Avrupa’da genç yetişkinler neden daha ciddi ruh sağlığı sorunları yaşıyor?

Avrupa’da genç yetişkinler neden daha ciddi ruh sağlığı sorunları yaşıyor?

Günümüz genç yetişkinleri, zayıflayan aile bağları, düşük manevi aidiyet, erken yaşta akıllı telefon kullanımı ve yüksek oranda ultra işlenmiş gıda tüketimi nedeniyle ruh sağlığı ve günlük yaşamlarında daha ciddi sorunlarla karşı karşıya kalıyor.

PANORAMA-NEWS 26 Şubat 2026 GÜNDEM

Yeni bir araştırmaya göre, dünya genelinde gençler hayatın zorluklarıyla başa çıkmakta ve günlük yaşamlarında etkili bir şekilde işlev görmekte zorlanıyor.

Avrupa’daki genç yetişkinler, diğer kıtalardakilere kıyasla daha düşük puan alıyor; birçok Avrupa ülkesi dünyadaki en kötü sonuçlar arasında yer alıyor.

Amerika Birleşik Devletleri merkezli, küresel ruh sağlığını anlamaya odaklanan kar amacı gütmeyen Sapien Labs’in yürüttüğü araştırma, Asya, Afrika, Avrupa ve Amerika kıtalarında yapılan çevrim içi anketlerle Zihinsel Sağlık Katsayısı’nı (Mind Health Quotient – MHQ) ölçtü. Bu endeks, bireylerin yaşamda, işte ve ilişkilerde gelişip serpilebilmeleri için gerekli duygusal, sosyal, bilişsel ve fiziksel kapasitelere dayanan “zihinsel sağlık” düzeyini değerlendiriyor.

Raporun başyazarı ve Sapien Labs’in kurucusu ile baş bilim insanı Tara Thiagarajan, “Zihinsel sağlık krizinin kuşaktan kuşağa kademeli bir gerileme şeklinde seyrettiği ve genç yetişkinlerde artan depresyon ve anksiyete oranlarının çok ötesine geçtiği görülüyor” dedi.

Katılımcılar, duygusal kontrol, başkalarıyla ilişki kurma ve odaklanma becerilerindeki güçlüklerini bildirerek, günlük hayattaki zorluklarla başa çıkmak için gerekli temel yetilerini ve başlıca ruh sağlığı bozukluklarını birlikte değerlendirdi.

Thiagarajan, çalışmada “COVID-19 pandemisinden önce bile anne babalarına ve büyüklerine kıyasla zorlanan 35 yaş altı genç yetişkinler, pandemi döneminde keskin bir düşüş yaşadı ve bundan hiçbir zaman toparlanamadı” diye yazdı.

Ekibin 2019’da MHQ ölçümlerine başlamasından bu yana, 55 yaş ve üzerindeki yetişkinler, yazarların aktardığına göre, normal bir toplum için beklenen düzey olan 100 puan civarında sabit kaldı.

Buna karşılık, her yeni kuşak daha düşük puan alıyor. 18-34 yaş aralığındakilerin ortalama MHQ puanı 36 ve yüzde 41’i ciddi ruh sağlığı sorunları yaşadığını bildiriyor.

Avrupa ülkeleri nasıl bir tablo çiziyor?
Araştırma, kişi başına gelirin dünyanın en düşük olduğu bölge olan Sahra Altı Afrika’daki gençlerin, sıralamanın alt sıralarında yer alan Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avrupa, Hindistan, Japonya ve Avustralya’daki akranlarına kıyasla çok daha iyi puanlar aldığını ortaya koydu.

İtalya, araştırmaya dahil edilen 84 ülke arasında 20’nci sırada yer alarak Avrupa’nın en iyi performans gösteren ülkesi oldu.

Finlandiya 40’ıncı, Portekiz ve İspanya 46’ncı, Belçika 52’nci, Fransa ise 58’inci sırada yer aldı. Avrupa’da en kötü sıralamaya sahip ülkeler ise 70’inci sıradaki İrlanda, 71’inci sıradaki Almanya ve 81’inci sıradaki Birleşik Krallık oldu.

Thiagarajan, “Genç kuşaklardaki bu gerilemenin şaşırtıcı yanı, en çok, ruh sağlığına yapılan harcamaların kayda değer bir değişim yaratmadığı, daha zengin ve daha gelişmiş ülkelerde görülmesi” diye yazdı.

Buna ek olarak, bu sorunu çözebilmek için yalnızca belirtileri tedavi etmek değil, kök nedenleriyle mücadele etmenin hayati önem taşıdığını vurguladı.

Araştırma, gençlerin ruh sağlığını belirleyen dört temel faktör tespit etti: aile bağları, maneviyat, akıllı telefon kullanımı ve ultra işlenmiş gıda tüketimi.

Aile ilişkilerinin zayıf olması, çok sayıda aile üyesiyle yakın ilişkisi olanlara kıyasla genç yetişkinlerin sıkıntılı ya da zorlanan kategorilerinde puan alma olasılığını neredeyse dört kat artırıyor.

Maneviyat duygusu ve yüce bir güce bağlılık hissi güçlü olan katılımcılar, kendini maneviyattan uzak olarak tanımlayanlara göre daha iyi sonuçlar elde etti. Gençlerin kendilerini en az manevi hissettikleri ülkeler ise Almanya, Birleşik Krallık ve İspanya oldu.

Ayrıca, araştırmaya göre, ilk akıllı telefona daha erken yaşta erişmek, ilerleyen yıllarda daha kötü ruh sağlığı sonuçlarıyla ilişkilendiriliyor.

Dünya genelinde Z kuşağının (18-24 yaş) ilk akıllı telefonuna sahip olma yaşı ortalama 14 olarak hesaplandı; ülke ortalamaları Finlandiya’da 9’dan Tanzanya ve Uganda’da 18’e kadar değişiyor. Avrupa’da ise bu yaş 12 ile 13 arasında.

Araştırmaya göre, son 15 yılda ultra işlenmiş gıda tüketimi artış gösterdi ve ruh sağlığı yükünün yüzde 15 ila 30’u ile ilişkilendirildi.

Yazarlar, dünya genelinde ruh sağlığı araştırmalarına ve bakım hizmetlerine yapılan yatırımlar artsa da sonuçların iyileşmediğine dikkat çekti.

“Bu eğilimler, yalnızca tedaviye değil, her şeyden önce genç zihinleri şekillendiren çevresel faktörlere odaklanan, kökten ve yapısal değişikliklere duyulan ihtiyacı açıkça ortaya koyuyor” diye yazdılar.