Düzenli ve sağlıklı beslenme, spor yapmak, sigara kullanmamak ve stresten uzak durmak gibi faktörler bu kuralların başında geliyor.

Pek çok sağlık sorununda olduğu gibi, alınabilecek basit önlemler ile kadınlarda sıklıkla görülen meme kanserinden korunmak mümkün olabiliyor. Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Arıcan, meme kanserinden korunmanın yollarını anlattı.

Bolca enginar, brokoli ve semizotu tüketin

Yüksek kalorili ve yağdan zengin beslenme meme kanseri riskini artırıyor. Bu nedenle beslenmede yağ içeriği yüzde 20-25 oranında olmalı. 5 kez ve daha fazla kırmızı et (sosis, salam vb. ürünler dahil) tüketmek riski artırabiliyor. Beyaz un, beyaz şeker ve fastfood gıdalar da yüksek kalori içerikleri nedeniyle risk oluşturabiliyor. Buna karşın sebze ve meyveden zengin diyetin içerdiği antioksidan ve antikanserojenler sayesinde meme kanserine yakalanma riskini azaltıyor. Bu nedenle günde 5 porsiyon sebze ve meyve tüketmek meme kanserinden korunmada önem taşıyor. Bunların yanı sıra, antikanserojen besinler arasında yer alan enginar, brokoli, semizotu, ananas, böğürtlen, çilek ve çekirdekli üzümün de sık sık tüketilmesi gerekiyor.

Düzenli egzersiz yapın

Düzenli yapılan spor ve egzersiz kilo dengesini sağlamasının yanı sıra, yüksek östrojen düzeyini de kontrol ediyor. Bu nedenle haftada toplamda 3-4 saatlik tempolu yürüyüş yapmak meme kanserinden korunmaya destek oluyor. Menopoz sonrasında ise fiziksel aktivitenin azalmamasına özellikle dikkat etmek gerekiyor. Çünkü menopoz nedeniyle metabolizma yavaşlayarak, kilo alımı ve östrojen düzeyinin artışına yol açıyor. Aynı zamanda menopoz sürecindeki fazla kilolu kadınların ideal kilolu kadınlara göre meme kanserine yakalanma risklerinin daha fazla olması da yine yüksek östrojen düzeyinden kaynaklanıyor. Bu nedenle fazla kilolardan mutlaka kurtulmak gerekiyor.

Çocuk sahibi olun

Hiç çocuk sahibi olmamak veya ilk çocuğu 30 yaşından sonra doğurmak meme kanseri riskini artırıyor. 30 yaşından önce doğum yapmak ve birden fazla çocuk sahibi olmak riski azaltıyor. Her bir doğumda risk yüzde 7 azalıyor. Bunun yanı sıra bebeğin 12 ay emzirilmesi de riskte yüzde 4 oranında bir azalma sağlıyor. Riskin azalması, emzirme döneminde meme dokusunun daha düşük oranda östrojene maruz kalmasıyla açıklanıyor.

Bu ilaçları uzun süre kullanmayın

Menopoz yakınmalarını azaltmak amacıyla kullanılan östrojen ve progesteron hormonunu içeren ilaçlar uzun dönemde, özelikle 5.yıldan sonra meme kanserine yakalanma riskini artırıyor. Menopoza bağlı sıcak basmaları, terleme, baş ağrısı ve sinirlilik gibi yaşam kalitesini bozan yakınmaları, kısa süreli ve düşük dozda hormon ilaçlarıyla engelleyebilmek için kadın hastalıkları uzmanı doktorunuzla birlikte hareket edin.

Sigara ve alkolden uzak durun

Alkol kullanımı kanda folik asit düzeyini azaltarak ve aynı zamanda östrojen düzeyini yükselterek meme kanseri riskini artırıyor. Yapılan bir çalışma, günlük 3 kadeh ya da daha fazla alkol tüketiminin meme kanseri riskini yüzde 40 artırdığını gösteriyor. Sigaranın da akciğer kanseri ile birlikte birçok kanserin gelişimine neden olduğunun belirtildiği çalışmaların sonucu, sigara ile meme kanser gelişimi arasında da ilişki olabildiğini destekliyor. Erken yaşta alkol ve sigaraya başlamak, riski daha da artırıyor.

Vitamin kullanımına dikkat edin

Takviye olarak alınan vitamin gibi moleküllerin kanseri önlemediği gibi, riski artırabildiğine dair önemli kanıtlar bulunuyor. Bu nedenle doktor tarafından önerilmediği sürece diyetteki vitaminler dışında ek vitamin ve antioksidan kullanmak önerilmiyor. Ancak D vitamini düzeyinin düşük olduğu kişilerde D vitamini takviyesi, kemik sağlığını olumlu etkilediği gibi kanser riskini de azaltıyor.

Doğum kontrol hapı kullanımına dikkat!

Özellikle 8 yıl ve daha fazla süre doğum kontrol hapı kullanımının riski artırdığına dair veriler de bulunuyor. Doğum kontrol hapı kullanılacaksa diğer risk faktörleri ile birlikte değerlendirilmesi uygun görülüyor. Ancak, günümüzde kullanılan doğum kontrol haplarının düşük doz hormon içeriği nedeniyle riski artırmadığı da söyleniyor.

Kendinizi stresten koruyun

Stresin kanser gelişimi üzerine etkisi net olarak açıklanamamakla birlikte bağışıklık sistemini olumsuz etkileyerek riski artırabileceği üzerine görüşler bulunuyor. Stres ile mücadele etmek ve üstesinden gelebilmek hem riski azaltıyor hem de yaşam kalitesini artırıyor.

Ailesel öykünüzü öğrenin

Ailede özellikle yumurtalık, kalın bağırsak ve rahim kanseri öyküsü bulunması riski artırıyor. Böyle bir durumda mümkün olabildiğince erken tanı ihtimalini değerlendirmek, meme kanserinden korunmak da söz konusu.

Acıbadem Hayat

- Reklam -

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

fourteen + 12 =

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.