Almanya’da Bundeswehr üst komutanlarından Korgeneral Gerald Funke, “iki ila üç yıl içinde NATO ile Rusya arasında geniş çaplı bir savaş ihtimali” konusunda uyarıda bulundu.
The Times’ın haberine göre, Rusya’nın NATO’ya karşı tam kapsamlı bir saldırı başlattığı senaryoda Almanya’nın ilk saatlerden itibaren savaşın içinde olacağı hesaplanıyor. Senaryoya göre:
Litvanya’dan 4.800 kişilik mekanize birlik saldırıya geçiyor.
Ardından 15.000 kişilik hızlı reaksiyon gücü bölgeye kaydırılıyor.
Haftalar içinde müttefik on binlerce asker Almanya üzerinden cepheye sevk ediliyor.
Aynı dönemde günde yüzlerce yaralı, Almanya’daki hastanelere taşınıyor.
Alman ordusu destek komutanlığı (UstgKdoBw) komutanı Korgeneral Gerald Funke, ülkesinin iki üç yıl içinde bu tabloyla karşılaşabileceğini söylüyor.
Funke, The Times’a verdiği demeçte ‘Afganistan’da yaralı sayısı maalesef yüksek ama yönetilebilirdi. Şimdi ise günde 1.000 yaralıya hazırlık yapmak zorundayım’ dedi.
55 bin kişilik destek birimi
Funke’nin sorumluluğundaki yapı, NATO cephesinin gerisindeki tüm lojistik zinciri kapsıyor:
Yaralı tahliyesi ve tedavisi
Asker sevkiyatı
Özel sektörden kaynak tahsisi
Lojistik altyapının korunması
Almanya’nın temel görevi ise Avrupa’nın “lojistik dönme tablası”nı ayakta tutmak. Funke’ye göre en büyük tehdit doğrudan bombardıman değil, sabotaj ve hibrit saldırılar:
“Beni esas kaygılandıran hibrit taraf. Sabotaj, uyuyan hücreler, hedefli saldırılar… Uzun menzilli füze ihtimalini de dışlamıyorum.”
Bugün cephe hattı Almanya’nın içinden değil, Polonya-Baltık-Finlandiya hattından geçiyor. NATO ve Berlin, Soğuk Savaş dönemindeki “toplam savunma” modelini yeniden canlandırıyor.
Funke, eski döneme atıfla yaptığı açıklamasında şu sözleri kullandı:
“O zaman herkes hangi köyde, hangi mevzide olacağını tam olarak bilirdi. Şimdi bu planlamayı modern şartlarla yeniden yapıyoruz.”
Bu nedenle Alman birlikleri Litvanya’da sürekli aynı bölgelerde tatbikat yaparak araziyi, limanları ve kritik noktaları öğreniyor.
Siviller ve özel şirketlerin dahil olduğu senaryo
Komutanlığa göre savaşın yükünü Almanya’nın tek başına kaldırması imkânsız; bu nedenle özel sektör ve sivil otoriteler de devreye girecek. Şu anda lojistik şirketleriyle sözleşmeler hazırlanıyor, liman-karayolu-demiryolu aktarımları planlanıyor ve geçmişte var olan “zorunlu taşıt tahsisi” sistemi modernize ediliyor.
Soğuk Savaş döneminde Deutsche Bahn (DB), talep hâlinde üç gün içinde tank taşıma vagonu sunmak zorundaydı. Bu sistem 1990 sonrası dağıldı ancak şimdi yeniden kuruluyor.
Savaşın en ağır yükünün sağlık sistemine bineceği belirtiliyor. Bundeswehr’in kendisine ait beş hastanede toplam 1.800 yatak bulunuyor; ancak komutanlığa göre böyle bir kapasite yalnızca birkaç günde aşılabilir. Bu nedenle federal sağlık otoritesi, ülkeyi dört bölge halinde planlayarak sivil hastanelerin yaralılar için ayrılmasını öngörüyor.
Alman askeri sağlık hizmetleri başkanı Tümgeneral Johannes Backus, “Sivil hastaneler şu anda böyle yaralı tiplerine alışık değil. Bu bambaşka bir senaryo.” diyerek olası yükün boyutuna dikkat çekiyor.
Almanya’da bazı askeri yetkilerin devreye girebilmesi için meclisin üçte iki çoğunlukla “tansiyon” veya “ulusal savunma durumu” ilan etmesi gerekiyor. Uzmanlara göre hibrit saldırıların yaşandığı gri dönemde siyasetin bu kararları almakta gecikme riski var. Funke ise buna rağmen hızlı hareket edebileceklerini savunuyor.
Sokaklarda tatbikatlar: Toplum alıştırılıyor
Son aylarda Alman şehirleri büyük askeri tatbikatlara sahne oluyor. Hamburg’da “Red Storm Bravo”, Bavyera’da “Marshal Power”, Baltık bölgesinde deniz ikmal senaryoları, Litvanya’da ise yaralı tahliyesi tatbikatları yürütüldü. Bavyera’daki tatbikatta ise polis, tatbikat askerine gerçek mermiyle ateş açınca asker yaralandı. Funke’ye göre bu olay dahi “hazırlığın bir parçası”:
“Toplumun ‘neden bunu yapıyorlar?’ diye sorması bile savunma farkındalığı yaratıyor.”
Almanya’nın hedefi, olası bir Rusya-NATO savaşında askeri lojistik merkezi olmak, yaralı bakımının yükünü üstlenmek ve hibrit saldırılara rağmen sistemi çalışır halde tutmak. Funke bunu şu sözlerle özetliyor:
“Putin beklemez. Bir gemi gecikti diye size iki gün mola vermez. Bu yüzden doğaçlama yeteneği şart.”
