Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya’da düzenlenen Munich Security Conference’nda yaptığı konuşmada Avrupa’ya yönelik eleştirilere yanıt verdi.
Avrupa ile Amerika Birleşik Devletleri arasında ilişkilerin yeniden şekillendiği bir dönemde konuşan Macron, “Herkes bizi eleştirmek yerine bizden örnek almalı” dedi.
Geçen yıl aynı konferansta ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in Avrupa’nın göç ve ifade özgürlüğü politikalarını eleştirdiğini hatırlatan Macron, kıtanın haksız şekilde hedef alındığını savundu.
Avrupa’nın zaman zaman “yaşlanan, yavaş ve parçalanmış bir yapı” olarak gösterildiğini belirten Macron, kıtanın “barbar göçlerin hedefi” ya da “ifade özgürlüğünün olmadığı baskıcı bir coğrafya” şeklinde tanımlanmasını reddetti.
Macron, Avrupa’yı özgür ve egemen devletlerin yüzyıllarca süren savaşları geride bırakarak ekonomik karşılıklı bağımlılık temelinde barışı kurumsallaştırdığı özgün bir siyasi model olarak tanımladı. Avrupa’nın doğası gereği güçlü olduğunu ve daha da güçlenebileceğini ifade etti.
Fransa’nın, ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya-Ukrayna savaşını müzakere yoluyla sona erdirme girişimini desteklediğini belirten Macron, Şubat 2022’de başlayan savaşın Avrupa’da World War II’den bu yana yaşanan en büyük çatışma olduğunu vurguladı.
Olası bir barış anlaşması halinde Avrupa’nın gerilimi tırmanma riskini azaltacak yeni güvenlik kuralları belirlemesi gerektiğini ifade eden Macron, Avrupalı ülkelerin uzun vadeli güvenlik çıkarlarını netleştirmesi ve bunları savunacak askeri ve siyasi kapasiteyi güçlendirmesi gerektiğini söyledi.
“Bu Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri için iyi bir müttefik ve ortak olacaktır” diyen Macron, yük paylaşımında adil davranan ve saygı gören bir ortaklık hedeflediklerini dile getirdi.
Macron, daha önce ABD Başkanı Donald Trump’ın Danimarka’ya bağlı özerk bölge Grönland’a ilişkin açıklamalarına da değinmişti. Fransa’nın “zorbalara karşı saygıyı tercih ettiğini” belirten Macron’un açıklamalarının ardından Washington yönetimi geri adım atarak Danimarka ile görüşmelere başlamıştı.
Macron’un açıklamaları, Avrupa’nın hem kendi içinde daha güçlü bir birlik oluşturması hem de Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkilerde daha dengeli ve karşılıklı saygıya dayalı bir çizgi izlemesi gerektiği yönünde net bir mesaj olarak değerlendirildi.
