- Reklam -

HABER MERKEZİ – Son dönemlerde de sıkça karşılaşılan yeme bozukluğu problemi beden algısının değişmesiyle birlikte her yaştan insanın yemek yeme alışkanlığı konusundaki seyrini değiştirmeye başladı.

Kişinin duygusal, mental, çevresel faktörlerden etkilenmesi de bu problemi tetikliyor. Yeme bozukluğunu pek çok etmene dayandıran Psikolog Dr. Feyza Bayraktar, beğenilme ve kabul görme arzusuyla her yaş grubunu direkt olarak etkilediğini vurguladı. Peki, yeme bozukluğunun çeşitleri nelerdir? Yeme bozukluğu neden oluşur, belirtileri nelerdir? Nasıl tedavi edilir? Tüm sorularımızı yanıtlayan Psikolog Dr. Bayraktar, yeme bozukluğu hakkında önemli bilgiler verdi…

YEME BOZUKLUĞU ÇEŞİTLERİ NELERDİR? 

Anoreksiya nervoza

Bulimiya nervoza

Tıkınırcasına yeme bozukluğu

Gece yemek yeme bozukluğu

Yeme bozukluğu belirtileri nelerdir?

Yeme bozukluğu nasıl tedavi edilir?

Yeme bozukluğu neden oluşur?

Yeme bozukluğuna sebep olan davranışların arkasında yatan etmenler nelerdir?

Yeme bozukluğu hangi hastalıklara neden olur?

Pandemi ve yeme bozukluğu arasında nasıl bir ilişki görüyorsunuz?

Yeme bozukluğu hangi yaşlarda sıklıkla görülmektedir?

Yeme bozukluğunun, depresyon ve anksiyete arasındaki ilişki nedir?

Duygusal yeme bozukluğu nedir?

Duygusal yeme bozukluğunun nedenleri nelerdir?

Duygusal yeme bozukluğu nasıl tedavi edilebilir? Kişi kendi başına duygusal yeme bozukluğu ile baş edebilir mi?

Yeme bozukluğu testi nedir? Nasıl uygulanır?

YEME BOZUKLUĞU ÇEŞİTLERİ NELERDİR?  

Birçok yeme bozukluğu türü olmakla birlikte, en yaygın görülen yeme bozuklukları;

Anoreksiya nervoza,

Bulimiya nervoza ve

Tıkınırcasına yeme bozukluğu olduğu söylenebilir. Bu yeme bozukluklarının da kendi içinde çeşitleri vardır.

ANOREKSİYA NERVOZA 

Bir kişinin yaşı, boyu ve cinsiyetine göre normal kilosunda ya da normal kilosunun altında olmasına rağmen, kilo vermek istemesi, kilo almaktan korkması ve kilo vermek için kısıtlayıcı diyetler uygulayıp ağır egzersizler yapması ve kendi bedeni ile ilgili gerçek olmayan bir algıya sahip olması, bacaklarını olduğundan daha kalın görmesi ya da karnındaki şişkinliği çok kilo almak olarak yorumlaması şeklinde tanımlanabilir.

BULİMİYA NERVOZA 

Bir kişinin yarım saat ile 2 saat arasında değişen kısa bir zaman dilimi içerisinde rutininde yediği yiyecek miktarının çok daha fazlasını yemesi ve sonrasında, kilo almamak amacıyla aldığı kalorilerden kurtulmak için kusma, müshil ilaç kullanımı, diüretik ilaç kullanımı, aşırı egzersiz, kendini aç bırakma gibi, telafi edici davranışlara başvurması olarak tanımlanabilir.

TIKINIRCASINA YEME BOZUKLUĞU 

Bir kişinin, kısa bir zaman dilimi içinde rutininde yediği yiyecek miktarının çok daha fazlasını kontrolden çıkmışlık duygusu ile hızlı bir şekilde yemesi ve sonrasında da pişmanlık, suçluluk veya utanç hissetmesi olarak tanımlanabilir. Yeme atakları çoğunlukla gizli yapılır.

GECE YEMEK YEME BOZUKLUĞU 

Bir kişinin uykudan uyanarak yemek yemesi ya da akşam yemeğinden sonra aşırı yiyecek tüketmesi olarak tanımlanabilir.

Bahsettiğimiz yeme bozukluklarının da alt tipleri olmakla birlikte, yeme bozukluğu belirtilerinin şiddeti kişiden kişiye göre değiştiği gibi, zaman içinde kendi içinde de şekil değiştirebilir. Diğer bir deyişle, bir kişi ilk başta anoreksiya nervoza olup daha sonra, bulimiya nervoza olabilir.

YEME BOZUKLUĞU BELİRTİLERİ NELERDİR? 

Psikolog Dr. Feyza Bayraktar, yeme bozukluğunun en yaygın belirtileri hakkında şunları söyledi: Günün büyük bir kısmında zihnin yemek ve kilo ile ilgili konularla meşgul olması, ani kilo kaybı ya da kilo alımı, kısa zaman dilimi içinde görülen kilo değişimleri, gizli yeme, kilo alımına dair yoğun kaygı hissetme, yemek olan ortamlarda gerilme, sık sık tartılma ya da tartılmaktan kaçınma,  sık sık aynaya bakma ya da aynaya bakmaktan kaçınma, sıkı diyetler uygulama, aşırı egzersiz yapma olarak sayılabilir.

YEME BOZUKLUĞU NASIL TEDAVİ EDİLİR? 

Yeme bozukluğu tedavi sürecinde, birçok uzmanın iş birliği içinde çalışması, sürecin sağlıklı yürümesi adına oldukça önemlidir. Süreç, yeme bozuklukları alanında uzman bir psikoterapist, yeme bozukluklarının sebep olabileceği sağlık problemlerinin kontrol altında tutulması adına bir hekim, gerektiği durumlarda, sürece destek olması adına bir psikiyatri uzmanı konsültasyonu ve bireyin ihtiyaçları doğrultusunda yine gerektiği durumlarda bir beslenme uzmanı desteği eşliğinde yürütülür. Yeme bozukluğu tedavi sürecinde, yeme bozukluğunun ortaya çıkma ve devam etme sebepleri üzerinde çalışırken, aynı zamanda yeme tutum ve davranışlarını değiştirmek üzerinde çalışır.

YEME BOZUKLUĞU NEDEN OLUŞUR? 

Yeme bozukluğunun ortaya çıkışındaki sebepler, bireyden bireye göre değişiklik gösterir. Yeme bozukluklarının oluşmasını tek bir sebebe bağlamak oldukça yanlış olur; çünkü yeme bozukluklarının oluşmasında birçok farklı etken rol oynayabilir.

Yeme bozukluklarına sebep olan etkenler arasında;

Bireyin eleştirel, ilgisiz veya ihmalkar ebeveynler tarafından büyütülmesi,

Ailenin gerçekçi olmayan beklentilerini karşılayamadığı noktada, bireyin kendisini yetersiz, değersiz hissetmesi,

Bireyin büyüdüğü ortamda sık sık yemek, kilo ve diyete dair konuşmaların yapılması,

Yiyeceklerin ödül ya da teselli aracı olarak kullanılması,

Bireyin beden şekli ve kilosu üzerinden eleştirilmesi,

Akran zorbalığına maruz kalması,

Duyguların sağlıklı şekilde ifade edilmediği bir aile ortamında büyümesi,

Ani hayat değişimlerine maruz kalması,

Bireyin fiziksel, psikolojik şiddete veya cinsel istismara maruz kalması sayılabilir.

Bunun yanı sıra toplum, medya ve sosyal medya tarafından dayatılan ideal beden şekli kriterlerine sahip olmanın baskısını hissetmek de yeme bozukluklarına sebep olan etmenlerden bir tanesi olarak tanımlanabilir.

YEME BOZUKLUĞUNA SEBEP OLAN DAVRANIŞLARIN ARKASINDA YATAN ETMENLER NELERDİR? 

Günümüzde, yeme bozukluklarına sebep olan etkenlerin en başında sosyal medya etkisi ve ideal beden şekli kriterlerini karşılayabilme baskısı sayılsa bile, yeme bozuklukları yüzyıllardır süregelen, psikolojik kökenli bir hastalıktır. Sosyal medya, yeme bozukluklarına neden olan etmenlerden yalnızca bir tanesidir ve bu sorunların oluşmasında etkin bir rol oynamaktadır.

Medyadan ve sosyal medyadan gelen ‘ideal beden şekli kriterleri’ konusuna dair mesajlar, ‘ideal’ bedene sahip olmanın başarı, beğenilme, mutluluk ve sevilme ile özdeşleştirilmesi şeklinde çarpıtılmış bir algı yaratmış durumda.

Tabii bu algı, yeme bozukluklarının oluşmasında ve devam etmesinde yadsınamaz bir rol oynuyor. Öte taraftan, yeme bozukluklarının oluşmasında rol oynayan tüm psikolojik etkenler, kişinin beden şekline ve kilosuna olması gerektiğinden daha fazla anlam yüklemesi ile sonuçlanarak, bozuk yeme davranışlarına sebep oluyor.

“Zayıf olmam gerek” ya da “Az yemem gerek” gibi düşünceler, yeme bozukluğu olan kişilerin ortak düşünceleri olarak sayılabilir. Bu sebeple de yeme bozukluğu olan kişilerde, o dönemin ideal beden kriterlerini karşılamaya dair bir baskı hissetmekten çok, zayıf olmaya dair sağlıksız denebilecek derecede yoğun bir istek olduğunu söyleyebiliriz.

Malum günümüzde kıvrımlı bedenler, çok zayıf bedenlere kıyasla daha “ideal” sayılıyor; fakat yeme bozukluğu olan kişiler çoğunlukla kıvrımlı bedenlere sahip olup ideal olana yakınlaşmaktansa, yediklerini kontrol etmeye çalışıp zayıf olmayı tercih ediyor.

Bu sebeple de, yeme bozukluklarının arkasında ideal beden şekli kriterlerini yakalama arzusundan çok, kilolu olmamak, zayıf olmak, hatta çok zayıf olma arzusu yatıyor denebilir. Tabii tüm bunların altında, bireye özel psikolojik problemlerin yattığını da unutmamak gerekiyor.

YEME BOZUKLUĞU HANGİ HASTALIKLARA NEDEN OLUR? 

Yeme bozuklukları, ölümle sonuçlanabilecek sağlık problemlerine yol açabilir. Yeme bozukluklarının sebep olduğu başlıca sağlık problemleri arasında dolaşım sistemi problemleri, sindirim sistemi problemleri, metabolizma problemleri, üreme sistemi problemleri, cilt sağlığı ve diş problemleri, saç dökülmesi, uyku problemleri sayılabilir. Sağlıksız beslenmeden kaynaklanan yorgunluk ve halsizlik de, yaygın olarak görülür.

PANDEMİ VE YEME BOZUKLUĞU ARASINDA NASIL BİR İLİŞKİ GÖRÜYORSUNUZ?  

Pandemi sürecinde, yeme bozuklukları görülme oranında ciddi bir artış oldu. Bunun sebebinin, yeme alışkanlıklarımızın değişmesinden çok, farklılaşan hayatlarımıza adapte olmakta güçlük çekilmesi ve belirsizliğin, kaygının, gerginliğin fazla yiyerek ya da sıkı diyetler yapılarak yönetilmeye çalışılmasıyla ilgili olduğunu düşünüyorum.

Bir hobi için kursa gitmek, sosyalleşmek, seyahat etmek gibi, günlük rutinde uygulanan stres yönetme tekniklerinin uygulanamaması, sosyalleşmenin pek mümkün olmaması ve sosyal izolasyonla birlikte odağın bedene ve yemeğe yönelmesi de başlıca etkenler arasında yer alıyor. Ayrıca, internet üzerinden çalışmanın kamera aracılığıyla kendi görüntümüzle daha fazla karşı karşıya gelmemize sebep olması da, yeme bozukluklarının artışında bir etken olarak sayılabilir.

Sıkıntıdan, stresten, belirsizliğe bağlı kaygıdan dolayı çok fazla yeme ya da odağın bedene daha fazla yönelmesi ile birlikte sıkı diyet yapma ya da sıkı diyet yapmaya çalışmanın kontrolden çıkmış şekilde yeme ile sonlanması ve sonra tekrar diyet yapmaya çalışma döngüsü, bu süreçte yaygın olarak görülen yeme bozukluğu davranışlarından sadece birkaçı olarak sıralanabilir.

YEME BOZUKLUĞU HANGİ YAŞLARDA SIKLIKLA GÖRÜLMEKTEDİR? 

Yeme bozuklukları, daha çok ergenlik ve genç yetişkinlik döneminde ortaya çıksa da, günümüze yaklaştıkça her yaş grubunu direkt olarak etkilediğini gözlemliyoruz.

YEME BOZUKLUĞUNUN, DEPRESYON VE ANKSİYETE ARASINDAKİ İLİŞKİ NEDİR? 

Yeme bozuklukları mı anksiyeteye ve depresyona sebep olur; yoksa anksiyete ve depresyon mu yeme bozukluklarını tetikler konusu çelişkili olmakla birlikte, her ikisinin de birbirini etkilediği söylenebilir.

Çocukluk çağı depresyonu ve çocuklarda yaygın anksiyete bozukluğunun, ilerleyen zamanlarda yeme bozukluklarının ortaya çıkması için bir risk faktörü olarak görüldüğü bilindiğinden, anksiyete ve depresyonun yeme bozukluklarının ortaya çıkışındaki sebeplerden bir tanesi olarak ele alınması yanlış olmayacaktır.

Öte taraftan, yeme bozukluklarının sebep olduğu sağlık problemlerinin ve ruhsal zorlanmaların da anksiyete ve depresyona sebep olabileceği bilinmektedir.

DUYGUSAL YEME BOZUKLUĞU NEDİR? 

Duygusal yeme bozukluğu, henüz Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı olan DSM-V’de yer almadığı için, tanı kriterleri mevcut değildir. Kabaca özetleyecek olursak; duygu durumuna bağlı bozuk yeme davranışı olarak tanımlamak yerinde olur.

Yani; kişinin gerginlik, can sıkıntısı, üzüntü gibi onu zorlayan duyguları yönetmekte güçlük çekip yemek yemeyi duyguları hissetmekten kaçmak için bir araç olarak kullanması, duygu durumuna bağlı bozuk yeme davranışını özetleyebilir.

DUYGUSAL YEME BOZUKLUĞUNUN NEDENLERİ NELERDİR? 

Kişinin duygularını sağlıklı şekilde ifade edemediği bir aile ortamında büyümesi, duygularının yargılanması “Ağlama, güçlü ol” “Neden mutsuz olasın ki, her şeyin var” gibi söylemlerle duygularının yargılanması ve bireyin asla mutsuz hissetmemesi gerektiğine inanması, “Üzgün hissetmemem gerek.

Bir şey yapmam gerek” gibi, duygu ve düşüncelere çözülmesi gereken problemlermiş gibi yaklaşması, hissettiği duygu ile ne yapacağını bilememesi ve duygularını hissetmek için kendisine izin vermemesi, duygusal yeme probleminin sebepleri arasında sayılabilir. Bu sebepler, aynı zamanda tüm yeme bozukluklarının oluşmasında da önemli rol  oynar.

DUYGUSAL YEME BOZUKLUĞU NASIL TEDAVİ EDİLEBİLİR? KİŞİ KENDİ BAŞINA DUYGUSAL YEME BOZUKLUĞU İLE BAŞ EDEBİLİR Mİ? 

Tedavi sürecinde bireyin kendi duygularını tanıması, tanımlaması ve anlaması, duygularını yargılamadan kabul etmesi, duygularını hissetmek için kendisine izin vermesi; özetle duygularını sağlıklı bir şekilde nasıl yönetebileceği üzerinde çalışılır.

Bunun yanı sıra, yeme tutum ve davranışları üzerine odaklanarak, bu tutum ve davranışlar değiştirilmeye çalışılır. Tedavi sürecinde, yeme bozuklukları konusunda uzman bir psikoterapistten destek alınarak ilerlenirken, dahiliye/endokrinoloji uzmanı, psikiyatri uzmanı ve beslenme uzmanı da zaman zaman sürece dahil edilebilir.

YEME BOZUKLUĞU TESTİ NEDİR? NASIL UYGULANIR?

Yeme bozukluğu testi, bir kişide yeme bozukluğu olup olmadığını ölçen bir ölçektir. Ancak; yeme bozukluklarının ölçüm ve değerlendirilmesinde kullanılan birçok farklı ölçek vardır. Bu ölçekler, yani testler, bir uzman eşliğinde uygulanır. Bazen bilimsel araştırmalar için başvurulan bu ölçekler, bazen bir kişinin klinik değerlendirmesini yaparken yeme bozukluğu olup olmadığını anlamak, yeme bozukluğunun türünü ve şiddetini belirlemek için uzman tarafından kullanılabilir. Yalnız, ölçekler kendi başına yeterli olamayacağından, tanı ve tedavi planını çıkartmak için ölçek kullanımının yanı sıra, uzmanın genel klinik değerlendirmesinin de oldukça önemli olduğunu vurgulamak gereklidir.

- Reklam -
Önceki İçerikMısır’da gizemli ‘Ölüler Şehri’ keşfedildi
Sonraki İçerikAşırı şeker tüketimi kalbi hasta ediyor

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

fourteen − three =