturmuş olduğu ve muhalefet dahil herkes tarafından kabullenilen iddialar bir bir çöküyor.

Erdoğan’ın ustalık dönemi olarak tanımladığı dönemin onbirinci yılı dolmuş oldu. Tayyip Erdoğan 12 Haziran 2011 seçimi sonrasındaki dönemin kendisinin ve AK Parti’nin “ustalık dönemi” olacağını söylemişti.

Bu dönemin en önemli özelliği Gülen hareketi ile mücadele ve mağdur edebiyatı oldu…

Çıraklık ve kalfalık döneminde sorumluluk üstlenen, özgüven sahibi Erdoğan ustalık döneminde ise devamlı mağdur ve aldatılan bir lider imajı verdi.

Erdoğan’ım mağdur edebiyatı yapması ve aldatıldık demesinin sebebi olarak da Gülen hareketi veya diğer adıyla Cemaat gösterildi…

Erdoğan mağdur edebiyatını artırdığı gibi Gülen hareketiyle mücadeleyi de şiddetle artırmaya devam etti.

Gezi eylemlerinin sorumlusunun Gülen hareketi olduğu söylendi. Bir taraftan da Gezi eylemcilerine sert müdahale edenlerin Cemaat polisi olduğunu söyledi.

Bütün bunların akabinde ise üniversite hazırlık dersanelerinin halka büyük maliyeti olduğu ve eğitimde adaletsizliğe sebep olduğu açıklanarak dershanelerin kapatılma süreci başlatıldı…

Gülen hareketi ile mücadelede şiddetini ve dozunu artırarak devam etti…

Bu çok uzun mevzuyu sadece giriş sadedinde dile getirdim. Zira konu çok geniş çaplı… Bugün dikkatlerinizi çekmek istediğim nokta ise son bir yılda gerçekleşen ve Gülen hareketinin suçlandığı hadiseler…

Sümeyye Erdoğan Suikasti: Gülen hareketi tarafından yapılacağı iddia edilen ama en ufak bir delili olmayan suikast, merkez medyada manşetlerde yer almış ve kamu vicdanını ciddi rahatsız etmişti. Yıllarca yapılan araştırmalar sonucu bu iddia ispatlanamadı ve yeni açıklanan mahkeme kararı ile böyle bir suikast girişiminin tespit edilmediği belirtildi.

Necib Hablemitoğlu Cinayeti: Necip Hablemitoğlu’nun öldürülmesi de Gülen hareketi üstüne atılmıştı. Son dönemlerde yaşanan ifşalarla bu cinayeti işleyenler ve azmettiriciler isim isim ortaya çıkmaya başladı.

Gülen hareketi için yapılmış en ağır suçlamalardan birisi de haşhaşi suçlamasıydı. Okul ve dersanelerinde sigara satışı dahi olmayan Gülen hareketine yapılan bu suçlamaya kamuoyu inanmıştı. AKP’li yöneticilerin elamanları ve resmi makam araçları ile eroin taşıdıklarına dair haberler hergün boy boy yayınlanırken Türkiye’nin adı narko devlete dönüştü. Kolombiya güvenlik güçleri Türkiye’ye gidecek kokainleri yakalıyor. Bir zamanlar Başbakanların kullandığı ATA uçağı kokain taşımacılığında kullanılmaya başlandı.

Son olarak ise Gülen hareketi ile ilgili olarak soruları çaldılar iddiası vardı. Bunla alakalı bir mahkeme kararı olmamasına rağmen bu iddiaya da kamuoyu inandı.

2022 KPSS sınav sorularını çalınmasından daha büyük bir facia ortaya çıktı. Sorular, bir yaynevinin soruları ile birebir aynı çıktı…

Erdoğan ve Gülen hareketine karşı başlattığı mücadelesi 10. yılını tamamlarken Gülen ve hareketi hakkındaki tüm iddialar çürütülürken Erdoğan ve AKP girmiş oldukları suçlar dolayısı ile karanlık günler yaşamakta.

- Reklam -
Önceki İçerikVakalar giderek artıyor, peki maymun çiçeği virüsü belirtileri neler?
Sonraki İçerikKadına çarpıp, 300 metre otomobilin tavanında sürükledi

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

two × 2 =