Almanya’dan Hürmüz Boğazı’nın durumunda rengini belli etti

Almanya’dan Hürmüz Boğazı’nın durumunda rengini belli etti

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD ve İran arasındaki ateşkesin uzatılmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirterek Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş ücretlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

PANORAMA-NEWS 23 Nisan 2026 GÜNDEM

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, küresel diplomasi ve bölge güvenliği açısından kritik bir gelişme olan ABD ve İran arasındaki ateşkes sürecine ilişkin bir değerlendirmede bulundu.

ABD ve İran arasındaki ateşkes süreci değerlendirildi
Ateşkesin uzatılmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Merz, bu durumun kalıcı bir barış tesisi ve diplomatik kanalların işlerliği için stratejik bir zemin hazırladığını vurguladı.

Başbakan Merz, bölgedeki gerilimin düşürülmesi adına Tahran yönetimine yönelik çağrıda bulunurken, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden yürütülen deniz trafiğinin hukuki statüsü hakkında net mesajlar verdi.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, Washington ve Tahran arasındaki diyalog sürecinin devam etmesinin önemine işaret etti. Uzatılan ateşkes kararına ilişkin görüşlerini paylaşan Merz, şu ifadeleri kullandı:

“Bu, diplomatik görüşmeleri sürdürmek, barışı sağlamak ve savaşın tırmanmasını önlemek için önemli bir fırsattır. Tahran’ın da bu fırsatı değerlendirmesi gerekir. İran’ı, askeri nükleer programını durdurmaya ve İsrail ile diğer komşu devletleri daha fazla tehdit etmemeye çağırıyoruz.”

İran’ın geçtiğimiz günlerde gündeme getirdiği Hürmüz Boğazı geçiş ücreti ve gemilerden alınan tahsilatlara dair tartışmalara da değinen Almanya Başbakanı, uluslararası deniz ticaretinin serbestliğine vurgu yaptı. Merz, bölgedeki stratejik su yolunun açık kalması gerektiğini savunarak, “Hürmüz Boğazı kalıcı, güvenilir ve herhangi bir kısıtlama veya ücret olmaksızın açık tutulmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

İran’ın boğazdan geçen gemilerden ücret talep etmesine karşılık, Almanya’nın bu durumu uluslararası hukuk ve serbest seyrüsefer ilkeleri çerçevesinde kabul edilemez bulduğu belirtiliyor.