Almanya ABD’ye karşı sertleşiyor

Almanya ABD’ye karşı sertleşiyor

İran savaşı uzadıkça hem Trump yönetimi hem de müttefikleri üzerindeki baskı artıyor. Trump yanlısı tutumuyla dikkat çeken Almanya Başbakanı Merz, alışılmadık sertlikteki mesajlarla rota değişikliği sinyali verdi.

PANORAMA-NEWS 17 Mart 2026 GÜNDEM

ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla 28 Şubat’ta başlayan savaş uzadıkça sadece Washington’daki Donald Trump yönetimi değil, müttefikleri üzerindeki baskı da artıyor. Dünya petrol ve sıvı doğal gazının yüzde 20’sinin taşındığı Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapalı kalmaya devam etmesi, başlangıçta savaşın hızla biteceğini düşünen müttefikleri tedirgin ediyor. Başlangıçta İran’a açılan savaşı destekleyen ülkeler birer birer Trump yönetimine mesafe almaya başladı.

Bu durumun en çarpıcı örneklerinden biri Almanya Başbakanı Friedrich Merz. Merz 3 Mart’ta Beyaz Saray’da Trump ile görüşmesinde “İran’daki terör rejiminin” son bulması gerektiğini, İsrail ve ABD’nin İran’daki hedeflerini desteklediklerini söyledi. Merz, görüşme öncesinde 1 Mart’ta İran savaşıyla ilgili uluslararası hukuk açısından gündemdeki endişelerle ilgili bir soruyu da “Şu anda müttefiklerimize ders verme zamanı değil” diye geçiştirmişti.

Merz’in tonu Trump ile görüşme sonrasında yavaş yavaş değişmeye başladı. Görüşme sonrasında daha Washington’dan ayrılmadan önce “Trump yönetiminin İran’da savaş sonrası dönem için gerçek bir stratejiye sahip olduğu” izlenimi edinmediğini kaydetti.

Almanya Başbakanı 7 Mart’taki açıklamasında daha net ifadeler kullandı, ABD ve İsrail’e “sonu gelmez bir savaşın” kimsenin çıkarına olmayacağı uyarısı yaptı, İran’ın devlet yapısının ve toprak bütünlüğünün önemini vurguladı. O dönem ABD yönetiminin İran’a olası bir kara harekâtı için Irak’ta sürgündeki İranlı Kürt gruplarla görüşmeler yürüttüğü kamuoyuna yansımıştı.

Merz, 10 Mart’taki açıklamasında eleştirinin dozunu daha da artırdı, “savaşta her yeni günle birlikte soru işaretlerinin de arttığını” belirtti. ABD ve İsrail’in savaşı hızlı ve ikna edici bir şekilde sona erdirecek ortak bir planının bulunmadığı endişesini dile getirdi, bölgede çatışmanın tehlikeli bir şekilde yayılabileceği uyarısı yaptı.

Ancak İran savaşının uzaması ve ekonomik etkilerinin yarattığı baskı nedeniyle Trump yönetiminin attığı adımlar müttefiklerle arasının daha da açılmasına neden oldu.

ABD’nin baskısıyla Uluslararası Enerji Ajansı (UAE), üye ülkelerin stratejik petrol rezervlerinden 400 milyon varilin serbest bırakılması kararı aldı. UAE tarihindeki bu en büyük rezerv salımı, piyasalara savaşın daha da uzayacağı izlenimi vermesi açısından eleştirilere yol açtı.

Ardından Trump’ın yaptırım altındaki Rus petrolüne 30 günlük muafiyet kararı geldi. Ukrayna savaşında Rusya’nın kasasını doldurmaya yarayacak bu hamle Avrupa ülkelerinin tepkisini çekti.

Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılabilmesi için müttefikleri bölgeye savaş gemisi göndermeye çağırması ve destek verilmemesinin “NATO’nun geleceği açısından çok kötü olacağı” tehdidinde bulunması çeşitli başkentlerde sabırları taşırırken Almanya Başbakanı’ndan alışılmadık sertlikte tepki geldi.

NATO’nun bir müdahale ittifakı değil, savunma ittifakı olduğunun altını çizen Merz, “Bu nedenle ittifak içinde birbirimize gereken saygıyı göstermemiz gerekir. İran’la savaş NATO’nun işi değil” yanıtını verdi. ABD ve İsrail’in İran’a karşı savaşa girişirken kimseye danışmadığına dikkat çeken Merz, “İran konusunda ne yapılıp ne yapılmayacağına dair asla ortak bir karar olmadı. Dolayısıyla Almanya’nın askerî açıdan nasıl katkıda bulunacağı gibi bir soru gündemde değil. Bunu yapmayacağız” dedi.

Merz, İran savaşının risklerinin çok büyük olduğunu, bu nedenle askerî değil, sadece siyasî bir çözümün söz konusu olabileceğini de sözlerine ekledi.

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius da benzer mesajlar verdi, “Bu bizim savaşımız değil. Bu savaşı biz başlatmadık. Diplomatik çözümler ve savaşın hemen bitmesini istiyoruz. Bölgeye yeni savaş gemileri gönderilmesi bu hedefe katkı sağlamayacaktır” dedi.

Ekonomik ve iç siyasî kaygılar
Daha Mart ayının başında Trump’a “çok fazla yaranmaya çalışmakla” eleştirilen Almanya Başbakanı Merz’i “Savaşı başlatırken bize mi sordunuz” noktasına getiren süreçte ekonomik ve iç siyasî kaygılar da önemli rol oynuyor.

Hızla artan petrol fiyatları, zaten kırılgan durumdaki Alman ekonomisini zorluyor. Resesyondan toparlanmaya çalışan Alman ekonomisi, yeni borçlar sayesinde yavaş yavaş canlanmaya başlarken İran savaşı patlak verdi. İflasların arttığı, faaliyetlerin yurt dışına kaydırıldığı, işsizliğin arttığı bir ortamda ekonominin toparlanması, Merz’in en önemli siyasî hedefi.