Almanya, son dönemde hem toplu taşıma sektöründe yaşanan grevler hem de ekonomik yavaşlama ile sarsılıyor.
Özellikle Berlin, Hamburg ve Bremen gibi büyük şehirlerde, ver.di sendikasının çağrısıyla gerçekleşen grevler, günlük yaşamı ve ulaşımı ciddi şekilde aksatıyor. Bu grevler, toplu taşıma araçlarının neredeyse tamamen durmasına ve milyonlarca yolcunun mağdur olmasına yol açıyor.
Grevlerin ardındaki nedenler arasında, işçi hakları ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi talebi bulunuyor. İşçiler, vardiya sürelerinin kısaltılması, gece ve hafta sonu çalışmalarına ek ücret ödenmesi gibi taleplerde bulunuyor. Bu durum, büyük şehirlerde ulaşımın durma noktasına gelmesine neden olurken, aynı zamanda ekonomik faaliyetleri de olumsuz etkiliyor.
Ekonomik yavaşlama ise Almanya’nın genel ekonomik görünümünü de etkiliyor. 2026 yılı için hükümet, gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyüme tahminini yüzde 1’e düşürürken, 2025 yılında %0.2’lik bir büyüme kaydedildi. Bu yavaşlamanın arkasında, küresel ticaretteki daralma, artan enerji maliyetleri ve sanayideki yenilenme baskıları gösteriliyor.
Uzmanlar, Almanya’nın ekonomik toparlanması için yapısal reformlara, dijitalleşmeye ve yeşil enerji yatırımlarına odaklanması gerektiğini vurguluyor. Bu kapsamda, hükümetin ve özel sektörün işbirliği, Almanya’nın bu zorlukların üstesinden gelmesinde kritik rol oynayacak.
