- Reklam -

HABER MERKEZİ – Yeşil Çam’ın efsane ismi Cüneyt Arkın’ın vefat haberi sevenlerini yasa boğarken Arkın’ın vefat ettiği hastaneden yapılan açıklamada, “Türk sinemasının değerli oyuncusu Sayın Cüneyt Arkın kalbinin durması sebebiyle ambulansla geldiği Liv Hospital’da bütün yeniden canlandırma çabalarına rağmen hayatını kaybetti.

Liv Hospital Ailesi olarak Türk sinemasının dev oyuncusunu kaybetmenin üzüntüsü içindeyiz. Cüneyt Arkın’ın ailesine ve tüm sevenlerine baş sağlığı diliyoruz.” denildi.

Acı haber sevenlerini ve sanat camiasını yasa boğarken Sanatçı Orhan Gencebay CNN TÜRK canlı yayınına bağlanarak “Son derece bir sanatçıydı. Çok değerli izler bıraktı. Allah gani gani rahmet eylesin. Çok eski arkadaştık. Son zamanlarda hastaydı. Durumu iyi değildi diye duyuyorduk. Onun çalışmaları çok farklıydı. Kimsenin yapamayacağı sahneleri yapmıştı. Allah gani gani rahmet eylesin. Biz film de çektik. Çok anımız var. Cüneyt Arkın’ın değerini bir sanatçı bir dostu olarak anlatabilirim. Çok da yakışıklı biriydi. Dünya çapında bir oyuncuydu. Dünya starı da olabilirdi. Bir teşebbüsü de vardı. O cevher vardı onda. Hareketli kamyonun sağından inip diğer tarafından çıkardı. Efsane bir sanatçımızı kaybettik. Önce ailesine sonra milletimize başsağlığı diliyorum” dedi.

CÜNEYT ARKIN KİMDİ? 

Gerçek adı Fahrettin Cüreklibatır’dır. Cüneyt Arkın, 8 Eylül 1937 tarihinde Eskişehir’in merkezine bağlı Karaçay köyünde doğdu. Babası Kurtuluş Savaşı’na katılmış Hacı Yakup Cüreklibatur’dur. Aslen Nogay Türkleri’ndendir. Eskişehir Atatürk Lisesi’nde öğrenim gören Arkın, 1961 yılında İstanbul Tıp Fakültesinden mezun oldu. Memleketi Eskişehir’de, yedek subay olarak askerliğini yaparken, Göksel Arsoy’un başrol oynadığı Şafak Bekçileri (1963) filminin çekimleri sırasında yönetmen Halit Refiğ’in dikkatini çekti.

Askerliğini bitirdikten sonra Adana ve civarında doktorluk yaptı. 1963 yılında Artist dergisinin yarışmasında birinci oldu. Bir süre iş arayan Arkın, 1963’te Halit Refiğ’in teklifiyle sinema oyunculuğuna başladı ve 2 yıl içinde 30 kadar film çevirdi. 1964 yılında oynadığı Gurbet Kuşları filminin finalindeki kavga sahnesi, Arkın’ın kariyerinde bir kırılma noktası oldu. Bir süre daha duygusal-romantik jön karakterlerini canlandırdıktan sonra yine Halit Refiğ’in önerisiyle aksiyon filmlerine yöneldi.

Bu dönemde İstanbul’a gelen Medrano Sirki’nde altı ay süreyle akrobasi eğitimi aldı. Burada öğrendiklerini Malkoçoğlu ve Battalgazi serilerinde beyaz perdeye aktararak, Türk sinemasına daha önce hiç örneği olmayan bir tarz getirdi. Kısa sürede avantürlü filmlerin en çok aranan isimlerinden biri haline geldi. Kariyeri boyunca westernden komediye, macera filmlerinden toplumsal filmlere değişik türlerde filmler çekti.

12 Mart dönemi sırasında, 4. Altın Koza Film Festivali’nde (1972) jürinin ilk oylamasında Yılmaz Güney’i Baba filmindeki rolüyle en iyi erkek oyuncu seçmesine rağmen daha sonra siyasi baskılarla Güney’in yerine, ilk oylamada Yaralı Kurt filmindeki performansıyla ikinci olan Cüneyt Arkın’ı en iyi erkek oyuncu seçti. Bu karara tepki gösteren Arkın ödülü reddetti.

Cüneyt Arkın sinemasına ayrı bir renk getiren, yönetmenliğini Çetin İnanç’ın yaptığı 1982 tarihli Dünyayı Kurtaran Adam zamanla bir kült film haline geldi. 1980’li yıllarda Ölüm Savaşçısı, Kavga, Sürgündeki Adam ve İki Başlı Dev gibi aksiyon filmlerinden sonra, 1990’lı yıllarda polisiye dizilere yöneldi. Cüneyt Arkın, at binmede ve karatede uzman sporcu unvanına sahiptir. Oyunculuğun yanı sıra televizyon izlenceleri sunmuş ve kısa bir süre gazetelerde sağlıkla ilgili köşe yazarlığı yapmıştır.

- Reklam -
Önceki İçerikTürkiye’den Almanya’ya gelen doktorlara sorulan sorular
Sonraki İçerikAlmanya’ya gidecek işçiler en fazla 3 ay çalışabilecek

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

thirteen − 1 =