Almanya'da toplu taşımada saptanan biletsiz yolculara 60 euro para cezası veriliyor. Bunu ödeyemeyenlerin hapse girmesi de mümkün. Adalet Bakanı bu yasayı değiştirmek için kolları sıvadı.
Almanya’da toplu taşıma araçlarıyla biletsiz yolculuk etmek veya buna kalkışmak bir suç. Buna göre kaçak yolculuk yaptığı saptanan kişilere önce 60 euro para cezası kesiliyor, akabinde de görevli kişiler tarafından araçtan indiriliyorlar. Para cezasını ödeyemeyen veya ödemek istemeyenleri ise bir yıla kadar hapis cezası istemiye bir yargı süreci bekliyor.
Bu konudaki cezai süreç Alman Ceza Kanunu’nun 265’inci maddesinde düzenleniyor.
Almanya’da toplu taşıma araçlarına binerken turnike veya benzeri bir sistem olmadığından yolcular araçlara bir ön kontrol olmadan binebiliyor. Bilet kontrolü ise görevliler tarafından aniden yapılıyor ve biletsiz yolcular bu esnada tespit ediliyor. Bu şekilde yapılan kontrollerde 2024 yılında 144 bin biletsiz yolcu saptanmıştı. Her yıl kesilen para cezasını ödemediği veya ödemek istemediği için de 7 bin ila 9 bin kişi cezaevine giriyor.
Ancak Sosyal Demokrat Parti’li (SPD) Adalet Bakanı Stefanie Hubig, biletsiz yolculuğu suç kapsamından çıkarıp kabahatler kanunu kapsamına almayı ve bu sayede biletsiz yolcuların cezaevine girmesine son vermeyi amaçlıyor. Hubig, bu durumun suç kapsamına girmesinin yargı üzerinde yük oluşturduğuna da dikkat çekiyor.
“Neue Osnabrücker Zeitung” gazetesine verdiği mülakatta biletsiz yolculuğu “suç olmaktan çıkarmak” istediğini söyleyen Bakan Hubig, “Bilet almaya gücü yetmeyen ve sonunda bu yüzden cezaevine düşen insanların yeri gerçekten de orası mı olmalı?” diye konuştu.
Bakan Hubig, talep ettiği bu reformu da koalisyonun muhafazakâr ortağı Hristiyan Birlik partileri (CDU ve CSU) ile geçen yıl imzaladıkları sözleşmeye dayandırdı. Koalisyon sözleşmesinde, gereksiz olarak nitelendirilecek düzenlemelerin kaldırılmasının gözden geçirilmesi öngörülüyor. Bakan’a göre kaçak yolculuk için verilen hapis cezası da bu kapsama giriyor.
Sosyal Demokratlar, bu tür düzenlemeleri güvenlik ve yargı maliyetleriyle de gerekçelendiriyor. Model hesaplamalara göre zaten aşırı yoğun olan yargı sistemine biletsiz yolculuk yüzünden açılan davalar ve cezaevi süreçleri yaklaşık 200 milyon euro mali yük getiriyor.
Bu arada toplu taşıma şirketlerinin biletsiz yolculuk yüzünden yıllık kaybının da 250-300 milyon euro olduğu tahmin ediliyor.
Almanya genelinde yaklaşık 60 bin avukatı temsil eden Alman Avukatlar Birliği (DAV) de Bakan Hubig’i destekliyor. DAV Genel Başkanı Sven Walentowski, yine “Neue Osnabrücker Zeitung” gazetesine yaptığı açıklamada, “Söz konusu suç kapsamında cezai yaptırımın sosyal faydası şüpheliyken buna karşın toplum genelinde yarattığı zarar ise devasadır” diyerek mevcut uygulamayı eleştirdi.
Almanya Hakimler Birliği de Bakan Hubig’i haklı buluyor. Birlik, biletsiz yolculuğun sadece bilinçli şekilde dolandırıcılık amaçlı yapıldığının saptanması halinde suç olarak cezalandırılmasını, aksi halde toplu taşıma şirketinin sivil hukuk kapsamında uyguladığı 60 euro para cezasının yeterli olduğu kanısında.
Muhalefetten Sol Parti Meclis Grubu Başkanı Clara Bünger de biletsiz yolculuğun kriminalize edilmekten çıkarılması planına destek verdi. Bünger, ayrıca vatandaşların satın alabileceği ucuz toplu taşıma bileti uygulanması gerektiğini savundu. Yolculuğun bir lüks değil, bir temel hak olduğunu vurgulayan Bünger, 2022’de Ukrayna savaşı ile yaşanan enerji krizi üzerine bir süre uygulanan ve Almanya’da hızlı trenler hariç hemen hemen bütün toplu taşıma araçlarında geçerli olan aylık 9 euroluk karta geri dönülmesini talep etti.
Hristiyan Birlik partileri (CDU ve CSU) Federal Meclis Grubu Başkanvekili Günter Krings ise SPD’li Bakan’ın önerisine tepki gösterdi. Krings, “Bu yeni plan karşısında sadece hayrete düşülebilir. Adalet Bakanlığının ceza hukukundaki asıl problemlere odaklanması daha iyi olurdu” açıklamasını yaptı.
Almanya Polis Sendikası (GdP) da ceza kanunlarında değişiklik yapılmasına karşı çıkıyor. Sendika Başkanı Andreas Roßkopf, Bakan Hubig’in reform planının, biletli yolculuğu umursanmaz hale getirme tehlikesi olduğunu savundu.
Bakan Hubig’den önce, bir önceki hükümetteki selefi Marco Buschmann da böyle bir değişiklik önermiş, 2023 yılında kaçak yolculuğu suçtan kabahate indirme planının gözden geçirileceğini belirtmişti. O dönemde kamuoyu araştırma kuruluşu “infratest-dimap” tarafından yapılan bir anket de vatandaşların yaklaşık üçte ikisinin biletsiz toplu taşımaya binenlerin cezaevine gönderilmesine karşı olduğunu ortaya koymuştu.
