Almanya'da rekor sıcaklıklar altyapı, sağlık ve ulaşım sistemini zorladı. Uzmanlar sıcak hava dalgalarının artacağı uyarısında bulunurken sıcaklıkla mücadele yatırımları yeniden gündemde.
Almanya, yaz mevsiminin henüz başında peş peşe yaşanan 41 derecenin üzerindeki sıcaklıklarla yeni bir sıcaklık sınavıyla karşı karşıya kaldı. Meteoroloji çevreleri, son günlerde görülen rekor değerlerin yaz boyunca yaşanabilecek aşırı sıcakların yalnızca ilk işareti olduğunu değerlendirirken, ülkenin bu koşullara karşı ne kadar hazırlıklı olduğu yeniden tartışılıyor.
Resmi verilere göre, nisan ayından haziran ortasına kadar sıcaklığa bağlı 810 ölüm yaşandığı tahmin ediliyor. Boğulma vakaları ise bu sayıya dahil edilmiyor.
Meteoroloji uzmanları, Almanya’da sıcak günlerin sayısının son yıllarda belirgin şekilde arttığına dikkat çekiyor. 1950’li yıllarda yılda ortalama iki gün 30 derecenin üzerine çıkan sıcaklıklar görülürken, 2022’de bu sayı ülke genelinde 17 günü aşmıştı. Bu yıl ise daha yazın ilk bölümünde dokuz sıcak gün geride kaldı. Uzmanlar, bu yaz yeni bir rekorun kırılabileceğini ve gelecek yıllarda sıcak hava dalgalarının daha sık, daha uzun ve daha şiddetli yaşanacağını öngörüyor.
Aşırı sıcaklara karşı alınacak önlemler konusunda ise yetki tartışması sürüyor. Federal hükümet, mevcut mali desteklerin yeterli olduğu görüşünü savunurken, uygulamanın eyaletler ve belediyelerin sorumluluğunda olduğunu ifade ediyor.
Belediyeleri temsil eden kuruluşlar ise tabloya farklı bakıyor. Yerel yönetimlere göre okullar, yollar ve kamu binalarında 230 milyar Euro’yu aşan yatırım açığı bulunuyor. Bu nedenle mevcut kaynakların temel altyapı ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlandığı, sıcak hava dalgalarına karşı ek önlemler için yeterli bütçenin bulunmadığı belirtiliyor.
Muhalefet ise hükümeti, artan sıcaklıkların yol açtığı can kayıplarına rağmen konuyu öncelikli gündem maddesi haline getirmemekle eleştiriyor.
Sağlık ve bakım sektöründe çalışanlar, özellikle yaşlılar ile demans hastalarının aşırı sıcaklardan ciddi risk altında olduğuna dikkat çekiyor. Sadece serinletici içecek dağıtmanın yeterli olmadığı, binaların yüksek sıcaklıklara uygun hale getirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Sektör temsilcileri, bakım evleri ve sağlık kuruluşlarında yeni yapılacak veya yenilenecek binalarda iklimlendirme sistemleri ile gölgelendirme çözümlerinin zorunlu hale getirilmesini istiyor. Ancak bu dönüşüm için gerekli finansmanın bulunmadığı belirtiliyor.
Yerel yönetimler ayrıca Fransa’daki uygulamaya benzer şekilde, aşırı sıcak dönemlerinde özel desteğe ihtiyaç duyan kişilerin önceden kayıt altına alınacağı bir sistem kurulmasını talep ediyor.
Aşırı sıcaklar ulaşım altyapısını da zorladı. Beton zeminlerde çatlamalar ve asfalt deformasyonları nedeniyle bazı otoyollar geçici olarak trafiğe kapatıldı. Karayolu uzmanları, hem yaz sıcaklarına hem de kışın düşük sıcaklıklarına dayanabilecek yeni asfalt teknolojilerine ihtiyaç olduğunu belirtiyor.
Ren Nehri’nde düşen su seviyesi de yük taşımacılığını olumsuz etkiliyor. Daha önce yaşanan tarihi düşük su seviyesinin milyarlarca Euro ekonomik kayba yol açtığı hatırlatılırken, nehir yatağını iyileştirmeye yönelik çalışmaların ancak 2033’te tamamlanacak olması sanayi sektöründe endişe yaratıyor.
Demir yolu ulaşımında da sıcaklıkların etkisi hissediliyor. Haziran ayında uzun mesafeli trenlerin yalnızca yüzde 52,6’sı zamanında sefer yapabildi. Demir yolu işletmesi gecikmelerin önemli nedenlerinden biri olarak aşırı sıcakları gösterirken, yolculara zorunlu olmadıkça seyahatlerini ertelemeleri tavsiye edildi. Yolcu derneklerine göre ülkedeki trenlerin yalnızca üçte biri yüksek sıcaklıklara tam uyum sağlayabiliyor.
Birçok kentte klimasız metro sistemleri de yolcuları zor durumda bırakıyor. Bazı şehirlerde tünellerin yapısı nedeniyle sonradan klima kurulması mümkün görülmezken, sıcak nedeniyle arızalanan tramvayların yeniden hizmete alınması için gönüllüler görev yaptı.
