NRW’de, 13.7 milyon seçmen sandık başına gidiyor

NRW’de, 13.7 milyon seçmen sandık başına gidiyor

Almanya'nın Nordrhein-Westfalen (NRW) eyaleti 14 Eylül pazar günü belediye seçimleri için sandık başına gidiyor.

PANORAMA - NEWS 13 Eylül 2025 GÜNDEM

Eyalet genelinde 16 yaş üstü 13,7 milyon seçmen, Pazar günü (Yarın) sandık başına gidiyor. Seçim, yalnızca yerel yönetimleri değil, aynı zamanda federal düzeydeki siyasi atmosferin bir yansıması olarak görülüyor. Bazı gözlemciler, özellikle Ruhr bölgesindeki şehirlerde AfD’nin güçlü bir performans göstermesi ihtimali nedeniyle endişeli.

Seçim öncesi durum ve güvenlik

NRW İçişleri Bakanı Herbert Reul (CDU), seçim öncesi sürecin genel olarak sorunsuz geçtiğini belirtti. Bakanlığa göre, 1 Ağustos 2024 ile 2 Eylül 2025 tarihleri arasında eyalette 1.723 siyasi motivasyonlu suç kaydedildi. Özellikle Şubat 2025’te Bundestag seçim kampanyası sırasında 721, Ağustos ayında ise 253 suç işlendiği rapor edildi.

Reul, ayrıca seçim öncesi 16 adayın ölümüne dikkat çekti. “Bunlar, farklı partileri etkileyen trajik olaylardır” dedi.

Yerel seçimlerin ulusal yansımaları

Düsseldorflu siyaset profesörü Thomas Poguntke, yerel seçimlerin her zaman yerel konular ve adaylar etrafında şekillendiğini belirtti. Ancak Poguntke, “Bundes- ve Landespolitik’teki genel eğilimler de seçim sonuçlarını etkiler” dedi. Özellikle genç, akademik eğitimli kadın seçmenlerin, geçmişte olduğu gibi, sol partilere oy verme olasılığının yüksek olduğunu belirtti.

Profesör, genel olarak siyasi merkezin zayıflayacağını ve uçların güçleneceğini öngörüyor. Bu durum, diğer yandan, merkez partiler arasında seçmen mobilizasyonunu artırabilir. Ancak özellikle eski SPD kalesi bölgelerde AfD’nin iyi performans göstermesi bekleniyor. Poguntke, Avrupa’daki diğer ülkelerdeki trendleri hatırlatarak, “Fransa ve İngiltere’de işçi sınıfı sosyal demokrat partilerden uzaklaşıp sağ popülistlere yöneliyor. AfD, artık bir işçi partisi gibi davranıyor ve klasik SPD seçmen tabanında puan kazanıyor” dedi.

Tartışmalı Fairness anlaşmaları

Poguntke, Köln’deki demokratik merkez tarafından yapılan seçim Fairness anlaşmalarının etkisini eleştirdi. “Seçim kampanyalarında önyargısız davranmak demokratik spektrumda zaten bir zorunluluktur. Ancak bu tür anlaşmalar, sağ popülistlere fırsat sunuyor” dedi.

Bazı anlaşmalar, göç ve mülteci konularının tartışılmamasını öngörmüş gibi algılandı. Poguntke, “Bu gereksizdi. Vatandaşlar zaten ilgilendikleri konuları kampanya sırasında gündeme getirecek” ifadelerini kullandı.

Parti kampanyaları ve hedefler

Yerel seçimlerde tüm partiler, son ana kadar seçmenlerden oy almak için yoğun çaba harcıyor:

  • CDU: Federal Şansölye Friedrich Merz, Düsseldorf Büyükşehir Belediye Başkanı Stephan Keller’i desteklemek üzere Henkel-Werke’de sahada olacak.

  • SPD: Eyalet başkanı Sarah Philipp, partisinin seçim kampanyasını övdü. SPD, yerel yönetimlerde 8.000 adayla yarışıyor. Philipp, adayların gönüllü topluluk hizmeti ve yerel katılım ile “şehir yaşamını güvenli ve işleyen hâle getirmek” istediklerini vurguladı.

  • Yeşiller: Eyalet başkanı Tim Achtermeyer, ulaşım, sosyal alanlar ve konut sorunlarına vurgu yaptı. Yeşiller, seçim kampanyasını başarılı olarak değerlendiriyor.

  • FDP: Genel Başkan Yardımcısı ve eyalet başkanı Henning Höne, partisinin NRW’deki mevcut yaklaşık 1.000 belediye meclis üyeliğini korumayı ve artırmayı hedeflediğini açıkladı. Ayrıca FDP’nin halihazırda dört belediye başkanı olduğunu ve bu sayıyı artırma şansı bulunduğunu söyledi. Höne, partinin “zorlu bir durumda” olduğunu kabul etti, ancak kampanyadaki çabalarından gurur duyduğunu belirtti.

Seçimin önemi

NRW’deki 2025 yerel seçimleri, eyalet ve federal düzeydeki politik eğilimleri yansıtması bakımından önem taşıyor. AfD’nin yükselişi, klasik SPD seçmen tabanındaki değişimler, genç ve akademik seçmen davranışları ile merkez ve uç partilerin rekabeti, seçim sonuçlarını belirleyecek faktörler olarak öne çıkıyor.

Seçim sonrası analizler, özellikle Ruhr bölgesindeki şehirlerde AfD’nin performansı ile siyasi merkez partiler arasındaki dengeyi ve önümüzdeki yıllarda federal hükümetin politik yönelimini anlamada kritik rol oynayacak.