Almanya medyasında İmamoğlu davası: Erdoğan en büyük rakibini yargılatıyor

Almanya medyasında İmamoğlu davası: Erdoğan en büyük rakibini yargılatıyor

Almanya'nın yaygın medya yelpazesinin hemen bütün bileşenleri, İmamoğlu yargılamasını neredeyse aynı başlıklarla verdi. İBB Başkanının neyle suçlandığı değil, kim olduğu manşetlerdeydi: "Erdoğan'ın en büyük rakibi," "Erdoğan'ın en korktuğu rakibi", "Erdoğan'a en acı yenilgisini tattıran rakibi"

PANORAMA-NEWS 11 Mart 2026 GÜNDEM

Türkiye’de son yılların en önemli davalarından biri, usulsüzlükle başladı. Pazartesi gününden beri 400’den fazla kişi yolsuzluk suçlamalarıyla yargılanıyor. Başlıca sanık, tutuklu İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu. İlk duruşmada, yargıçların tüm sanıkların ve avukatlarının kimliklerini doğrulaması gerekiyordu. İzleyiciler, uzun bir süreç olacağını düşünüyordu. Ancak zorunlu kimlik kontrolleri yerine duruşma kaotik sahnelerle başladı.

Sanıkların neredeyse tamamı İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetim çevrelerinden geliyor. Sabah gruplar halinde mahkeme salonuna getirildiler ve izleyici sıralarından alkışlarla karşılandılar. En çok İmamoğlu alkışlandı. Salona son giren sanıklardandı. Muhalif siyasetçi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en büyük rakibi olarak kabul ediliyor ve aleyhindeki yargılamanın siyasi amaçlı olduğu düşünülüyor.

İmamoğlu yaklaşık bir yıldır tutuklu yargılanıyor. Tutuklanması, yakın tarihte görülen ülke çapındaki en büyük protestolara yol açtı. Ülkenin en büyük muhalefet partisi olan CHP, o zamandan beri haftada birkaç kez miting düzenliyor. Son aylarda çok sayıda parti temsilcisi de hapse atıldı. Parti yönetimi de soruşturma altına alındı. Gözlemciler, Erdoğan’ın muhalefeti suçlu göstererek iktidardaki konumunu sağlamlaştırmaya çalıştığı kanısında. Tutuklanmasına kadar İmamoğlu, bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde en umut vadeden aday olarak görülüyordu. Hapiste bile birçok ankette Erdoğan’ın önünde yer almaya devam ediyor.

Sonbaharda, savcılık yaklaşık 4 bin sayfalık iddianameyi sundu. İmamoğlu, diğer suçlamaların yanı sıra, bir suç örgütü kurmak ve yönetmek, rüşvet ve kara para aklamakla suçlanıyor. Savcılık, 2 bin yıldan fazla hapis cezası talep ediyor. CHP’li siyasetçi tüm suçlamaları reddediyor.

Mahkemede İmamoğlu meydan okurcasına davrandı. Mahkeme salonuna girerken seyircilere el salladı ve öpücükler gönderdi. Ardından defalarca konuşmaya çalıştı. Ancak mikrofon kapalı kaldı, duruşma hakimi sanığı defalarca uyardı ve sözlü bir tartışmanın ardından mahkeme salonunun boşaltılmasını emretti.

Hakimler, kendi aleyhlerindeki talebi kendileri karara bağladı.
Yolsuzluk davası yıllarca sürebilir. İstanbul’a yaklaşık 60 kilometre uzaklıktaki kötü şöhretli Silivri cezaevi arazisinde, devasa dava için özel bir bina inşa ediliyor. Ancak duruşma başlarken henüz tamamlanmamıştı. Güvenlik önlemleri sıkıydı ve şu anda var olan en büyük duruşma salonuna sadece az sayıda izleyici alınabiliyordu. Salon yaklaşık 1.200 kişi kapasiteliydi. İzleyiciler arasında birkaç yabancı gözlemci de vardı; Almanya başkonsolosu duruşma için İstanbul’a gelmişti.

İmamoğlu’nun partisi CHP daha önce duruşmanın TV’den yayınlanmasını talep etmişti. Ancak mahkeme bu talebi kabul etmedi. Duruşma sırasında ve öncesinde güvenlik güçleri, titizlikle cep telefonlarıyla fotoğraf veya video çekilmemesini sağladı. İmamoğlu’nun önceki duruşmaları sonrasında kavgacı ve etkili bir sanık imgesini gösteren videolar sosyal medyada viral olmuştu. Mahkeme bu tür görüntülerin tekrar yayılmasını önlemek istedi.

Mahkeme başkanının verdiği aradan sonra duruşma öğleden sonra erken saatlerde yeniden başladı. Birkaç avukat, kimlik kontrolünün yapılmamasına itiraz etti. Avukatlardan biri, “Mahkeme salonunda kimin olduğunu bile bilmiyorlar,” diye haykırdı. Avukatlar usulsüzlükler nedeniyle üç yargıç için reddi hâkim talebinde bulundular, ama talepleri reddedildi. Hakimler kendileri hakkındaki kararı kendileri verdi.

Duruşmanın Salı günü yeniden başlaması planlanıyor. Mahkemeye göre, duruşmalar Nisan ayı sonuna kadar Pazartesi’den Perşembe’ye haftalık olarak yapılacak.

İBB Başkanı’nın eşi Dilek İmamoğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, duruşmayı sadece kişisel bir mesele olarak değil, aynı zamanda ülkedeki hukukun üstünlüğü için önemli bir sınav olarak gördüğünü söyledi. “Umutlarımız çok yüksek. Çünkü haklı olduğumuzu biliyoruz ve buna tüm kalbimizle inanıyoruz.” Ona göre, iyi bir sonuç sadece beraatten daha fazlasını ifade ediyordu. “Benim için ‘iyi bir sonuç’, adalet sistemine olan kamu güveninin yeniden sağlanması anlamına geliyor.”

Hükümet, Türk yargısının tarafsızlığını döne döne vurguluyor. Ancak muhalefet, hukukun üstünlüğünün tam olarak sağlanmamasını eleştiriyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), İmamoğlu ve diğer sanıkların adil bir şekilde yargılanacaklarını kuşkuyla karşılıyor.

İddianame, daha resmen kabul edilmemişken hükümet yanlısı medyaya sızdırıldı. İnsan Hakları İzleme Örgütü, kanıtların çoğunun, Türkiye’deki diğer siyasi amaçlı davalara benzer şekilde, kimlikleri gizli tutulan yaklaşık bir düzine tanığa dayanmasını eleştirdi. HRW ayrıca, savcıların ve Erdoğan’ın kendisinin taraflı ifadelerine de dikkat çekti.

Soruşturmadan sorumlu savcı Adalet Bakanı oldu
HRW ayrıca, Erdoğan’ın Şubatta İmamoğlu’na karşı soruşturmayı yürüten savcıyı Adalet Bakanı olarak atamasını da sert bir şekilde eleştirdi. Bunun, hükümetin yargı üzerindeki “açık etkisini” gösterdiğini belirtti.

İmamoğlu’nun çevresindeki güvenlik görevlilerinden ve sanıklardan birinin eşi olan 34 yaşındaki Hüri Türkmen, SPIEGEL’e verdiği röportajda, “Davanın başlaması neden bu kadar uzun sürdü?” diye soruyordu. Eşi Çağlar Türkmen, yasa dışı olduğu iddia edilen toplu işlemler için kullanılan bir yerdeki güvenlik kamerası görüntülerini saklamakla suçlanıyor. Eşi de birçok kişi gibi kamuoyunun duruşmalara erişiminin kısıtlanmasını eleştirdi.

İmamoğlu ve diğer sanıklar hakkında iddianamenin yanı sıra yüz binlerce sayfa da delil sunuldu. Sanıklar verileri dijital depolama cihazlarında aldılar. Ne var ki, cezaevindeki bilgisayara erişim kısıtlandı veya tamamen imkânsız hale getirildi. İmamoğlu’na sonunda haftada bir saat bilgisayar üzerinden duruşmaya hazırlanma izni verildi.

Hukuki süreç, bundan etkilenenler için bir yıpratma savaşına dönüşebilir. Türkmen, “Kocamın fotoğrafları her yerde yayınlandı. Bu da veri koruma yasalarını ihlal ediyor. Her yerde itibarımızı zedelemeye çalıştılar, ama vicdanımız rahat,” diyor. Tüm bu süreç aile için çok zor. Kızları, babası tutuklandığında sadece 20 aylıktı. Bebekliğinin büyük bölümünü Saraçhane’deki Belediye Binası önünde, hükümete karşı protestolarda geçirdi.

Anne, “Şu anda adalet yok,” diyor, “ama er ya da geç galip geleceğiz.”