- Reklam -

HABER MERKEZİ – Kadınların hamile kalmasıyla birlikte doğum tarihinin başlangıcı olarak, son adet gördüğü tarih baz alınmaktadır. Bu tarihten itibaren bebeğin büyüyüp tam anlamıyla gelişmesi 40 hafta sürmektedir.

40. haftasını dolduran fetüs ise, doğum sürecine girmiş olacaktır. Normal doğum ise; bebeğin başı aşağıda olacak şekilde, vajinal yoldan anne bedeninden ayrılması olarak tanımlanmaktadır.

Plasenta ve zarlar da, aynı şekilde bebek doğduktan sonra kendiliğinden dışarı atılmaktadır. Elbette her gebeliğin normal doğum için 40.haftasını doldurması beklenmemektedir. Çoğu gebelik 37-40 hafta arasında oluşan normal doğum belirtileriyle birlikte sonlanmaktadır.

– Kısa bir süre istirahat sonrası ayağa kalkabilir, yemek yiyebilir içebilir ve bebeğini emzirebilir.

– Anne ile bebek arasındaki bağ son derece hızlı kurulur.

– İstedikleri sayıda gebe kalabilmeleri ve bebek dünyaya getirmeleri mümkündür.

– Hastaneden çok daha kısa sürede taburcu olunur.

– Kanama, ağrı veya enfeksiyon riski diğer operasyonlara göre daha az görülür.

– Bebekler, anne memesini daha iyi kavrama becerisi gösterirler.

– Bebeklerin akciğerleri doğum esnasında baskıya uğradıkları için, daha az solunum sıkıntısı yaşamaları sağlar.

HAMİLELİK DÖNEMİNDE HAREKETLERİNİZİ KISITLAMAYIN 

Yeni dünya düzenin de hem iş hem de sosyal yaşantımızda hareketsiz bir yaşamın hakim olması toplumda obezite, diyabet, kalp damar hastalıklarının son derece yükselmesine sebep olmuştur. Hamilelik doğal bir süreçtir ve risk durumu taşımadığı sürece kadınları aktif yaşamlarından uzaklaştırmak, hareketlerini kısıtlamak yanlıştır. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ulviye İsmailova, konu hakkında bilgi verdi.

Hamilelik dönemin de yapılan egzersiz kilo kontrolünü sağlamakla beraber kas gücünüzün yükselmesini ve daha rahat doğum yapmanıza olanak tanır. Bununla birlikte sindirim sisteminizi toparlar, gebelik şekerine yakalanmanızı önler ve kadını sosyal hayattan koparmaz. Amerikan obstetrik ve jinekologların önerdiği egzersiz sırasında kalp hızının maksimum dakikada 120 üstüne çıkmaması lazımdır.

EGZERSİZ YAPARKEN ÖNERİLENLER 

İlk olarak doktorunuzla görüşün. Doktorunuz bebeğinizin ve sizin durumunuzu değerlendirerek size gerekli bilgiyi verecektir.

Ortalama olarak egzersiz süresi 30 ila 35 dakikayı geçmemelidir. Uzun süre sırt üstü kalmamaya özen gösterilmeli. Isınma için yaklaşık 1-2 dakika harcayın. Spora hızlı başlayıp hızlıca bitirmeyin.

Spor sırasında bol bol su için, rahat kıyafetler giyin. Düzenli egzersiz yapmayan bir kadın hamilelik döneminde bir egzersiz programına katılmak istiyorsa hamilelik döneminin 11 ve 12. Haftasının tamamlanmasını beklemek gerekir, spor yapmaya yüzme ile başlamanız bedeniniz ve bebeğiniz için daha faydalıdır. Egzersiz sırasında karın ağrısı, sırt ağrısı, çarpıntı, kanama ve yorgunluk hissettiğinizde egzersiz programına ara verin. Hemen sol yan pozisyonuna yatın.

Hamileler su içerisinde spor sonrası ağrılarının azaldığını ve geçtiğini özellikle sırt ağrılarının son derece azaldığını, daha enerjik ve daha iyi hissettiklerini belirtmişlerdir. Yüzme esnasında egzersizler kan dolaşımını düzenlemekte ve varisleriniz var ise bunları azalmakta, solunum kaslarınızı güçlendirmekte, bu da kas ağrılarınızı düşürmektedir. Burada en önemli noktalardan birisi ise spor programının kişiye özel olması gerektiğidir.

Özellikle vücudunuza esneklik veren nefes egzersizlerinizi öğrenmeniz nedeni ile doğumu da oldukça kolaylaştırır. Hamileler için öneriler listesinin üst sırasında bulunur.

YÜRÜME 

Basit, kolay, maliyeti olmayan ve oldukça etkili bir spordur. Haftada 4-5 kere 20-30 dakikalık egzersizler annede iyilik duygusunu artıracak, sağlığını iyileştirecektir.

- Reklam -
Önceki İçerikMahkum ev hapsindeyken ‘yeniden cezaevine girmek’ için kaçtı
Sonraki İçerikYirmi yaş dişlerinin sebebi nihayet biliniyor

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

4 − three =