Yorumlarda, davanın yalnızca bir ceza davası olmaktan çıkıp “siyasi nüfuz yargıyı etkiliyor mu?” sorusunu gündeme getirdiği vurgulandı.
Mahkemenin “kurum prestijini koruma” gerekçesiyle gizlilik talebini kabul etmesi ve sanığa verilen cezanın ertelenmesi, ülkede hukuk devleti ilkeleri tartışmalarını alevlendirdi.
Die Zeit gazetesinin haberine göre, 2021 yılında bir flört sitesi aracılığıyla tanıştığı kadının evine giden Ebbing, burada kadının 7 yaşındaki çocuğuna banyo sırasında cinsel istismarda bulundu. Yargı sürecinde Ebbing, eski milletvekili ve DIG yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle davanın kurumun itibarına zarar vereceğini öne sürerek gizlilik talebinde bulundu. Mahkeme, çocuk istismarı gibi ciddi bir suçta bu gerekçeyi kabul ederek duruşmaları basına ve kamuoyuna kapalı gerçekleştirdi.
Gizli yürütülen yargılama sonucunda mahkeme, Ebbing’i suçlu bularak 10 ay hapis cezası verdi, ancak ceza ertelendi. Dosya içindeki mesajlaşmalarda yaşanan vahşetin “aile içi fantezi” olarak hafifletilmeye çalışıldığı görülse de, savcılık durumun açık bir çocuk istismarı olduğunu vurguladı. Kapalı kapılar ardında verilen ertelenmiş hapis kararı, siyasiler için adaletin farklı işlediği algısını güçlendirdi.
Olayın patlak vermesi sonrası Almanya’da hukukçular ve muhalefet partileri tepkili. Yorumlarda, davanın yalnızca bir ceza davası olmaktan çıkıp “siyasi nüfuz yargıyı etkiliyor mu?” sorusunu gündeme getirdiği vurgulandı. Uzmanlar, şeffaflık ilkesinin ihlalinin toplumun yargıya güvenini sarstığını belirtiyor. Çocuk hakları savunucuları, istismarcıların siyasi kimlikleri ne olursa olsun ifşa edilmesi ve en ağır cezayı alması gerektiğini savunarak mahkemenin tutumunu “hukuk skandalı” olarak nitelendirdi.
