Almanya’da her üç kişiden biri ev güvenliği için kamera veya video kapı zili kullanıyor. Hırsızlık korkusu talebi artırırken, veri güvenliği ve gizlilik endişeleri sürüyor.
Almanya’da ev güvenliği denince kamera ve video kapı zilleri giderek daha fazla tercih ediliyor. Yeni bir araştırma, akıllı gözetim teknolojilerinin toplumun geniş kesimlerine yayıldığını ortaya koyuyor.
Appinio’nun Amazon Ring adına yaptığı ankete göre, Almanya’da yaşayanların yüzde 35’i halihazırda bir güvenlik kamerası ya da video kapı zili kullanıyor. Bir başka ifadeyle ülkede her üç kişiden biri evini kamera sistemiyle izliyor. Bu tablo, dijital güvenlik çözümlerinin artık niş olmaktan çıktığını gösteriyor.
Araştırma, güvenlik ihtiyacının artmasında hırsızlık endişesinin belirleyici olduğunu ortaya koyuyor. Katılımcıların dörtte biri, son beş yıl içinde bir hırsızlık ya da hırsızlık girişimi yaşadığını söylüyor. Ankete katılanların üçte ikisi ise bu tür endişelerin, akıllı güvenlik teknolojilerine olan ilgilerini doğrudan etkilediğini kabul ediyor.
Buna rağmen, kişisel güvenlik algısında da bir iyileşme dikkat çekiyor. Katılımcıların yüzde 22’si, yaşadıkları çevrede kendilerini iki yıl öncesine göre daha güvende hissettiklerini belirtiyor. Yüzde 9’luk bir kesim ise bu güven artışını “belirgin” olarak tanımlıyor. Tehdit algısı sürse de, genel tablo insanların kendilerini daha korunaklı hissettiğine işaret ediyor.
Güvenlik bilincinin çocuklu ailelerde daha yüksek olduğu görülüyor. Çocuklu hanelerin yüzde 51’i evlerini kamera ve alarm sistemleriyle korurken, bu oran çocuksuz çiftlerde yarı yarıya daha düşük.
Yaş grupları arasında da fark var. 18-24 yaş aralığındakilerin yüzde 43’ü, 25-34 yaş grubunun ise yaklaşık yüzde 39’u bu tür cihazlar kullanıyor. 55-64 yaş grubunda ise oran yüzde 30 seviyesinde kalıyor.
Kameralar faydalı bulunuyor ancak veri güvenliği ciddi bir soru işareti olmaya devam ediyor. Katılımcıların yüzde 52’si, hacker saldırıları ve yetkisiz erişimden endişe duyuyor. Yüzde 30’luk bir kesim ise kameraların istemeden komşuları ya da yoldan geçenleri kaydetmesinin hukuki sorunlara yol açabileceğinden kaygılı.
Veri saklama konusu da hassas. Katılımcıların yüzde 56’sı, bulut hizmetlerini ancak veri süresini ve erişimi kendilerinin belirlemesi halinde kabul ediyor. Yüzde 46 için uçtan uca şifreleme vazgeçilmezken, yaklaşık yüzde 40 üreticilerden daha şeffaf güvenlik standartları talep ediyor.
Kamera kullanımında bölgesel farklılıklar dikkat çekiyor. Saksonya-Anhalt’ta hanelerin yüzde 57’si, Brandenburg’da ise yüzde 50’si güvenlik kamerası ya da video kapı zili kullanıyor. Baden-Württemberg’de oran yüzde 39 iken, Hamburg ortalamanın altında kalıyor: Kentte yalnızca her dört kişiden biri bu teknolojilere sahip.
Kamera satın alırken en önemli kriterler fiyat-performans dengesi (yüzde 25) ve veri güvenliği (yüzde 22). Yapay zeka destekli özelliklere ilgi artsa da, herkes ikna olmuş değil. Katılımcıların yüzde 35’i bu tür fonksiyonların gizliliği tehdit ettiğini düşünürken, yüzde 39 ise kişi tanıma ve otomatik uyarılar gibi özellikleri yararlı buluyor.
Uzmanlara göre kameralar hırsızlığı tamamen engellemiyor, daha çok caydırıcı bir etki yaratıyor. Gerçek anlamda güvenlik için hırsızlığa dayanıklı kapı ve pencereler, dikkatli komşuluk ilişkileri ve evden çıkarken temel önlemlerin alınması hâlâ en etkili yöntemler arasında yer alıyor.
