- Reklam -

Steunpunt Welzijn sanıldığı gibi edebiyat, sanat veya düşünce alanında faaliyet gösteren bir dernek değil. Belçika’da yaşayan yabancılarla ilgili multi kültürel projeler üreten bir sivil toplum kuruluşu da değil.

Sosyal ekonomi alanında faaliyet gösteren Steunpunt Welzijn farklı sektörlerde aktif olsa da derneğin en dikkat çekici faaliyeti Snel&Wel markası adı altında verdiği çevre dostu kuryelik ve lojistik hizmetleri. İyi ama elektrikli bisikletlerle posta kutularına mektup veya broşür taşıyan Belçikalı bir dernek neden Türk edebiyatı ve Anadolu erenleri ile ilgili paylaşımlar yapar?

Okurlarıma baştan bir hususu itiraf edeyim

Bu ‘hayırlı’ işte âcizane ben de bir rol oynadım. Bir yıldan fazla oluyor, Steunpunt Welzijn’in iletişim departmanında çalışıyorum. Her şey Aralık ortalarında posta kutuma düşen bir mail ile başladı. Derneğin ‘2021 pazarlama planı bağlamında bundan böyle cuma günleri sosyal medya hesaplarından kurumun hedef, misyon ve vizyonunu yansıtan özdeyişler paylaşacağını’ belirten bir yetkili; benden de planlanan ilk paylaşımlara ilişkin ilginç, dikkat çekici tasarımlar yapmamı istiyordu. Listedeki ilk özdeyişler beklendiği gibi Batı dünyasının yakından tanıdığı bazı popüler isimlere aitti.

Astrid Lindgren (Pippi Långstrump), Eckhart Tolle, Dr. Robert Anthony ve Dee Hock ile başladığımız paylaşımlar kısa sürede ses getirdi, derneğin üye veya takipçilerinden gayet olumlu tepkiler aldı. Yayın öncesi yaptığım tasarımları kontrol eden dernek koordinatörü Şubat sonunda yazdığı diğer bir mailde ‘Türk kültür dünyasından konsepte uyan özdeyişleri de değerlendirebileceklerini’ belirterek bu konuda bir çalışma yapmamı istedi. Paylaşılacak aforizmalara ilişkin bir konu sınırlaması yoktu. Ancak özdeyişlerin derneğin ‘organizasyon olarak arkasında durabileceği mesajları’ içermesi gerekiyordu.

Bu bağlamda ilk olarak Anadolu insanının gönlünde taht kurmuş, evrensel mesajlarıyla tüm insanlığı kucaklayan Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre ve Mevlana’nın tanınmış sözlerinden bir seçki yaptım. Ardından -bana göre- İslam dünyasının 20. yüzyıldaki en özgün düşünürü olan, barış ve iman insanı Said Nursi’den uygun bir söz aradım. Elbette Türkçenin dev şairi Nâzım Hikmet ile Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Orhan Pamuk’u unutmak olmazdı.

Doğrusu derlediğim sözlerin hepsi de birbirinden güzeldi. Gelgelelim bunları Flamanca’ya veya İngilizce’ye düzgün bir şekilde aktarmak gerekiyordu. Yaptığım kısa araştırma sonunda ilgili düşünür ve edebiyatçılara ilişkin İngilizce çevirilerin mevcut olduğunu hatta bazı özdeyişlerin Flamanca’ya da aktarıldığını memnuniyetle gördüm.

İngilizce ve Flamanca çevirilerden oluşan seçkiyi hiçbir yorum yapmadan, yazar ve şairlere ilişkin herhangi biyografik bir not eklemeden yönetime gönderdim. Aralarından bir seçim yapmalarını, uygun buldukları sözlere ilişkin tasarımları yapacağımı söyledim. Gelen yanıt oldukça çarpıcıydı: Hepsi güzel, tamamını paylaşabiliriz.

Öyle de yaptık. Nâzım’ın “Yaşamaya Dair” duru bir su gibi akan “Yani, nasıl ve nerede olursak olalım / hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak” dizelerini bir kır çeşmesinden su içen çocukların fotoğrafıyla verdik.

Bediüzzaman Said Nursi’nin topu topu üç kelimeden oluşan, ancak okyanus derinliğindeki “Güzelin âyinesi güzeldir” sözünü Alman fotoğrafçı Gerd Altmann’ın nefis çalışması eşliğinde takipçilerin beğenisine sunduk.
Hacı Bektaş-ı Veli’nin “Erkek dişi sorulmaz muhabbetin dilinde” şeklindeki dizesi günümüzdeki tartışmalar bağlamında öylesine iksirli bir sevgi reçetesiydi ki bu söze bir kalp fotoğrafından başkası uygun düşmezdi.

Benzer şekilde Orhan Pamuk’un mutluluğa dair cümlelerine gidecek en iyi motif birbirine sevgiyle sımsıkı sarılan iki kız çocuğu idi.

“Dostun evi gönüllerdir” diyerek insanlığa eşsiz bir anıt armağan eden Yunus Emre’ye eşlik edecek fotoğraf ise kendiliğinden oluştu. Bakın nasıl?

Hayatı durma noktasına getiren ilk Corona dalgasının şoku herkesin malumu. Steunpunt Welzijn ‘lockdown’ kararının ardından eve kapanmak durumunda kalan, işsizliğe düşen, torunlarını göremeyen insanlara bir nebze destek olabilmek için imkânları ölçüsünde bir sosyal sorumluluk üstlenmişti. Yetenekli, eli bu işlere yatkın personel el yapımı kartpostallar hazırlarken, kuryeler bunları şık bir zarf içinde evlere dağıtıyordu. Yunus Emre’nin sözü ise sanki asırlar öncesinden bu zor günlerde insanalara umut aşılamak için söylenmişti. O sözü bir arkadaşımızın hünerli ellerinden çıkan “I love you” temalı kabartma kartpostalın üzerine yazarak paylaştık.

Doğrusu söz ustalarına, kalem erbabına ait bu özdeyişleri öncesinde defalarca duymuş veya okumuştum. Ancak taşıdıkları evrensel mesajı hakkıyla anlayabilmek için bu sözlerin başka bir dilde, farklı kültürlerden insanlar üzerindeki etkisini bizzat görmek gerekiyormuş.

Görseller: Steunpunt Welzijn.

HABER: Unalbilir.de

Kaynaklar:

https://www.brainyquote.com/quotes/nazim_hikmet_184051 https://www.brainyquote.com/quotes/said_nursi_737718

https://www.brainyquote.com/quotes/yunus_emre_184941

https://nl.wikipedia.org/wiki/Hadji_Bektasj_Veli

https://citaten.net/zoeken/orhan_pamuk/67570/citaat-geluk-is-iemand-in-je-armen-houden-en-weten-dat-je-de-hele-wereld.html

- Reklam -
Önceki İçerikDört emir
Sonraki İçerikAlman gazetecilere Kuzey Irak’ta gözaltı

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

one × two =