ABD yönetimi, 2026 yılının ortasından itibaren Almanya’dan ülkeye giriş yapacak yolcular için daha kapsamlı kişisel veri talebinde bulunmaya hazırlanıyor.
Yeni düzenleme kapsamında, mevcut pasaport ve biyometrik verilerin yanı sıra sosyal medya geçmişi gibi dijital izlerin de incelenmesi planlanıyor. Uygulama, ABD’nin sınır güvenliği çerçevesinde yürüttüğü veri tarama sisteminin genişletilmesi olarak değerlendiriliyor.
ABD hükümeti, söz konusu adımın temel amacının ulusal güvenliği artırmak olduğunu savunuyor. Yetkililere göre, dijital platformlardaki paylaşımlar potansiyel risklerin erken tespiti açısından önemli bir veri kaynağı oluşturuyor.
Ancak uygulamanın kapsamının ne kadar geniş olacağı, hangi sosyal medya platformlarının inceleneceği ve verilerin ne kadar süre saklanacağı gibi sorular henüz netlik kazanmış değil.
Alman siyasetçiler ve sivil toplum temsilcileri, uygulamayı “orantısız” ve “mahremiyete müdahale” olarak nitelendiriyor. Özellikle genç kuşaklar arasında kişisel verilerin sınır geçişlerinde detaylı şekilde incelenmesinin sivil özgürlükleri tehdit edebileceği yönünde kaygılar artıyor.
Veri koruma uzmanları, Avrupa Birliği’nin katı gizlilik kuralları ile ABD’nin güvenlik odaklı yaklaşımı arasında yeni bir gerilim doğabileceğine dikkat çekiyor.
Almanya merkezli şirketler ve iş dünyası temsilcileri de düzenlemenin uluslararası iş seyahatlerini zorlaştırabileceğini vurguluyor. Özellikle kısa süreli iş ziyaretlerinde ek veri incelemelerinin zaman kaybına ve bürokratik yük artışına yol açabileceği belirtiliyor.
Yeni düzenlemenin teknik detaylarının ve uygulama prosedürlerinin önümüzdeki aylarda netleşmesi bekleniyor. Almanya’dan ABD’ye seyahat etmeyi planlayan yolcular ise kuralların hangi kapsamda uygulanacağını merak ediyor.
Transatlantik ilişkilerde veri güvenliği ve kişisel mahremiyet tartışmaları önümüzdeki dönemde daha da yoğunlaşacak gibi görünüyor.
