- Reklam -

HABER MERKEZİ – Haziran’da yüzde 2,3 olan, Ağustos ayında yüzde 3,4’le 2008 yılından bu yana en yüksek seviyeye çıkan enflasyonun, Eylül ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,1 artış gösterdiği açıklandı.

Rakamları doğrulayan Federal İstatistik Dairesi, Euro Bölgesi’nin en büyük ekonomisi Almanya’da kaydedilen enflasyon verilerinin yüzde 4’ü en son 1993 yılı Aralık ayında aştığını, o tarihte enflasyon oranının yüzde 4,3’e çıktığını bildirdi.

Uzmanlara göre, enflasyon konusunda yaşanan olumsuz gidişat en az yıl sonuna kadar sürecek ve enflasyon oranı yüzde 5’e ulaşabilecek.

Alman Federal Bankası Bundesbank’ın yöneticisi Jens Weidmann, “Bence şu anda yukarı yönlü riskler ağır basıyor. Bu geçici faktörler, daha yüksek enflasyon beklentilerine ve hızlı ücret artışına yol açarsa, enflasyon uzun vadede daha da belirgin şekilde yükselebilir” şeklinde bir açıklama yaparak, durumun ciddiyetini vurguladı.

Avrupa Merkez Bankası’ndan iyimser tahmin

Aynı zamanda Avrupa Merkez Bankası (ECB) Yönetim Kurulu Üyesi de olan Weidmann, maliyetlerde geçici fiyat artışlarının ücretlerde yükselişe yol açması durumunda enflasyonun ECB tahminlerini aşma riski altında olduğunu da ifade etti.

ECB Başkanı Christine Lagarde, enflasyonda yaşanan artışın geçici nedenlerden kaynaklandığı ve bir miktar daha yükseldikten sonra düşüşe geçmesini bekledikleri değerlendirmesini yapmış ve Euro Bölgesi için 2021 enflasyon tahmini yüzde 1,9 olarak açıklamıştı.

Ancak Almanya’da olduğu gibi tüm bölgede, Covid-19 tedbirlerinin gevşemeye devam ettiği Ağustos ayında yıllık enflasyon yüzde 3’le son on yılın en yüksek seviyesine çıkmıştı.

Enflasyon tüm Euro bölgesinde kendini belli ediyor

İlkbahar aylarında Corona önlemlerinin gevşetilmesiyle Euro Bölgesi’ndeki ekonomiler büyümede iyi performans gösterirken enflasyon birçok ülkede aynı şekilde artmaya başladı. Fransa, geçen ay gördüğü yüzde 2,7 ile son 10 yılın en yüksek rakamına ulaşırken, enflasyon İtalya’da yüzde 3 dolayında tespit edildi.

Almanya’da hükümet, geçen yıl Corona virüsü salgınının doruk noktasında tüketimi artırmak ve ekonomiyi canlandırmak amacıyla yüzde 19 olan KDV’yi yüzde 16’ya, temel tüketim ürünlerini kapsayan KDV oranını ise yüzde 7’den yüzde 5’e çekmişti. Sonuç olarak, fiyatlar düşerken, bu yıl başından bu yana olağan oranların yeniden uygulanmaya başlanmasıyla fiyatlar da yeniden yükselişe geçti.

Dizel, benzin, akaryakıt ve doğalgazın yakılması ile oluşan her bir ton karbondioksit (CO2) için 25 Euro’luk ek vergi enerji fiyatlarını çok yüksek seviyelere taşıdı. Nitekim Ocak 2021’de litre başına 1 Euro olan dizel, Ekim ayı itibarıyla 1,50’ye çıkmış durumda. Hammadde fiyatları ve lojistik pahalılaşırken, tedarik zincirlerindeki sorunlar sonrasında da, tüketiciler artan fiyatları ve enflasyonu daha fazla hissetmeye başladı. Ayrıca artan vaka sayılarıyla birlikte, Corona pandemisinin yol açtığı sorunlar da enflasyona olumsuz yansıyor.

- Reklam -
Önceki İçerikGelinini parçalara ayırmıştı…İlk ifadesi ortaya çıktı!
Sonraki İçerikNorveç’te dehşet: Oklu saldırgan çok sayıda kişiyi öldürdü

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

twenty − 6 =