Almanya’da Suriyelilerin iltica başvurularında kabul oranı yüzde 5,3’e düştü. Hükümet değişikliği ve Suriye’deki siyasi gelişmeler, daha katı değerlendirme sürecini beraberinde getirdi.
Almanya’da Suriyelilerin yaptığı iltica başvurularında kabul oranı dikkat çekici biçimde geriledi. Federal hükümetin Sol Parti milletvekili Clara Bünger’in soru önergesine verdiği yanıt, başvuruların artık büyük ölçüde reddedildiğini ortaya koydu. Bu eğilim, dini ve etnik azınlık mensuplarını da kapsıyor, ancak bu gruplar için ret oranlarının nispeten daha düşük olduğu belirtiliyor.
İçişleri Bakanlığı verilerine göre, geçen yıl Suriyeli başvuru sahiplerinin yalnızca yüzde 5,3’ü herhangi bir koruma statüsü elde edebildi. Bu oran; mülteci ya da sığınma hakkı tanınanları, sınırlı koruma verilenleri ve sınır dışı yasağı getirilenleri kapsıyor. Ancak başka bir Avrupa Birliği ülkesinin sorumluluğunda olduğu için incelenmeyen ya da başvuru sahibi tarafından geri çekilen dosyalar bu istatistiğe dahil edilmedi.
Bir önceki yıl olan 2024’te ise tablo tamamen farklıydı. Federal Göç ve Mülteciler Dairesi, Suriyelilerin başvurularının neredeyse tamamını olumlu sonuçlandırmış ya da en azından sınır dışı yasağı kararı vermişti. O dönemde Almanya’da SPD, Yeşiller ve FDP’den oluşan koalisyon hükümeti görevdeydi.
2025 itibarıyla ise CDU/CSU ile SPD’nin oluşturduğu yeni hükümet iş başına geldi. Bu değişimle birlikte iltica politikasında daha katı bir yaklaşım benimsendiği görülüyor.
Başvuruların reddedilme oranındaki artışın arkasında, Suriye’de yaşanan siyasi değişimlerin de önemli rol oynadığı ifade ediliyor. 2024 sonunda eski lider Beşar Esad’ın devrilmesinin ardından, Bamf ülkeye ilişkin değerlendirmelerini yeniden şekillendirdi.
Yetkililer artık başvuruları daha çok bireysel koşullar üzerinden inceliyor. Bu yaklaşımda, Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in Suriye’de iç savaşın sona erdiğine yönelik açıklamaları da etkili oldu. Merz, bu tespitten hareketle genel geçer iltica gerekçelerinin artık geçerli olmadığını savunmuştu.
