Berlin'de bir dava aktörleri nedeniyle dikkat çekiyor. Yahudi bir öğrenciye saldıran Filistin kökenli sanığı, Türk bir yargıç yargılıyor
Berlin’de felsefe ve tarih öğretmenliği okuyan 24 yaşındaki Mustafa A., 2 Şubat 2024’te Yahudi bir öğrenciye saldırdı. Olay, bir barın önünde gerçekleşti. Mustafa A., Lahav Shapira’yı yumruklayıp yere düşürdükten sonra başına tekme attı.
Lahav Shapira, saldırı sonrası yüz kemiklerinde kırık ve beyin kanaması geçirdi. Şu anda Berlin Tiergarten Sulh Ceza Mahkemesi’nde “tehlikeli bedensel zarar verme” suçlamasıyla yargılanan Mustafa A., saldırının ağırlığını kabul etse de antisemit olmadığını iddia ediyor. Savunmasında, “Yaralamanın boyutu için üzgünüm. Niyetim bu değildi” dedi. Kickboks eğitimi aldığı bilinen Mustafa A., dövüş sporundaki deneyimini hafife aldığını öne sürdü.
Savcılık, saldırının antisemit nedenlerle gerçekleştiğini değerlendiriyor. Mustafa A.’nın ailesi Filistin kökenli, kendisi Berlin-Neukölln’de doğmuş ve Alman vatandaşı. Ancak A., saldırının Yahudi karşıtlığıyla ilgisi olmadığını, mağdurun WhatsApp grubundaki “saygısız tavrı” ve üniversitedeki bazı afişleri yırtması nedeniyle sinirlendiğini söyledi.
Mağdur öğrenci Lahav Shapira, olay sonrası birden fazla ameliyat geçirdiğini, burnunun tamamen yeniden şekillendirildiğini, yüzüne metal plakalar yerleştirildiğini ve uzun süre evden çıkamadığını belirtti. “Neredeyse öldürülüyordum” diyen Shapira, üniversitede artık koruma altında yaşıyor.
Shapira, Hamas rehinelerinin serbest bırakılması için kampanyalara katılmış, Berlin’deki üniversitede anti-İsrail etkinliklere karşı protestolarda bulunmuştu. Büyükbabası, 1972 Münih Olimpiyatları’ndaki saldırıda Filistinliler tarafından öldürülmüştü.
Mustafa A., mahkemede mağdura 5500 Euro tazminat teklif ettiğini, bu parayı yanında getirdiğini söyledi. Ancak bu teklif reddedildi. Mahkeme, olayın arkasındaki motivasyonu aydınlatmayı öncelikli görüyor.
Sanığın üniversiteyle ilişiği kesildi. Mahkeme kararı 17 Nisan’da açıklanacak. Yargıç ise bir Türk.
Yargıç Şahin Sezer, antisemit nedenlerle işlenen bir saldırının, caydırıcılık amacıyla ertelenmiş ceza almasının mümkün olmadığını belirtti.