Almanya’da daha fazla silahlanma caydırıcı güç mü yoksa savaş riski mi?

Almanya’da daha fazla silahlanma caydırıcı güç mü yoksa savaş riski mi?

Evrensel'den Yusuf As'a konuşan SPD milletvekili Jan Dieren, 'Daha fazla silahlanmanın savaş riskini azaltacağı söylemini gerçekçi bulmuyorum. Bunun tam tersinin doğru olduğunu düşünüyorum.' dedi

PANORAMA - NEWS 30 Mart 2025 GÜNDEM

Almanya silahlanma harcamalarına hız verdi. Hatta bunun için anayasanın üç maddesi değiştirildi.

Evrensel’den Yusuf As, Federal Parlamentoda anayasal değişikliğin yapıldığı oylamada karşı oy kullanan tek Sosyal Demokrat Parti (SPD) milletvekili olan Jan Dieren’e bunun nedenini sordu.

Dieren, 23 Şubat seçimleriyle oluşan ve resmi olarak 25 Mart’ta göreve yeni başlayan parlamentoda yer almıyor. Henüz yeni hükümetin kurulmadığı Almanya’da, tarihi silahlanma oylaması, meclis aritmetiği değişmeden, 18 Mart’ta eski meclis bileşimiyle yapılmış ve bu tepki toplamıştı.

Parlamento, üçte iki çoğunlukla tarihi bir kredinin önünü açtı. Fonların savunma, altyapı ve iklim koruma alanlarında kullanılması planlanıyor. Buna neden karşı oy kullandınız?

Altyapı ve iklim korumasına yatırım yapmanın kesinlikle hiçbir sakıncası yok. Tam tersine, oraya ve birçok başka alana acilen daha fazla yatırım yapılması gerekiyor. Ayrıca eyaletler için borç freninin gevşetilmesinin de doğru olduğunu düşünüyorum. Ancak silahlanma ve savunma alanına sınırsız kredi verilmesine ilişkin ciddi çekincelerim var.

Alınan kararlar endişe verici

Savunma ve güvenlik harcamalarının belirli bir miktarın üstündeki kısmının borç freninden muaf tutulması planlanıyor. Sizce bu yeni bir savaş hazırlığı mı demek?

Evet, bu beni çok endişelendiriyor. Anayasada yapılan değişiklik artık gelecekteki tüm hükümetler için geçerli. Ancak önümüzdeki birkaç yıl içinde hangi siyasi çoğunlukların olacağını ve silahlanma ve savunma için sınırsız kredi alma olasılığı karşısında ne yapacaklarını bilmiyoruz. Kimseyi kasıtlı olarak savaşa hazırlanmakla suçlamaya gerek yok. Ancak savaşları önlemek amacıyla yapılan silahlanma daha sonra savaşları körükleyebilir. Bunun gerçek bir tehlike olduğunu düşünüyorum.

ABD’nin NATO’yu terk edebileceği ve Putin’in büyük bir tehdit oluşturduğu, bu nedenle de büyük bir yeniden silahlanmanın gerekli olduğu yönünde bir görüş var. Bu anlatıyı inandırıcı buluyor musunuz?

Elbette Putin gibi insanlar birçok insan için tehdittir. Savaş riskinin birkaç yıl öncesine göre daha yüksek olduğu da bir gerçek. Fakat bu tehlikeyi tek tek insanların eylemlerine veya ruh hallerine bağlamak çok kolay. Savaşlar, nüfuz alanları için mücadele eden devletler arasındaki çekişmelerden doğar. Ancak daha fazla silah ve teçhizatın savaş riskini azaltacağı söylemini gerçekçi bulmuyorum. Bunun tam tersinin doğru olduğunu düşünüyorum.

Altyapı fonları, diğer harcamaların yanı sıra okul, hastane ve köprü inşaatı ve bakımı için kullanılacak deniyor. Paranın gerçekten ihtiyaç duyulan yere ulaştığını düşünüyor musunuz? Yoksa bu fonların dolaylı olarak askeri hazırlıklarla ilişkilendirilebileceğinden mi endişe duyuyorsunuz?

Paranın nasıl kullanılacağı henüz belli değil. Altyapı yatırımı olarak değerlendirilecek olanın ne olduğu ve hangi amaçlara hizmet ettiği konusunda da muhtemelen bir tartışma yaşanacaktır. O yüzden bu konu ileride mutlaka gündeme gelecek.

Bu kredilerin faizi olacak ve milli borcu daha da artıracak. Federal hükümetin bu borcu geri ödemek için ne gibi planları var?

Federal hükümet adına konuşamam, özellikle de henüz göreve başlamamış bir hükümet adına. Ama şimdi alınan ek kredilerin faiz ödemeleri olacağı bir gerçek. Bu faizleri kimin ödeyeceği ise siyasi güç dengeleriyle ilgili bir sorun. Dolayısıyla halka yönelik kesintilerin mi yapılacağı, yoksa zenginlerin servetinin mi kullanılacağı önümüzdeki yıllardaki siyasi tartışmalara bağlı olacak.

Anti-sosyal kesintilere karşı mücadele etmeliyiz

Sosyal hizmetlerde, bakımda veya eğitimde büyük kesintileri kabul etmek zorunda kalma riski var mı? Aslında altyapı yatırımlarının tam da bunu engellemesi gerekmiyor mu?

Evet, tehlike var. Bunu (müstakbel Almanya Başbakanı) Merz ve (Hıristiyan Demokrat Partiler) CDU/CSU’dan diğer politikacıların yaptığı açıklamalarda görüyoruz; şimdi özellikle sosyal harcamalarda kesintiler yapmak istiyorlar. Ama bunları kabul etmek zorunda değiliz. Bu aynı zamanda siyasal güç dengelerinin de meselesidir. Özellikle şimdi, anti-sosyal kesintilere karşı birlikte mücadele edebiliriz ve etmeliyiz.