Almanya’da uyum kursu kesintisine tepkiler çığ gibi

Almanya’da uyum kursu kesintisine tepkiler çığ gibi

Almanya'da uyum kurslarına desteğin kesilmesine tepkiler bitmiyor. Hükümet ortağı SPD ve belediyeler karara hâlâ tepkili.

PANORAMA-NEWS 16 Şubat 2026 GÜNDEM

Almanya’da göçmenlere ve sığınmacılara yönelik uyum kurslarında planlanan mali kesintileretepkiler dinmiyor. Alman Şehirler Birliği ve Federal Hükümetin Uyum Sorumlusu Sosyal Demokrat Parti (SPD) üyesi Natalie Pawlik, verdikleri mülakatlarda muhafazakar Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) üyesi Federal İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt’in tasarruf planına karşı çıktı.

Federal hükümetin aldığı bu karar, iltica veya siyasi sığınma başvurusu hâlâ incelenen ve karara bağlanmamış kişileri, sadece müsamaha belgesi (Duldung) olarak bilinengeçici koruma statüsündekileri, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden gelen göçmenleri ve Ukraynalı mültecileri etkiliyor. Yazıda, halihazırda verilmiş olan izinlerin geçerliliğini koruyacağı belirtilirken, söz konusu gruplardaki katılımcıların ancak kendi ücretlerini kendilerinin karşılamaları kaydıyla kurslara kabul edilebileceği ve bu kişilere devlet desteği sağlanmayacağı vurgulandı.

Söz konusu entegrasyon kurslarına yönelik mali desteğin kaldırılmasına, kurslara verilen destek maliyetlerinin yüksekliği gerekçe gösteriliyor. Kararın açıklanmasından bu yana planlanan mali kesinti yoğun eleştirilere yol açtı.

Federal Hükümetin Uyum Sorumlusu Natalie Pawlik, koalisyon ortağı olarak içinde yer aldıkları federal hükümetin İçişleri Bakanı Dobrindt tarafından alınan kararı sert biçimde eleştirenlerin başında geliyor.

Frankfurter Rundschau gazetesine konu hakkında demeç veren Pawlik, sadece ülkede kalıcı olma ihtimali bulunanların desteklenmesine karşı çıkarak “İnsanlara ilk günden itibaren bir fırsat sunmak ve onları boşta bekletmemek ilkesi 20 yıldır başarıyla uygulanıyor” dedi.

Almanca dil kursu için birine destek verilmesinin o kişinin ülkedeki geleceğine dair tahminlere dayandırılmasını da eleştiren Pawlik, ayrıca mültecilerin çok azının dil kurslarını kendi cebinden ödeyecek maddi imkana sahip olduğunun altını çizdi. Pek çok sivil toplum ve göç kuruluşu da Almanca ve uyum kurslarının, söz konusu kişilerin ülkeye en kısa sürede ayak uydurabilmesi için kilit öneme sahip olduğunu belirtiyor.

Kurs desteğinin kalkması Ukraynalı sığınmacıları da etkiliyor. Pawlik, Ukrayna Savaşı’nın çıkmasından bu yana ülkeye kabul edilen yaklaşık 1 milyon 300 bin Ukraynalıdan ne kadarının Almanya’da sürekli kalacağının bilinmediğini ifade ederek dil ve uyum kursu desteğinin kalkmasının yapıcı olmayacağını, zira gelenlerin büyük potansiyele sahip olduğunu belirtti.

Pawlik, “Ukrayna’dan gelen insanlar çalışmak istiyor ve ekonomimiz de acilen iş gücü arıyor. Onlara iş gücü piyasasına erişimi en hızlı şekilde sağlamalıyız” diyerek destek çağrısında bulundu.

Alman Şehirler Birliği Genel Müdürü Christian Schuchardt da Funke Medya Grubu gazetelerine yaptığı açıklamada, kurslara getirilen erişim kısıtlamalarının “iyi bir mesaj olmadığını” belirterek kurslar ile sağlanan dil yetkinliği ve Almanya hakkındaki temel bilgilerin ülkeye uyumun ve toplumsal dayanışmanın anahtarı olduğunu hatırlattı.

Schuchardt ayrıca kararın mali ve sosyal sonuçları konusunda da uyardı: “İş hayatına atılan her mülteci ve sığınmacı, şehirlerin sosyal harcamalarını hafifletir. Ancak entegrasyon kursları olmadan işe girmek neredeyse imkansız hâle gelecektir” diyerek kesintinin uzun vadeli olumsuz sonuçlarına dikkat çekti.

CSU’lu politikacı ise kararı savundu
CSU’lu iç ve hukuk politikaları uzmanı Stephan Mayer ise Deutschlandfunk’ta yaptığı açıklamada, kalış perspektifi olan kişilere odaklanılmasını ve onların desteklenmesini “doğru ve yerinde” bulduğunu kaydederek kesintileri savundu.

Göç sayılarının düştüğünü de belirten Mayer, bunun “doğal olarak bütçe planlamalarına da yansıması gerektiğini” belirterek federal hükümetin entegrasyon kursları için hâlâ bir milyar euronun üzerinde para harcadığını aktardı. Mayer, bunun “hiç de az olmadığını” dile getirerek “bu yüzden, abartılı bulduğum bu eleştirilere pek anlam veremiyorum” dedi.