Almanya’dan yapılan geri göndermelerin (deportasyon) sayısı, 2025’in ilk dokuz ayında belirgin şekilde arttı.
Almanya’da 2025 yılı itibarıyla gerçekleştirilen zorunlu geri gönderme (Abschiebung) işlemleri, önceki yıllara göre belirgin bir artış gösterdi. Federal İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre, 2025’in ilk üç çeyreğinde 17 bin 651 kişi, yani bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 20 daha fazla kişi, Almanya’dan kendi ülkelerine geri gönderildi. Bu artış, hükümetin koalisyon anlaşmasında belirlediği hedeflerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor
Federal İçişleri Bakanlığı’nın yeni verilerine göre, Ocak-Eylül döneminde 17 bin 651 kişi kendi ülkelerine gönderildi. Bu, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %20’lik bir artış anlamına geliyor (2024: 14 bin 706).
Geri gönderme işlemlerinin en yoğun olduğu ülkeler sırasıyla şunlardır:
Türkiye: 1.614 kişi
Gürcistan: 1.379 kişi
İspanya: 928 kişi
Fransa: 842 kişi
Sırbistan: 722 kişi
Bulgaristan: 655 kişi
Arnavutluk: 637 kişi
Bu veriler, Almanya’nın özellikle Avrupa ülkelerine yönelik geri gönderme işlemlerini artırdığına işaret ediyor.
Geri gönderilenlerin yaklaşık yüzde 17’sini (3 bin 95 kişi) çocuklar ve gençler oluşturuyor. Öte yandan, 70 yaş ve üzeri bireylerin sayısı ise yalnızca 54. Bu durum, özellikle savunmasız grupların geri gönderme politikalarından nasıl etkilendiğini gösteriyor.
Sol Parti (Die Linke) milletvekili Clara Bünger, artan geri gönderme sayılarını “insanlık dışı bir politika” olarak nitelendiriyor. Bünger, özellikle Türkiye’ye yapılan geri gönderme işlemlerini eleştirerek, “Türkiye’de solcular, Kürtler ve muhalifler baskı altında; buna rağmen Almanya’nın bu ülkeye geri gönderme yapması, insan onurunu ihlal ediyor” dedi.
Hükümet, geri gönderme işlemlerini daha da artırmayı hedefliyor. Bu amaçla, geri gönderme tutukluluğu (Abschiebehaft) sırasında zorunlu avukatlık hizmetinin kaldırılması ve federal polisin yetkilerinin genişletilmesi gibi yasal değişiklikler planlanıyor. Ayrıca, suçlu ve “tehdit oluşturan” bireylerin kalıcı olarak sınır dışı edilmesi için kapasitenin artırılması öngörülüyor
Avrupa Parlamentosu ve AB Komisyonu, zorunlu geri gönderme işlemlerinin sonlandırılmasını destekliyor. Ancak, AB üyesi ülkeler arasında bu konuda ortak bir karar alınamıyor. Özellikle, Almanya’nın Afganistan ve Suriye gibi ülkelerle doğrudan geri gönderme anlaşmaları yapma çabaları, uluslararası insan hakları örgütleri tarafından eleştiriliyor.
Almanya’nın 2025 yılı itibarıyla uyguladığı zorunlu geri gönderme politikaları, iç siyasette ve uluslararası alanda geniş yankı uyandırıyor. Artan geri gönderme sayıları, özellikle savunmasız gruplar üzerinde ciddi etkiler yaratırken, hükümetin bu politikaları daha da sertleştirme planları, tartışmaları derinleştiriyor.
CDU/CSU ve SPD koalisyonu, geri gönderme sayısını artırmayı hedefliyor. Planlanan değişiklikler arasında:
Geri gönderme tutukluluğunda zorunlu avukat uygulamasının kaldırılması,
Federal Polisin yetkilerinin artırılması,
Tehlikeli kişiler ve ağır suçlular için sürekli geri gönderme tutukluluğu uygulanabilmesi,
Geri gönderme tutukluluğu kapasitesinin artırılması yer alıyor.
Bu veriler, insan hakları, uluslararası standartların korunması ve geri gönderme uygulamalarının hızlı yürütülmesi konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
