Çok etkileyici ve güzel cümleler kuracak lisanımız yok, söylediklerimizi güzel nüktelerle süsleyecek bilgimiz yok. Bütün bu yoklara karşın sarsılmaz bir şekilde yüreğimizde Hz. Ali sevgisi, bilincimizde Ehlibeytin davası var.

Sürdüğümüz yol Pir Sultan Abdal’ın yoludur. Rehber edindiğimiz er, Hünkar Hacı Bektaş Veli’dir. Mazluma yoldaşlığımız, Hakk ve hakikatten yana olmamız İmam Hüseyin’den mirastır. Evet, çok şeyler bilmiyor, becermiyor, başaramıyor olabiliriz.

Ancak sezgisel olarak, yürek ve kalben Hakk Muhammed Ali inancına bağlıyız, ikrar vermişiz. Karınca kararınca bu yolda yürümeye, bu yolun güzellikleriyle donanmaya çabalıyoruz. Dünyanın saltanatı, şöhreti, mal ve mevkisi; ulaşmak ve sahip olmak istediklerimiz değildir.

Bizlerin ulaşmak istediği; varoluşa cevap olan bu yolda yürümek ve kemalet sahibi bir insan olarak, yaşamın sırrını çözmüş, bu dünyaya geliş nedenine cevap vermiş, anlamı ve kendini bilmeyi sağlamış bir insan olmaktır.

Sadece surette değil, mana da ve özde insan olmak…

İnsan olmak, mevki ve makamı, para ve maddiyatı aşan olan demektir. Bunlar hayatın merkezinde değildir. Kötü değildir standart bir hayatın sahibi olmak, temel gereksinimlerin giderilmesi, belli bir güvence ve varlıkla yaşamak. Asla değildir.

Kötü olan, buna sahip olmayı her şeyin üzerine koyan, buna sahip olup doğru yaşamaktansa, bunu sahip olmayı amaç edinmiş olmaktır. Maddiyat ve gösterişi esas alıp özü yok saymak, özden uzaklaşmaktır kötü olan. İnsan kendi varoluş gerekçesine uzaklaştığında her şeyini yitirir.

İsterse değil tüm dünyanın, diğer gezegenlerinde varlıklarına sahip olsun yinede o kimse en fakir kimsedir. Asıl zenginlik ve varlık kişinin insan, mana da insan olmasıdır. Gerçek anlamıyla insan olan birisi zaten tüm zenginliklere sahip olandır da.

Evet, çok şeyler bilmiyoruz, başarılı ve zengin olanların becerileri (daha doğrusu sahtekarlık ve hileleri, ailelerinden gelen servetleri) yok bizlerde.

Öyle çok söz söyleyecek, en çerçeveli cümleleri kuracak bilgimizde yok. Daha temel doğru ve değerlerimizi bile anlaşılır şekilde çoğu kez anlatmaktan uzağız. Fakat tüm bunlara karşın yürek dilimiz var bizim. Yürekçe konuşanlar, yürekleri dinleyenler çok çok iyi anlarlar bizi.

Ve bizler işte yüreklerimizin sesini dinlediğimiz için Aleviyiz. Çünkü yüreğimiz bize insan kalın diyor, insanlaşın diyor. İnsan kalmanın, insani olanı esas almanın, kendini bilmenin yolu Alevi olmaktan geçiyor.

Varsın söyleyecek süslü cümlelerimiz olmasın, varsın süslü cümleleri pazarlayacak becerimiz olmasın. Biliyoruz ki gönülden gönüle bir yol vardır ve bizlerde işte bizler gibi olanlarla bu gönül yolunda buluşacak, yürek diliyle anlaşıp sonsuzluğa akacağız.

- Reklam -

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

eighteen − 16 =

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.