Almanya’da yıllar sonra ilk: Kuduz vakası görüldü

Almanya’da yıllar sonra ilk: Kuduz vakası görüldü

Almanya'da uzun yıllar sonra ilk kez kuduz vakası görüldü. Kaçak hayvan ithalatı ve aşısız köpekler büyük risk oluştururken, uzmanlar denetimlerin artırılması gerektiği konusunda uyarıyor.

PANORAMA-NEWS 25 Mart 2026 GÜNDEM

Almanya’da yıllar sonra ilk kez görülen kuduz vakası, yetkilileri ve hayvan hakları savunucularını harekete geçirdi. Ocak ayının sonunda, Rheinland-Pfalz eyaletine bağlı Hochdorf-Assenheim’daki bir hayvan barınağında bulunan köpekte kuduz tespit edildi. Kaçak yollarla Rusya’dan getirildiği belirtilen hayvan, sergilediği anormal davranışların ardından sahibini ısırdıktan sonra barınağa teslim edildi. Kısa süre sonra ölen köpekte yapılan incelemeler hastalığı doğruladı. Isırılan kişinin ise zamanında aşılandığı ve riskin şimdilik kontrol altına alındığı bildirildi.

Alman Hayvanları Koruma Birliği, yaşanan olayın ardından uyarılarını sertleştirdi. Kurumun Başkanı Thomas Schröder, “Güncel kuduz vakası acil bir uyarı niteliğinde” diyerek özellikle yasa dışı hayvan ithalatının oluşturduğu tehlikeye dikkat çekti. Bu tür hayvanların çoğu zaman gerekli aşı ve belgeler olmadan ülkeye sokulduğu, ayrıca zaten kapasitesi dolu olan hayvan barınaklarına yük getirdiği ifade ediliyor.

Kuduz, ölümcül ve tedavisi bulunmayan viral bir hastalık olarak biliniyor. Hastalığa yakalanan hayvanlarda belirgin davranış değişiklikleri görülüyor. Özellikle vahşi hayvanlarda insan korkusunun ortadan kalkması dikkat çekiyor. Virüs çoğunlukla ısırık yoluyla bulaşıyor ve belirtilerin ortaya çıkması iki hafta ile altı ay arasında değişebiliyor.

Hastalığın ilk evresinde huzursuzluk, korku, aşırı salya ve ateş görülüyor. İlerleyen süreçte saldırganlık, sinirlilik, yutma güçlüğü ve yön kaybı ortaya çıkıyor. Köpeklerde normalden fazla havlama gözlemleniyor. Son aşamada ise felç, yemek yememe ve koma gelişiyor; bu süreç çoğunlukla ölümle sonuçlanıyor.

Kuduzun canlı hayvanda kesin teşhisi yapılamıyor. Şüphe durumunda resmi veteriner hekimin devreye girmesi gerekiyor. En etkili korunma yöntemi düzenli aşı olarak öne çıkıyor ve bu aşının üç yılda bir yenilenmesi gerekiyor.

Hastalığın insanlara da bulaşabildiği belirtilirken, hızlı müdahalenin hayati önem taşıdığı vurgulanıyor. Isırık ya da temas sonrası yaranın derhal tedavi edilmesi ve koruyucu aşının uygulanması halinde hastalığın önlenebileceği ifade ediliyor. Uzmanlara göre virüs sinir sistemine ulaşmadan önce müdahale için yalnızca birkaç günlük kritik bir süre bulunuyor.