İmparator II.Wilhelm’in eski sarayında bulunan Zamek kültür merkezinde, Frida Kahlo’nun “Kahverengi maymunlar” dahil 28 ünlü eseri ve Diego Rivera’nın 10 eseri görülebilir.

Meksika’li ressam Frida Kahlo (1907-1954) ve kendisi gibi ressam olan eşi Diego Rivera (1886-1957)’nin resimlerinden görülebileceği sergi 28 Eylül’de Polonya’da açıldı.

İmparator II.Wilhelm’in eski sarayında bulunan Zamek kültür merkezinde, Frida Kahlo’nun “Kahverengi maymunlar” dahil 28 ünlü eseri ve Diego Rivera’nın 10 eseri görülebilir.

Sergide Kahlo ve Rivera’nın Jacques ve Natasha Gelman Koleksiyonundaki tablolarının yanı sıra Kahlo ve Meksika, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri ve Varşova Ulusal Müzesi’ndeki koleksiyonlardan diğer Meksikalı sanatçıların eserleri yer alıyor.

Sergide Frida Kahlo’nun 1939’da çizdiği ve Polonya’dan Rusya’ya getirilirken kaybolan, bugüne kadar da bulunamamış olan “The Wounded Table“ın yeniden çizimi de görülebilir. Diego Rivera’dan boşanması sürecinde çizdiği tablo Frida Kahlo’nun en büyük ve en sıradışı portresi.

Ayrıca, çağdaş Meksikalı sanatçılar tarafından Frida’dan esinlenerek tasarlanan grafikler ve Kahlo hakkında belgesel gösterimleri, ek olarak, kapsamlı bir program sunuluyor: Konferanslar, toplantılar, çalıştaylar, rehberli turlar ve Sinema Pałaçowe’de özel bir program.

Magdalena Carmen Frida Kahlo Calderon 1907’de Alman göçmen bir baba ve Meksikalı bir annenin kızı olarak Coyoacan’da doğdu, yedi yaşında çocuk felci geçirdi. On yıl sonra, bir otobüs kazasında omurgası ciddi hasar gördü, birkaç kez ameliyat edildi ve şiddetli ağrılar sebebiyle vaktinin çoğunu yatağında geçirmek zorunda kaldı.

Resim çizmeye böylelikle başladı. 1929’da yirminci yüzyılın Meksika’daki en ünlü sanatçılarından biri olan ressam Diego Rivera ile evlendi. Frida Kahlo, Aztek, Maya ve eski Meksika’daki yerli halkın geleneklerinin motif ve mücevher ögelerinden esinlenerek kendi stilini geliştirdi.

Ressam, çalışmalarını İkinci Dünya Savaşı öncesinde Amerika Birleşik Devletleri’nde ve Avrupa’da sergilerken, ancak ölümünden bir yıl önce 1953 yılında Mexico City’de bir sergi açtı, açılışa hastane yatağıyla taşınarak getirildi. Meksika’daki ilk kişisel sergisi sırasında eleştirmenlerden biri şunları yazdı: “Bu olağanüstü kişinin hayatını ve eserlerini ayırmak mümkün değildir. Resimleri onun biyografisi.”

Bir yirminci yüzyıl popüler kültür figürü olan Frida Kahlo de Rivera, tüm dünyada olağanüstü bir üne sahip bir sanatçıdır. Yoğun ve parlak renklerle ifade edilen „acı ve tutku” yu sergileyen oto-portrelerinin yanı sıra inişli çıkışlı özel yaşamı ve politik görüşleri ile tanınır. Sanatı, sürrealist olarak tanımlanmışsa da kendisi bu tanımı reddetmiştir.

Frida Kahlo’nun 143 resmi vardır; 55 tanesi otoportredir. Yaşamının büyük bir bölümünü yatakta başının üstünde duran, “gündüzlerinin ve gecelerinin celladı” olarak tanımladığı bir aynaya bakarak geçirdiği için sürekli oto-portre çizmiştir. Resimlerindeki ustalık, Pablo Picasso’ya bile “Biz onun gibi insan yüzleri çizmeyi bilmiyoruz” dedirtmiştir.

Sergi 21 Ocak 2018’e kadar ziyarete açık olacak.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

five × three =