Sağlıklı bir insan vücudunun üçte ikisinden daha fazlasını oluşturan su, vücudun birçok fonksiyonu için gerekli bir kaynaktır.
Unutmayın, çay ya da kahve içmek su içmenin yerini tutmaz. Peki, dehidrasyon belirtileri ve nedenleri nelerdir? Dehidrasyon önlenebilir bir durum mu? Gelin, bu soruların yanıtlarını ve daha fazlasını beraber inceleyelim.
Dehidrasyon, vücuda alınan sıvıdan daha fazla sıvı kaybının olması hâlinde ortaya çıkar. Vücuttaki normal su içeriğinin azalmasıyla tuz ve şeker gibi minerallerin dengesi de bozulur. Bu durum da vücudun çalışma sistemini etkileyerek sağlıklı şekilde işlemesine engel olur.
Sağlıklı bir insan vücudunun üçte ikisinden daha fazlasını oluşturan su, vücudun birçok fonksiyonu için gerekli bir kaynaktır. Kan, sindirim sıvıları ve terlemenin temelini oluşturan su; kaslarda, eklemlerde, yağlarda ve kemiklerde bulunur. Su vücutta depolanabilme özelliğine sahip değildir. Bu sebeple her gün yeterli miktarda su tüketmek önemlidir.
Susuzluk, vücuttaki su dengesinin korunması için etkili rol oynar. Vücuttaki su dengesi susuzluk hissi sayesinde korunabilir. Bu dengenin korunabilmesi için susuzluk hissi, ozmoz, hipofiz bezi ve böbreklerin etkileşimi birlikte çalışan mekanizmalardır.
Dehidrasyon hafif, orta ve şiddetli olarak görülebilir. Yetişkinlerde dehidrasyonun ciddi olup olmadığı vücudun ne kadar sıvı kaybettiğine bağlıyken çocuklarda bu durum sıvı eksikliğinden kaynaklı olarak ne kadar kilo verdiklerine bağlı olabilir.
Dehidrasyonun nedenleri şu şekilde sıralanabilir:
Dehidrasyonun belirtileri şu şekilde sıralanabilir:
Şiddetli su kaybı belirtileriyse şu şekilde olabilir:
Dehidrasyon her yaştan ve cinsiyetten bireylerde görülebilir. Bu durumun bazı bireylerde görülme olasılığı diğerlerine göre daha fazla olabilir.
Dehidrasyonun risk faktörleri şu şekilde sıralanabilir:
Bebekler ve küçük çocuklar: Şiddetli ishal ve kusma yaşama ihtimali yüksek olan gruplarda dehidrasyona rastlanabilir. Bunların yanı sıra yüksek ateş de sıvı kaybına neden olur. Dehidrasyonun etkilerine karşı daha hassas olan bebekler ve çocuklar genellikle susadıklarını söyleyemez ve kendi içeceklerini kendileri alamazlar.
Yaşlı bireyler: Yaşlandıkça vücudun sıvı rezervi küçülür ve suyu depolama yeteneğinde azalma olur. Bu durum susuzluk hissinin daha şiddetli hâle gelmesine sebebiyet verebilir. Bunun yanı sıra yaşlı bireyler susadıklarını fark etmeyebilirler ya da suya ulaşmalarına engel olabilecek hareket kısıtlamaları yaşayabilirler. Bunama, diyabet gibi kronik hastalıklar ve bazı ilaçların kullanımı susuzluk hissini artırabilir.
Soğuk algınlığı ve boğaz ağrısı çeken bireyler: Bu bireylerde iştahsızlık ve su içmeme isteği görülebilir.
Kronik hastalığa sahip bireyler: Diyabet hastalığı olan bireylerde sık sık idrara çıkma durumu görülebilir. Bunun yanı sıra böbrek hastalarında ve idrarı artıran ilaçlar kullanan bireylerde de bu duruma rastlanabilir.
Sık egzersiz yapan bireyler: Nemli havalarda terin normalde olduğu kadar hızlı bir şekilde buharlaşmaması ve vücudu serinletememesi durumunda vücut sıcaklığı artar. Bu durumda daha fazla sıvıya ihtiyaç duyulmasıyla dehidrasyon oluşabilir.
Deniz seviyesinden 8.000 fit ya da daha yüksek rakımlarda olan bireyler: Oksijen yüksek rakımlı alanlarda daha azdır ve bu bölgelerde hava daha kurudur. Bu durum daha sert ve hızlı nefes almaya neden olabilir, dolayısıyla su kaybı oluşabilir.
Hafif durumlarda dehidrasyon tedavisi evde yapılabilir. Şiddetli dehidrasyon vakalarında mutlaka tıbbi yardım alınmalıdır.
Dehidrasyon tedavisi şu şekilde olabilir:
Hafif dehidrasyon vakalarında en iyi tedavi yöntemi bol miktarda su içmektir. Suyu düzenli olarak az miktarda tüketmek faydalı olabilir. Bunun yanı sıra oral rehidrasyon sıvıları kullanılabilir. Alkol ve kafein kullanmak dehidrasyonu tetikleyebileceğinden bunlardan kaçınmak ya da dikkatli tüketmek önemlidir.
Dehidrasyonun önlenmesi için en etkili yöntem, gün boyunca yeterli miktarda sıvı almaktır. Dehidrasyon için alınabilecek bazı önlemler şu şekilde sıralanabilir:
Kronik dehidrasyon, vücuda ne kadar su alındığı önemli olmaksızın dehidrasyonun uzun süre tekrar ettiği durumdur. Tedavi edilmediğinde bazı sağlık sorunları oluşabilir.
Kronik dehidrasyonun sağlığa etkileri şu şekilde sıralanabilir:
Hidrasyonu sağlamak ve dehidrasyonu yok etmek için en hızlı yöntem su içmektir. Bunun için oral rehidratasyon poşetleri sıvı alımına destek olabilir. Sağlıklı bir bireyin günde iki ila iki buçuk litre su tüketmesi faydalıdır. Günde altı ila sekiz bardak su, az yağlı süt, çay ve kahve dâhil olmak üzere şekersiz içecekler tüketmek, alınması gereken günlük sıvı miktarının karşılanması için önemlidir.
Dehidrasyonun şiddeti hafif bile olsa sıvı kaybı baş ağrısına neden olabilir. Aşırı susuz kalınması hâlinde vücuttaki diğer dokular ve beyin büzüşür. Beyin büzüştükçe kafatasından uzaklaşarak sinirlere baskı yapar, bu durum da baş ağrısına neden olabilir. Vücuda su alındığında beyin eski boyutuna döner, böylece ağrılar yok olmaya başlar.
Dehidrasyonu anlamak için çeşitli yöntemler vardır. Vücut belirtileri gözlemlenebilir, idrar testi, kan testi veya böbrek fonksiyon testi yapılabilir.
Dehidrasyonu önlemeye yardımcı bazı içecekler şunlar olabilir:
Özellikle çocuklarda dehidrasyon belirtileri hızlı ilerleyebilir, bu yüzden anne babaların belirtileri dikkatle izlemesi önemlidir. Bebeklerde ve çocuklarda dehidrasyon belirtileri şu şekilde görülebilir:
Dehidrasyonun ciddi komplikasyonlarından bazıları şunlar olabilir:
Nöbetler: Potasyum ve sodyum gibi hücreden hücreye elektrik sinyalleri taşınmasına yardımcı olan elektrolitler dengesiz olduğunda normal elektrik mesajları karışabilir. Bu durum istemsiz kasılmalara ve bazı durumlarda bilinç kaybına neden olabilir.
Düşük Kan Hacmi Şoku (Hipovolemik Şok): Düşük kan hacminin kan basıncında ve vücuttaki oksijen miktarında düşüşe neden olmasıyla ortaya çıkan bu durum ciddi bir dehidrasyon komplikasyonudur.
Isı Yaralanması: Yoğun egzersiz sırasında ve terlemenin normalden fazla olduğu durumlarda vücuda yeterli sıvı alımı olmayabilir. Böyle durumlarda hafif ısı kramplardan ısı bitkinliğine kadar değişen şiddette ısı yaralanmaları görülebilir.
İdrar ve Böbrek Sorunları: Uzun süreli ya da tekrarlayan dehidrasyon atakları idrar yolu enfeksiyonlarına, böbrek taşlarına ve böbrek yetmezliği gibi boşaltım sistemiyle ilgili sağlık problemlerine neden olabilir.
KAYNAK: Acı Badem Hayat
