HABER MERKEZİ – Ramazanda olsa, Almanya’da hayat devam ediyor; işçiler işine, üniversite öğrencisi üniversiteye öğrencide okuluna gidiyor. Acaba Ramazan ayında okula gitmesi gereken çocuklarımızı yeterince hazırlayabiliyor muyuz? Onlara gereken desteği verebiliyor muyuz?

Geçen sene “Ramazan ve Okul” meselesi Almanya basınında bir hayli yer buldu. Oruçlu geçirilen uzun günlerde bazı öğrencilerin baş ağrısından şikâyet ettiği, bazılarının da halsizlikten dersi takip edemediği, bunun yanında spor dersine katılmak istemeyenlerin hatta sınav tarihlerini değiştirmek isteyenlerin olduğu da basına yansıdı. Öğrencilerin okul vaktinde oruç tutmaları sıkıntılara sebebiyet veriyor mu?

Bu konuyu Almanya Öğretmenler Birliği (Deutscher Lehrerverband), Çocuk ve Gençlik Hekimler Derneği dile getirdiği gibi başka dernek ve ilkokullar da bu konuda açıklama yaptılar.

Öğrencilerin kendi aralarında oruç yarısına girdikleri ve oruç tutmayan veya tutamayan Müslüman öğrencilerin dışlandığına dair şikayetlerin okullarda sıkça duyulduğunu görüyoruz.

Bu meseleye bir çözüm sunma adına şu anki Federal Aile Bakanı Dr. Franziska Giffey, Berlin-Neukölln Belediye Başkanlığı yaptığı zamanda “Ramazan ve Okul” hakkında farklı derneklerin de katkısıyla ‘’12 Neukölln Tavsiyesi’’ diye bir çalışma yaptılar.

Bu çalışmada, Ramazan’da öğrencilerin oruç tuttuğundan dolayı okul içerisinde gerilimlere sebebiyet verdiği, çoğunluk itibarı ile dersi takip etmekte ve spor derslerine katılmakta zorlandığı ve sınavlarda tam konsantre olamadığına yer verildi.

Bu problemleri çözmek için farklı dernekler, camiler ve okullar ile bir araya gelip ortaya güzel bir çalışma koymuşlar. Bu çalışmaö dini sorumlulukların ve eğitimin gereklerinin birbiri ile uyumlu hale getirilmesi maksadıyla öğrenci, öğretmen ve veliler için hazırlanmış. Bu çalışmayı Neukölln Blediyesi Sayfasından indirebilirsiniz.

Çalışmadan bazı Örnek Bilgiler:

*Oruç, İslam’ın beş sütunundan biridir.

*Oruç, dini görüşler bağlamında her bireyin kendi kararıdır.

*Dinde zorlama yoktur, çocukların veya gençlerin sağlığını riske atması İslam’ın istediği bir şey değildir.

*Kim gerçekten oruç tutuyorsa bu şu anlama gelmiyor: Oruç, okul görevlerinden kaçmak için ücretsiz bir geçiş değildir. Bu nedenle, oruç, beden dersine katılmayı reddedebileceğiniz anlamına gelmez.

Almanya’da bir Belediye Başkanı bu konuyu dert edinmiş ve oruç tutan öğrencilerin okulunu aksatmama adına böyle bir çalışma ortaya koymuş.

Peki biz aileler olarak çocuklarımızı Ramazan ayında okula nasıl hazırlayabiliriz? Bu Konu nekadar gündemimizde? Camilerin ve derneklerin daha aktif olup faydalı ve güzel örnekler ile öncülük yapmaları gerektiğini düşünüyorum.

Bu konuda şu çalışmalar yapılabilir:

a – Ramazan kapımızı çalmadan önce çocuklarımız ile beraber okulda oruçlu iken nasıl davranlması gerekir, hangi zorluklar ile karşi karşıya kalınacak, ne tür çözümler olabilir gibi sorulara cevap bulabilmek için bir Mesveret yapılması çok önemlidir. Bırakın çocuklarınız bu konuda zorlukları ve çözüm yollarını kendileri bulsunlar ve ebeveynlere sunsunlar. Böylece okulda Ramazanı çocuklarımızın gözleri ile görme imkanı olacaktır.

b – Sağlıklı bir Eğitim ancak çocuk, aile ve okul üçgenindeki iyi iritbat ile sağlanir. Bu konudada mutlaka çocuğunuzun öğretmenini ziyaret edip oruç tutacağını önceden söylemeli ve Ögretmenide destekçi olarak kazanmalısınız. Ögretmen, sizin bu konuda çocuğunuzu ve sağlığını takip ettiğinizi bilmeli. Öğretmene, oruçlu iken çocugunuzda herhangi birşey fark ederse, hemen sizi arayabileceğini bildirin. Bu konuda bukadar duyarlı davrandığınızı ve öğretmenide kendi dini eğitiminizden haberdar ettiğiniz için size teşekkür edecektir.

Ramazan ayında çocuklarınızın hangi günlerde sınavının olduğunu, diğer zamanlara nazaran daha iyi takip etmeli ve çocuklarınıza gereken desteği esirgememelisiniz. Uzun okul günleri veya spor dersinin olduğu günler sizinde ilgi alanınızda olmalı. Derslerin yarı yolda kalmaması adına bir aylığına özel öğretmen tutmak gibi desteklere başvurabilirsiniz.

a – 3 Aylar Oruç Ayı için çok güzel bir hazırlık esasında. Akıllı aileler çocuklarını bu aylarda Ramazanın temposuna hafifce hazırlamalı, birden okula aç ve uykusuz gitmek, ögrencinin dengesini bozabilir ve o haftası verimsiz geçebilir. Vücudun da alışmabilmesi için Ramazan ayı öncesi mutlaka uyku ve yemek düzeninde Ramazan gündemine doğru düzenlemeler yapılmalı.

b – Çocuğunuzun hem sahur hem de teravihe katılmak istediğini hesaba katarak, yeterli şekilde dinlenme vakti planlayın. Olması gereken, oruçlu iken hayatin devam etmesi. Yani; işçi işe gittiği gibi ögrencininde okula gitmesi ve aksatmaması gerek. Teravihler çocuklarımız için çok eğlenceli olabiliyor; etkilediği için yatma saatleri yinede gözden kaçmamalı.

c- Ders çalışmanın ve konsantre olmanın bu ayda veya ilk günlerde zor olacağını sizin de bildiğinizi çocuğunuza gösterin ve başarabilmesi için beraber planlayın. Ebeveynler, okulu ve okul temposunu küçümsememeliler ve özellikle çocukların yanında ebeveynler kendi işleri ile alakalı bu konuda kiyas yapmamalılar.

d- Okulda oruçlu iken örnek davranış nasıl sergilenir, bunu konu olarak işleyin. Örneğin: Yanlarında yemek yiyen çocuklara kızma yerine oradan ayrılmayı seçebilirler.

HABER: FATİH MUTLU

Kaynaklar:

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

3 × three =

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.