Münih’te bir polis memuru, meslektaşına cinsel saldırı suçundan ertelenmiş hapis cezası aldı. Mahkeme, sanığın görevden çıkarılmasına da hükmetti.
Münih’te görevli bir polis memuru, birim içi kutlamada meslektaşına cinsel saldırıda bulunduğu gerekçesiyle 1 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı, ancak ceza ertelendi. Münih Eyalet Mahkemesi II’nin 1 Nisan tarihli kararıyla sanık cezaevine girmekten kurtuldu. Geçtiğimiz yıl Wolfratshausen Yerel Mahkemesi aynı sanık hakkında hapis cezası kararı vermişti.
Sanık, temyiz sürecinde suçunu kabul etti. Olayın Mayıs 2022’de, Almanya Polis Sendikası Vakfı’na ait Walchensee güney kıyısındaki bir tesiste gerçekleştiği belirtildi. Mobil Müdahale Ekibi’ne bağlı çalışan polisler, bir meslektaşlarının göreve başlamasını kutlamak için bir araya gelmişti.
Kutlama sırasında alkol alan kadın polis bir süre sonra uyumak üzere odasına çekildi. Aynı ekipte görev yapan ve onun eğitiminden sorumlu olan sanık da odaya girdi. Yatağa oturarak kadının başını dizlerine alan sanık, meslektaşı uyuduktan sonra ona cinsel saldırıda bulundu. Kadın polis bu sırada uyanarak sanığın elini itti, ardından yeniden uykuya daldı.
Yaşananların ardından mağdurun uzun süreli psikolojik sorunlar yaşadığı açıklandı. Tedavi gördüğü belirtilen kadın polis, anksiyete ve panik ataklarla mücadele ediyor, geceleri çığlık atarak uyanıyor. Duruşmaya katılan mağdurun zaman zaman gözyaşlarına hakim olamadığı aktarıldı.
Olayın ardından yaklaşık iki yıl sessiz kalan mağdur, daha sonra şikayette bulundu. Sanık polis bu süreçte görevden uzaklaştırıldı ve bu durum günümüze kadar sürdü. Uzun süre maaş almaya devam ettiği bilgisi de dosyaya yansıdı.
Savcılık başlangıçta sanığa 10 ay ertelenmiş hapis cezası teklif etti, ancak sanık bunu kabul etmedi ve dava açıldı. 2025 yılındaki ilk yargılamada suçlamaları reddeden sanık, mağdur için “oyunculuk yeteneği var” ifadelerini kullandı. Bu tutumun ardından mahkeme sanığı 2 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırdı.
Sanığın daha sonra suçunu kabul etmesi, savunma tarafından önceki hukuki yönlendirmenin hatalı olmasına bağlandı. Avukatı, olayın bir “anlık kontrol kaybı” olduğunu savundu. Sanık son sözünde “Üzgünüm” dedi.
Duruşma öncesinde mağdura yaklaşık 20 bin Euro ödendiği, bu tutarın manevi tazminat ve gelir kaybını kapsadığı belirtildi. Mağdur, olayın ortaya çıkmasının ardından görev yaptığı birimden ayrılmak zorunda kaldı ve çeşitli ek ödemelerden mahrum kaldı.
Mahkemede konuşan kadın polis, “Benim isteğim orada çalışmaya devam etmekti” ifadelerini kullandı. Ancak psikolojik durumunun buna artık izin vermediğini dile getirdi. Olay sonrası sessiz kalmasının nedenlerinden biri olarak birliğine duyduğu bağlılığı gösterdi.
Mahkeme, savcılığın talep ettiği 1 yıl 8 ay hapis cezasını ve savunmanın istediği 10 aylık cezayı uygun bulmadı. Hakim, sanığın suçunu kabul etmesini olumlu değerlendirse de bunun büyük ölçüde “cezaevine girme ihtimalinin yarattığı baskıyla” gerçekleştiğini belirtti. Verilen karar doğrultusunda sanık hapse girmeyecek, ancak memuriyetten çıkarılacak.
