Munich Güvenlik Konferansı 2026’da, Avrupa’nın savunma ve güvenlik stratejilerine dair önemli bir gelişme yaşandı.
Almanya’nın önde gelen politikacılarından ve Hristiyan Demokratik Birlik Partisi (CDU) lideri Friedrich Merz, Avrupa başkanlığı altında ortak güvenlik çabalarının gerekliliğini güçlü bir biçimde vurguladı.
Merz, konuşmasında, Avrupa’nın tek başına bir güvenlik aktörü haline gelebilmesinin NATO ile olan iş birliği sayesinde mümkün olacağını belirtti. Avrupa’nın savunma kapasitesini artırmak, stratejik otonomi geliştirmek ve aynı zamanda transatlantik bağları güçlendirmek adına atılacak adımları sıraladı. Özellikle, Fransa ile nükleer caydırıcılık alanında da ortak görüşmelere başlandığını dile getirdi.
Merz’in bu hamlesi, Avrupa’nın kendi kaderini tayin etme yeteneğini güçlendirme çabası olarak yorumlandı. Bu çerçevede, Avrupa’nın savunma sanayisinin güçlendirilmesi, dijital savunma altyapısının geliştirilmesi ve ortak istihbarat ağlarının kurulması gibi konularda somut adımlar atılmasının şart olduğu belirtildi. Uzmanlar, Merz’in bu vizyonunun Avrupa’nın gelecekteki güvenlik politikasında kilit bir rol oynayabileceğini ifade ediyor. Avrupa’nın bu yeni güvenlik vizyonu, küresel jeopolitik dengeleri de önemli ölçüde etkileyecek gibi görünüyor.
