AfD Almanya’nın batısında da güçleniyor

AfD Almanya’nın batısında da güçleniyor

Genelde doğu eyaletlerinde başarılı olan aşırı sağcı AfD, Baden-Württeberg'deki seçimlerde oy oranını ikiye katladı ve bir batı eyaletinde şimdiye kadarki en yüksek oya ulaştı.

PANORAMA-NEWS 11 Mart 2026 GÜNDEM

Almanya’nın güneybatısındaki Baden-Württemberg eyaletinde geçen Pazar günü yapılan meclis seçimleri, Yeşiller partili Cem Özdemir’in zaferi ve ilk Türkiye kökenli eyalet başbakanı olmaya hak kazanmasıyla öne çıktı.

Ancak eyalet seçimlerinin Alman siyaseti açısından bir diğer önemli boyutu, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin oy oranını neredeyse ikiye katlayarak yüzde 18,8’e çıkarması oldu. Genelde doğu eyaletlerinde yüksek oy toplayan parti, bir batı eyaletinde şimdiye kadar aldığı en yüksek oy oranına ulaştı.

AfD Eş Genel Başkanı Tino Chrupalla, seçim gecesi verdiği demeçlerde seçim sonucunu “Bu akşamın kazananı biziz” diye özetledi. AfD’nin eyaletteki başbakan adayı Markus Frohnmaier de benzer mesajlar vererek seçim sonuçlarından çok memnun olduğunu söyledi.

AfD’nin geleneksel olarak güçlü olduğu doğu eyaletlerinden farklı olarak Baden-Württemberg, ekonomisi güçlü ve maaşların yüksek olduğu bir bölge.

Mercedes-Benz, Porsche, SAP, Bosch gibi dünyaca ünlü pek çok şirketin merkezinin bulunduğu Baden-Württemberg’de Almanya’nın ünlü orta sınıfı yaşıyor, yüksek vergi gelirleri küçük belediyelere kadar ulaşıyor. Baden-Württemberg’deki seçim başarısı, AfD’nin artık tüm ülkede kökleşmeye başladığının bir işareti.

Alman iç istihbaratı tarafından “aşırı sağ şüpheli vaka” olarak sınıflandırılan parti, seçim kampanyalarında göçe karşı ve kitlesel sınır dışıları savunan tutumuyla puan toplamayı başardı. Otomobil sanayisinin güçlü olduğu eyalette, çevreci alternatif motor çeşitlerini savunan partileri “vatana ihanetle” suçladı, klasik benzinli motorlardan yana tavır koydu ve iklim değişikliğinin insanlardan kaynaklandığı tezine karşı çıktı.

AfD, özellikle işçi sınıfından oy topladı. Kamuoyu araştırma şirketi infratest-dimap’ın analizine göre eyaletteki işçilerin yüzde 37’si AfD’ye oy verdi. Ekonomideki yapısal değişim ve işini kaybetme korkusunun işçi sınıfının AfD’ye meyletmesine neden olduğu düşünülüyor.

Hohenheim Üniversitesi’nden iletişim bilimci Frank Brettschneider, seçim akşamı ARD televizyonunda yaptığı değerlendirmede, AfD taraftarlarının dünyada olup bitenlere daha kötümser bakma eğiliminde olduğuna dikkat çekerek “Mevcut durumu diğer seçmenlere göre çok daha olumsuz görüyorlar ve ‘eskiden her şey daha iyiydi’ yaklaşımı AfD seçmeni arasında çok yaygın” dedi.

AfD genel olarak, seçime yüksek katılımdan da yarar sağladı. Normalde sandığa gitmeyen kesimden yaklaşık 200 bin oy toplamayı başardı.

Ancak seçimdeki tüm başarıya ragmen AfD, Baden-Württemberg’deki yüzde 25 ve üzeri oy alma hedefini tutturamadı. Partinin ana hedefi, Almanya genelinde oylarını yükselterek, eş başkan Alice Weidel’i Almanya’nın başbakanı yapmak. Dolayısıyla bir eyalette seçim kazanmak ya da hükümet ortağı olmak, parti için yeterli değil.

Ancak AfD’nin bu hedefi önünde bazı engeller var. Geçen yıl Almanya genel seçimlerinde öfkeli söylemi, duygusal konuşmalarıyla seçim kampanyasını başarılı bir şekilde yürüten Eş Genel Başkan Alice Weidel, artık o kadar popüler değil. Kitlesel sınır dışıları savunan, İslam ve siyasî rakiplere karşı radikal söylemlerle parti içinde de tasvip edilen Weidel, parti içinde zayıflamış durumda. Bunun nedeni, içeride yaşanan sorun ve skandalların hesabının parti yönetimine kesilmesi, yönetimde zayıflık suçlamalarının parti içinde yayılması.