- Reklam -

HABER MERKEZİ – Tıbbın ilk insanla birlikte başladığı söylenebilir ama bunun istematik olarak benimsenmesi ve tatbik edilmesinde Aesculapius’un önemi var. Kendisinden ilk kez İlyada’da Homeros bahsetmiştir: “Çağır Asklepios oğlunu, kusursuz hekimi” demektedir.

Önce Zeus’un gazabıyla yıldırım çarpmasıyla öldürülen Asklepios daha sonra yine Zeus tarafından tıp tanrısı olarak ilan edilmiştir.Tıp amblemlerinde yer eden, temeli doğu kültürüne dayanan ve tarihi M.Ö. 3000′ lere uzanan yılan figürü de Asklepios ve O’nun asası ile bütünleşmiştir.

HİPOKRAT YEMİNİNİN KÖKENİ 

Tıp denince akla gelen ise etik anlamda Hipokrat yeminidir… Antik Çağ’da yaşamış ve Batı tıbbının kurucusu olduğu kabul edilen Hipokrat (Hippokrates) ya da onun öğrencilerinden birisi tarafından yazıldığı kabul edilir.Osmanlı ise15. ve 16. yüzyıllara kadar İslam tıbbının etkisi altında kalmıştır. 14. yüzyılda İtalya’da başlayan Rönesans 15. ve 16. yüzyıllarda bütün Avrupa’ya yayılmış, tıp alanında da birçok buluş ve ilerlemeler kaydedilmiştir.

Tıp alanında tarihe şekil veren ünlü isimler ise şunlar:

HİPOKRAT: Yunanistan’da MÖ 460’ta doğup MÖ 370’te 100 yaşın üstünde öldüğü düşünülen Hipokrat modern tıbbın kurucusu. Tıp ve felsefenin birlikte ele alındığı dönemlerin zirvesinde Hipokrat vardır. 2500 yıl önce yaşayan bilginin (veya öğrencilerinden birinin) yazdığı düşünülen Hipokrat Yemini günümüz tıp fakültelerinde değiştirilerek de olsa okunmaya devam ediyor. Anadolu’nun kuzey illerini gezdikten sonra İstanköy adasına dönerek hekimliğini sürdürmüştür

GALEN: “Hekimlerin İmparatoru” olarak tanımlanıyor. Pergamon’da, Smyrna’da, İskenderiye’de ünlü hocalardan dersler alan tıp bilgini Bergama’da, yani ülkemiz sınırları içinde dünyaya geldi. Gladyatörlerin başhekimi olduğu sırada sürekli yapılan egzersizlerin her insan için gerektiğini fark ederek spor hekimliğinin temellerini attı. Galen’in İslam islam tıb dünyası üzerinde büyük etkisi olduğu bilinmektedir. Mevlana C. Rumi “Ey bizim kibir ve azametimizin ilâcı, ey bizim Eflâtun’umuz. Ey bizim Calinus’umuz.” diye Mesnevisinde ondan söz etmiştir.

ZEHRÂVÎ: Endülüs’de doğdu.Tıp konusunda tüm zamanların en önemli eserini kaleme almıştır. Tasrif ismindeki bu özgün yapıtında cerrahi bilgilerini derleyen Zehrâvî, yeni bir takım cerrahi tedavi yöntemlerini çok ayrıntılı şekilde tanıtmıştır. Yaraların dağlanması, canlı hayvanlar üzerinde ameliyatların yapılması ve kadavraların teşrihlerini anlatmıştır.

RAZİ: 865-925 yılları arasındaki yaşamını İran’ın Rey kentinde geçiren Râzî, hem hekim, hem de simyacı, kimyager ve filozoftu. İbn-i Sina’dan önce yaşamış bilginin, kendinden önceki tıp bilgilerini ve bütün tecrübelerini kapsayan Kitâbü’l-Hâvî fi’t-Tıb isimli ciltlerden oluşan büyük eseri 11 dile çevrilerek okutulan bir ders kitabıydı. Razî eczacılık, simya, müzik ve felsefe dallarında son derece önemli katkılar yapmıştır. Farklı alanlarla alakalı yaklaşık 200 kitap ve makalesi bulunuyor. Pediyatri’nin babası olarak bilinmekte.

İBNİ SİNA: Orta Çağ tıbbının büyük ismi İbn-i Sina (Batı’daki adı Avicenna) 980 yılında Buhara yakınlarında doğmuş, 1037 yılında bugünkü İran sınırları içindeki Hemedan’da vefat etmişti. Ciltler halinde ve Arapça olarak kaleme aldığı El-Kanun fi’t-Tıb, Latince ismiyle Canon medicinae, dilimize çevirisiyle Tıbbın Kanunu isimli eseri, çevirileri yapılarak Avrupa ve Asya’daki tıp fakültelerinde ders kitabı olarak yüzlerce yıl okutuldu.Babası Abdullah, Samani İmparatorluğu’nun önemli şehri Belh’ten gelen saygın bir bilim adamıydı. Buhara’da iyi bir eğitim aldı. Olağanüstü hafızası ve zekası da bu konuda ona çok yardımcı olacaktı. 14 yaşına geldiğinde öğretmenlerini geçmeye başlamıştı. 16 yaşında tıbba döndü ve bu konudaki bilgileri öğrenmekle kalmayıp yeni tedaviler de geliştirdi. 19 yaşında doktor ünvanı elde etti ve ücret almaksızın hastaları tedaviye başladı.

İBNİ RÜŞD: İspanya’nın Endülüs eyaletinde doğup Fas’ın Marekeş’inde hayatını kaybeden(1126-1198) İbn-i Rüşd, Batı’da bilinen adıyla Averroes günümüzde, büyük filozof Aristo’nun Avrupa’da bile unutulmuş eserlerini tercüme edip yorumlamasıyla ünlüdür. Victor Hugo’nun, Quasimodo ile Esmeralda’nın talihsiz öyküsünün anlattığı, Notre Dame’ın Kamburu adlı eserinde, bilimle hukukun kaynaklarına değinildiği bir bölümde, İbn Rüşd referans verilir. Avrupa’da bilinen adıyla Avveroes ismiyle anılmaktadır.

ALİ İBN ABBÂS: 10. yüzyılda yaşamış olan Ali İbn Abbâs İslam dünyası içerisinde yapılan tıp alanı çalışmalarının ilklerinden biri olma ünvanına sahiptir. Tıbbın bütün konuları ile alakalı bilgileri derlemiş olduğu Tıp Sanatı adlı bir kitabı yazmıştır.

- Reklam -
Önceki İçerikDelta varyant koronanın son büyük varyantı olabilir
Sonraki İçerikGame of Thrones sahnesi değil, Şeytan Kalesi

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

18 − thirteen =