- Reklam -

DUİSBURG-  Aleviler yüzyıllardır Hicri Takvim’e göre Muharrem Ayı’nın başlamasıyla beraber hergün 12 gün boyunca oruç tutuyor. Muharrem Orucu Aleviler için aynı zamanda bir Matem Orucu’dur.

Matem Orucu denmesinin nedeni Hz. Hüseyin’in Muharrem ayında Kerbela Çölü’nde katledilmesinden dolayıdır. İmam Hüseyin, 10 Ekim 680 (Hicri Takvim’e göre 10 Muharrem Hicri 61) Kerbela’da 72 yareniyle beraber Yezit’in ordusu tarafından katledildi. Aleviler, 12 günlük oruç boyunca 12 İmamlar ile Kerbela şehitleri için dua edip göz yaşı dökerler, Yezit için ise lanet okurlar.

Dede Murat önderliğinde yapılan Yassı Matem orucunda, Dede Ali Akbaba, Özlem Akbaba, ABKD Başkanı Deniz Güner, AABK sekreteri Gülşeç Aydın ve dernek üyeleri hazır bulundu.

Çerağ ya da delil, Alevilikte; evrende var olan ışıktır, aydınlıktır. O rehberdir, yol göstericidir, kılavuzdur. Delilin uyandırılmasının ardından AABF İnanç Kurulu üyesi Murat Önder: ”Önemli olan bu salonu doldurmak değil, gönül birliğiyle burada olmak. İnanç birliği ile bir arada olmak. Cem evlerimizde lokmalarımızı paylaşmak. Bizi fazlasıyla bölmeye çalışıyorlar. Çünkü bölüştükçe çok olacağız. Bölündükçe yok olacağız. Alevilik İslamın içindemi, yoksa dışında mı? Alisiz mi, Ali’li mi? gibi nice nice teoriler gelecektir. Ama biz annelerimizden babalarımızdan gördüğümüz şekilde bu inancımızı sürdürmekteyiz. Bizim için dua kutsaldır, kadına değer veririz, kuşa, börtü böceğe verdiğimiz değerle bu yolu sürdürüyoruz. Aleviliğe yapılan tüm saldırılar, Ne bizim erenlerimizi, ne de bizim evliyalarımızı ne de pirlerimizi bize unutturamaz’’ İfadesini kullandı.

Önder: ”12 Yass-ı Matem gününde tutmuş olduğunuz oruçlar hak nezdinde kabul olsun. Bu zor geçiş döneminde herkes inancını özgürçe yaşayabilmeli. Herkes kendi inancından da ödün vermemesi gerekir. Hakk, Muhammed, Ali’yi bildikten sonra onun çırağı altında toplandıktan sonra işi tarikat kısmına götürmediği sürece, çünkü biz mezhep bilmeyiz, yolumuz vardır. Bizde bu neslin çocuklarıyız. Ehlibeytten uzaklaşmadan bu yolu özgürce bilimin içerisinde, demokrasinin içerisinde, sosyolojinin içinde yaşayabilmektir. Kadın erkek ve çevresindeki tüm varlıklara bir değer bir kutsallık katarak inancını özgürce yaşayabilen bir neslin evlatlarıyız.

- Reklam -
Önceki İçerikÜnlü diş hekimi sigorta parası için eşini öldürmüş
Sonraki İçerikKPSS iptal edildi

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

11 + 7 =