Gün içinde yemek yenen süreyi birkaç saatle sınırlamanın yalnızca kilo kontrolüne değil, metabolik ve kronik hastalıklara karşı da önemli faydalar sağladığı ortaya kondu.
Yemek yeme süresini gün içinde belirli saatlerle sınırlamak, obeziteyle mücadelede etkili olmasının yanı sıra çeşitli hastalıklara karşı da koruyucu etki gösterebiliyor.
DER SPIEGEL’de yayımlanan haberde, yeme süresini gün içinde birkaç saatle sınırlamanın (örneğin 8 saat yemek, 16 saat açlık) metabolizma üzerinde olumlu etkiler yarattığı vurgulanıyor. Araştırmalara göre bu yöntem:
Obeziteyle mücadelede etkili
Tip 2 diyabet riskini azaltıyor
Kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu
İltihaplanmayı azaltıyor
Hücre yenilenmesini (otofaji) destekliyor
Zaman kısıtlı beslenme olarak bilinen bu yöntemin sağlık üzerindeki olumlu sonuçlarına dikkat çekiliyor.
Haberde özellikle “erken zaman kısıtlı beslenme” yöntemi öne çıkıyor. Bu yöntemde, besin alımı sabah ve öğle saatlerine yoğunlaştırılırken, akşam saatlerinde yemek tamamen bırakılıyor. Uzmanlar, bu yaklaşımın vücudun biyolojik ritmiyle daha uyumlu olduğunu ve hormon dengesi açısından daha faydalı sonuçlar verdiğini ifade ediyor.
Sürekli sindirim halinde olmanın vücut için yıpratıcı olabileceğine dikkat çeken uzmanlar, uzun açlık aralıklarının karaciğer ve pankreasa dinlenme fırsatı sunduğunu vurguluyor. Bu durumun bağışıklık sistemi üzerinde de olumlu etkiler yarattığı belirtiliyor.
Öte yandan, zaman kısıtlı beslenmenin herkes için uygun olmadığı da hatırlatılıyor. Hamileler, diyabet hastaları ve yeme bozukluğu öyküsü bulunan kişilerin bu yöntemi uygulamadan önce mutlaka doktora danışması gerektiği ifade ediliyor.
