Almanya’da AfD uyarısı: Sistemi değiştirebilir

Almanya’da AfD uyarısı: Sistemi değiştirebilir

Saksonya-Anhalt’ta seçim öncesi AfD tartışması büyüyor. Eski Başbakan Haseloff, olası bir AfD iktidarının ciddi değişimlere yol açabileceğini söyledi.

PANORAMA-NEWS 03 Nisan 2026 GÜNDEM

Saksonya-Anhalt’ta yaklaşan eyalet seçimleri öncesinde siyasi tansiyon yükselirken, eski Başbakan Reiner Haseloff’tan dikkat çeken uyarılar geldi. CDU’lu siyasetçi, AfD’nin iktidara gelmesi halinde eyalette temel alanlarda köklü değişiklikler yaşanabileceğini söyledi.

“Süddeutsche Zeitung”a konuşan Haseloff, eyalet yönetimlerinin eğitim, iç güvenlik ve yargı gibi kritik alanlarda geniş yetkilere sahip olduğunu hatırlatarak, bu alanlarda yapılacak değişikliklerin sistem üzerinde doğrudan etkili olacağını vurguladı.

Haseloff, AfD’nin mevcut düzeni değiştirmeyi hedeflediğini savunarak, özellikle eğitim politikalarına dikkat çekti. Zorunlu eğitimin kaldırılması gibi bir adımın tüm eğitim sistemini sarsabileceğini belirtti.

Yargı alanında ise savcılıkların adalet bakanlıklarına bağlı çalıştığını hatırlatan Haseloff, siyasi müdahale ihtimaline işaret etti.

AfD’nin Bauhaus mimarisine yönelik eleştirilerine de değinen Haseloff, partinin bu yaklaşımını sorguladı. Mimari tercihler üzerinden yapılan tartışmaların, ideolojik bir dönüşümün işareti olabileceğini dile getirdi.

Olası bir CDU–AfD koalisyonu ihtimali hakkında da konuşan Haseloff, bu seçeneğe sıcak bakmadığını açıkça ifade etti. Partisinin, kendisini hedef alan bir siyasi hareketle iş birliği yapmasının mantıklı olmayacağını söyledi.

Haseloff’a göre AfD’nin güç kazanmasının arkasında, demokrasinin karmaşık yapısı ve krizlere hızlı yanıt verilememesi yatıyor. Partinin işçilerden emeklilere kadar farklı kesimlerden destek aldığına dikkat çekti.

Özellikle genç seçmenlerin ve doğu Almanya’daki vatandaşların, merkez partilere olan güveninin azaldığını ifade etti.

Almanya’nın ekonomik gücüne dair de değerlendirmelerde bulunan Haseloff, geçmişteki güven ortamının zayıfladığını belirtti. “Made in Germany artık eskisi gibi kendiliğinden başarı getirmiyor” diyerek, ekonomik ve toplumsal hayal kırıklığına işaret etti.