Avrupa Birliği (AB), küresel rekabete karşı yerli üretimi güçlendirmek amacıyla “Buy European / Made in Europe” kurallarını açıklamaya hazırlanıyor.
Brüksel, özellikle Çin’in baskın olduğu sektörlerde Avrupa şirketlerini korumayı hedefliyor. AB Komisyonu’nun taslağına göre kamu desteğinden yararlanmak isteyen şirketler, “stratejik sektörlerde” belirli oranda AB üretimi parça kullanmak zorunda kalacak. Bu sektörler arasında otomotiv, yeşil teknolojiler ile alüminyum ve çelik gibi enerji yoğun sanayiler yer alıyor.
Taslak metne göre kamu fonlarına erişmek isteyen elektrikli araç üreticileri, araç bileşenlerinin en az yüzde 70’inin AB içinde üretilmesini sağlamak zorunda olacak. Ancak oranların müzakereler sonucunda değişebileceği belirtiliyor.
Düzenleme, AB sanayi şefi Stephane Sejourne tarafından duyurulacak. Teklifin yürürlüğe girebilmesi için üye ülkelerin ve Avrupa Parlamentosu’nun onayı gerekiyor.
Öneriye en güçlü desteği Fransa verirken, Avrupa’nın en büyük ekonomisi Almanya başta olmak üzere bazı ülkeler çekincelerini dile getiriyor. Berlin yönetimi, daha kapsayıcı bir “Made with Europe” yaklaşımını savunarak ticaret ortaklarının tamamen dışlanmaması gerektiğini belirtiyor.
AB dışındaki İngiltere, Kanada, Japonya ve Türkiye gibi ülkelerde ise kuralların ne kadar katı olacağı konusunda endişe bulunuyor.
“Sanayi hızlandırma yasası” (Industrial Accelerator Act) olarak anılan teklif, 100 milyon euronun üzerindeki yabancı yatırımlara da şartlar getiriyor. Özellikle batarya ve elektrikli araç gibi yükselen stratejik sektörlerde, küresel üretim kapasitesinin yüzde 40’ından fazlasını elinde bulunduran ülkelerden gelen yatırımcılar için ek koşullar uygulanacak. Bu madde dolaylı olarak Çin’in sektörlerdeki ağırlığına işaret ediyor.
Buna göre yabancı yatırımcıların:
En az yüzde 50 AB vatandaşı istihdam etmesi,
İlgili AB şirketinde yüzde 49’dan fazla paya sahip olmaması,
Teknoloji transferi sağlaması gerekecek.
Paris merkezli düşünce kuruluşu Institut Montaigne’den Joseph Dellatte, AB pazarına erişimin önemli bir değer olduğunu belirterek bu erişime şart bağlanmasının meşru olduğunu savundu.
Ancak Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Bruegel’den ticaret uzmanı Niclas Poitiers, AB’nin haksız yabancı sübvansiyonlara karşı halihazırda farklı araçlara sahip olduğunu hatırlattı.
Covid-19 salgını ve Ukrayna savaşı sonrası yükselen enerji fiyatlarının ardından tedarik zincirlerindeki kırılganlık daha görünür hale gelmişti. Brüksel, yeni düzenlemelerle Avrupa’nın sanayi tabanını güçlendirmeyi ve kamu kaynaklarının stratejik biçimde kullanılmasını hedefliyor.
