- Reklam -

HABER MERKEZİ – Bazı yörelerde Bahar Bayramı adıyla da anılan Hıdırellez, Hızır ve İlyas’ın yeryüzünde buluştukları gün olduğu kabul edilerek kutlanmaktadır.

Yüzyıllardır kutlanan bu tarihî ve dinî pek çok kökeni içerisinde barındıran bayramın, sanat eserlerine yansımalarını net bir şekilde görmek mümkün. Hıdırellez’ i konu edinen; romanda şiire, sinemadan müziğe uzanan pek çok eser bulunmaktadır.

HIDIRELLEZ VE EDEBİYAT 

Yaşar Kemal’ in destansı romanı Binboğalar Efsanesi’nin Yapı Kredi Yayınlarından çıkan basımının arka kapağında :

“Yüzyıllarca yerleşik düzene geçmemek için direnen Türkmenler’in romanıdır. Binboğalar Efsanesi Hıdırellez şenliklerinde, göçerlerin kış için sığınacak toprak bulma dilekleri ile başlar. Ancak, kış onlar için bir yok oluş öyküsüne dönüşecektir. Yörüklerin yok oluşuna yakılmış bir ağıt.”

Yaşar Kemal’in pastoral ve destansı özellikler bu romanında Toros dağlarının son yörüklerinin, nasıl yoklukla mücadele ettiklerini, nasıl azalarak yok olduklarını okurken gözyaşlarınıza hakim olamayacaksınız.

BİNBOĞALAR EFSANESİ KİTABINDAN:

“Bu gece beş mayısı altı mayısa bağlayan gecedir. Bu gece denizlerin ermişi İlyas’la karaların ermişi Hızır buluşacaklar. Dünya kurulduğundan bu yana bu iki ermiş her yıl, yılın bu gecesinde buluşurlar.

Eğer bir gün buluşmayacak olsalar denizler deniz, topraklar toprak olmaktan çıkar. Denizler dalgalanmaz, ışıklanmaz, balıklanmaz, renklenmez, kururlar. Topraklar çiçeklenmez, kuşlar, arılar uçmaz, ekinler yeşermez, sular akmaz, yağmurlar yağmaz, kadınlar, kısraklar, kurtlar, kuşlar, börtü böcek, tekmil yaratık doğurmaz. Eğer onlar buluşamazlarsa… kıyametin habercileri Hızır’la İlyas olacaktır.”

AHMET YAŞAR OCAK’IN HIZIR İLYAS KÜLTÜ KİTABI:

Yaptığı kapsamlı araştırmalar sonucunda Hıdırellez hakkında merak ettiğiniz şeyleri öğrenmeniz mümkün. “Kul sıkışmayınca Hızır yetişmez” gibi halk deyişlerinin kaynaklarından, farklı kültürlerdeki Hıdırellez kutlamalarına kadar detaylı tüm bilgileri bu kitapta bulabilirsiniz.

Can Yücel’in 1992 yılında Hıdırellez için yazdığı doğaçlama şiiri:

Bütün kızlar, erkeklerin lodoslarına karşı
Hem giyinmiş hem soyunmuşlar
Hem de kapanmışlar içlerine
Badem taneleri gibi
Ve lodos vurdukça
O eteklerini kaldıran lodos
Doğdukça doğurdukça kendilerini
Kocasız bir bebek gibi…

Deniz Tanrısı gelecek de o güzelim kızları
Öpüp okşayacakmış…
Başka ve o yaşta
Niye beklesinler ki
Kayaların başında
O dallı giysileriyle
Kimi bekler ki onlar
Poseydon’dan başka
Bu kayalarda durmuş
Bu kızlar ne bekler ki
Bir aşk için boğulmaktan başka…

Hepsi de karaya vurup
Zeytinlerle keçiboynuzlarına
Kendilerini dağıtıp verip
Kökten çıkan dallardan
Yapraklar olmaya…
Rüyası bu Datça’nın
Kadınları okudukça
Okunacak bir güzel kadınlık ve güzellik
Datça olacak Datça
Kadınların yarımadası…
Boşuna değil o dediğim
Burası Afrodiça…

Ve gördüğüm bütün herşey
Sevda, Aşk ve Tazelik
Ve zeytinlerden ve yaşamaktan
Başka bişeyi olmayanların yeri…
Kara Maça’ya karşı…
Fallarda kurtulmuş görünen
Ademi Bademiyle
İyi bilir bir kişiynen
Yaşamı bilmeyiylen
Yaşanan belki de bir haç
Denizin üstüne vurulmuş…
Ama şeklini derhal bozabilir
En ufak bir esinti.
Mesela bir hilal de olabilir.
Korkutucu olan şey benim gördüğüm
Ne haç, ne acı, ne haraç olmasıdır…

Burayı ben gözlerimi kapadıktan sonra dünyaya
Yaşamayı hızla öğrenemediğimizden ötürü
Bu yarımadaya, yarım yarım derken
Ufalaya ufalaya
Zaten bitirmişsiniz ya…
Ufalarsanız eğer
İki elim boynunuzdadır derler a…
Kucağıma kapıp öleceğim,
Ne gavurun, ne müslümanın…
Hiçbiriniz görmeyeceksiniz artık o güzel yeri
İşte bu şairin ve ölümün emri…

HIDIRELLEZ VE SİNEMA 

Emir Kusturica’nın senaryosunu yazdığı ve yönettiği, IMDB puanı 8.3 olan  Çingeneler Zamanı filmi:

Beyaz perde tarihinde gelmiş geçmiş en etkileyici yapımlardan biri olarak kabul edilmektedir ve tamamı Çingenece çekilen ilk sinema filmidir. Dünya çapında ün kazanan film, hem konu hem anlatım tarzı açısında çok fazla örneğine rastlanmayan bir başyapıt niteliğindedir.

Film, 1989 Cannes Film Festivali’nde Emir Kusturica’ya En İyi Yönetmen Ödülünü kazandırdı. Film ayrıca Altın Palmiye’ye de aday gösterildi ve Venedik Film Festivali’nde de defalarca ödül aldı.

Kendime yalan söylediğimden beri kimseye inanmaz oldum.” diyen Perhan karakteriyle başlayan, muhteşem senaryosuyla; aşk acısını, çaresizliği, mecburiyetleri bize en güzel şekilde yansıtan başarılı bir eser. Kusturica bu filmiyle hem bireysel olarak (Perhan’ın hikayesi) hem de toplumsal olarak (ezilen, yok sayılan, “öteki” olarak görülen Çingenelerin hayatları) çok ağır ve üzücü hikayeler anlatmasına rağmen tüm bunları büyülü gerçekçiliği kullanarak bir masal gibi anlatmayı tercih etmiştir. Filmde Hıdırellez kutlamalarının yapıldığı sahne, filmin dikkat çeken sahnelerinden biridir.

HIDIRELLEZ VE ŞARKI 

Balkanlardaki Çingene azınlığına ait popüler halk şarkısı Ederlezi:

Balkanlardaki Çingene azınlığa ait, popüler bir halk şarkısıdır. Ederlezi’yi asıl ününe kavuşturan, yukarıda bahsettiğimiz Emir Kusturica filmi Çingeneler Zamanı’nda Sırp- Hırvat müzisyen, Balkan müziğinin Prensi,  Goran Bregoviç imzalı “Ederlezi (Scena Djurdjevdana Na Rijeci)” başlıklı versiyonunun kullanılmasıdır.

Ederlezi şarkısının türkçe sözleri şu şekildedir:

Tüm arkadaşlarım oro oynuyor
oro oynayıp, bugünü kutluyorlar
Tüm Roma, anneciğim
Tüm Roma, baba, baba
Tüm Roma, ah anneciğim
Tüm Roma, baba, baba
hıdırellez, hıdırellez
Tüm Roma, anneciğim
Tüm Roma, kuzu avlıyor baba
Ben hariç, zavallı ben, ayrı oturuyorum
Çingene’lerin günü, günümüz
Bizim günümüz, hıdırellez

1997 yılında “Düğün ve Cenaze” albümüyle müzik piyasasına çıkan Sezen Aksu’ya ait Hıdırellez şarkısı:

Bu eserde ünlü besteci Goran Bregoviç’ in Emir Kusturica filmlerinin müziklerine söz yazan Sezen Aksu, bu eserin Balkan esintileriyle Türkçe olarak yorumlanmasını sağlanmıştır. Sezen Aksu’nun “Hıdrellez” isimli eserinin sözleri:

Bahar oldu aman
Al kese astım gül dalına
Adadım yarin adına
İki göz oda
Dağ yeşil, dallar yeşil
Uyandılar bayrama
Her gönül şen
Bir benim bahtım kara

Kokuyor buram buram
Fulyalar vakit tamam
Bir bana uğramadı
Bu bahar bayram
Ağlama hıdırellez
Ağlama be bana
Acı ektim yerine
Aşk yeşerecek

Başka bahara
Ne yolu var ne izi
Tanıdık değil yüzü
Dileğim allah’tan
Aşk sözün özü
Sevdiğim yok, eşim yok
Ağardı bir gün daha
Ey benim şans yıldızım
Gülümse bana

HIDIRELLEZ VE MİNYATÜR 

Kısas-ı Enbiya’dan* bir Fars minyatüründe Hızır ve İlyas Mekke’de namaz kılarken, 427 H./1036 M.

*Kısas-ı Enbiya, peygamberlerle ilgili kıssaları içeren yapıtların genel adıdır.

Hıdırellez yaz kapısı, yedi gün sürer tipisi. Hıdırellez bayramınız, Hıdırellez’in sanat eserleriyle kutlu olsun.

- Reklam -
Önceki İçerikSaçını boyatmak için kuaföre gitti, hayatının kabusunu yaşadı
Sonraki İçerik8 katlı bina çöktü: Ölü sayısı 53

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

three × 5 =