Alman medyasında ‘ikinci dalga’ korkusu

HABER MERKEZİ –Hannoversche Allgemeine Zeitung gazetesi, Almanya’da koronavirüs salgınıyla mücadele için yürürlüğe sokulan önlemlerin gevşetilmesi tartışmalarını mercek altına aldığı yorumunda şu görüşleri aktarıyor: “Siyaset, virologlar tarafından dikte edilmemeli, bu doğru. Sosyologların, iktisatçıların, psikologların söyledikleri de dikkate alınmalı. Şu anda, enine boyuna yapılan kapsamlı değerlendirme tartışmalarında kulak tırmalayan çıkışlardan kaçınılmalı. Almanlar, olağanüstü önlemler döneminde sergiledikleri eşi benzeri

PANORAMA - NEWS 28 Nisan 2020 GÜNDEM

HABER MERKEZİ –Hannoversche Allgemeine Zeitung gazetesi, Almanya’da koronavirüs salgınıyla mücadele için yürürlüğe sokulan önlemlerin gevşetilmesi tartışmalarını mercek altına aldığı yorumunda şu görüşleri aktarıyor:

“Siyaset, virologlar tarafından dikte edilmemeli, bu doğru. Sosyologların, iktisatçıların, psikologların söyledikleri de dikkate alınmalı. Şu anda, enine boyuna yapılan kapsamlı değerlendirme tartışmalarında kulak tırmalayan çıkışlardan kaçınılmalı. Almanlar, olağanüstü önlemler döneminde sergiledikleri eşi benzeri görülmemiş dayanışmayı, tam aksi istikamete kaymadan, önlemlerin gevşetilmesi sürecinde de sergilemeli. Kimi provokatörler “Merkel gitmeli” söylemlerine başladılar bile: başbakanın öngörüsünün ‘tamamıyla abartı’ olduğu ortaya çıkmış… Oysa alınan önlemler, pek çok ülkenin aksine, büyük bir virüs dalgasının hızının kesilmesini sağladı.”

Märkische Oderzeitung gazetesi ise maske takma zorunluğunu irdeliyor:

“Maske zorunluluğu daha çok Almanya Federal Cumhuriyeti’nin, normalleşme sürecine girmesini kolaylaştıracak görsel bir sembol niteliğini taşıyor. Temel veriler ve bilgilerde hiç bir değişiklik olmamasına rağmen, toplumsal hayatın yeniden canlandırılması başka nasıl gerekçelendirilebilir ki? Çünkü bunun için aslında bir aşı ya da ilaç bulunması gerekirdi. En azından yeterli sayıda test ve enfeksiyon zincirini tanımlayacak bir uygulama. Hiç biri yok. Ancak siyasetçiler, hayatın bir şekilde devam etmesi gerektiği gerçeğinden kaçamıyor. Bu nedenle hepimiz aslında çok da işe yaramayacak olan maskeleri takmaya hazırız. Tıpta buna plasebo, yani ilaçmış gibi verilen etkisiz madde, teselli ilacı deniyor. Ama hiç olmazsa maskelerin zararı yok.”

Badische Zeitung da maske zorunluluğunu yorum sütununa taşıdı:

“Ağız ve burnu kapatmanın koruyucu işlevselliği konusundaki şüpheler sürüyor. Ama görünen o ki salgının önlenmesine sadece dolaylı katkı sağlayabilecek olsa da bu kabul görüyor. Başkalarını koruma iradesi, dayanışma sergilenmesini beraberinde getiriyor, ideal durumda da herkesin korunmasını sağlayacak. Umut edilen bu. ”

Darmstädter Echo gazetesi ise Bavyera Eyaleti Yüksek İdare Mahkemesi’nin, koronavirüs salgını nedeniyle büyük mağazaların açılmasına izin verilmemesini anayasaya aykırı bulması ile ilgili kararını mercek altına alıyor. Siyasetin, salgın ile mücadelede bugüne kadar ortaya koyduğu şeffaflığı tehlikeye sokmamaya büyük önem vermesi gerektiğine, bu bağlamda hakimlere de görev düştüğüne vurgu yapılan yorumda şu ifadelere yer verildi:

“Ekonomi, büyük bir şans sayesinde, ilk Korona dalgasını atlatabilecek. Oysa bizleri yeniden evlere girmeye zorlayacak ikinci bir dalga yıkıcı olur.” KAYNAK: DW