İran hükümet sözcüsü Fatemeh Mohajerani, devam eden çatışmaların sivil altyapı üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne seren yeni verileri açıkladı.
Tahran’da yapılan açıklamaya göre, İran Kızılayı’nın tespitlerine dayanarak şimdiye kadar 105.325 sivil yapı hasar gördü.
Mohajerani, zarar gören yapıların tamamının sivil olduğuna dikkat çekerek, “Sınıflar, laboratuvarlar, müzik okulları ve vatandaşların evleri dahil olmak üzere geniş bir yelpazede yıkım söz konusu” dedi. Ayrıca 322 sağlık merkezi, 763 okul ve 55 kütüphanenin 12 farklı eyalette hasar aldığı belirtildi.
Bölgedeki kriz, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak askeri operasyon düzenlemesiyle yeni bir aşamaya geçti. Söz konusu operasyonların, İran’ın nükleer ve füze programlarını hedef aldığı ifade edilirken, Tahran yönetimi buna bölge genelinde misilleme saldırılarıyla karşılık verdi.
Bu süreçte Körfez ülkelerinde patlama haberleri gelirken, çatışmalar hızla bölgesel bir krize dönüştü. İran yönetimi daha sonra ülkenin dini lideri Ali Khamenei’nin öldüğünü doğruladı. Yerine oğlu Mücteba Hamaney’in getirildiği açıklandı. Bu gelişme, ülkedeki siyasi dengeleri de derinden sarstı.
Krizin etkileri İran sınırlarını aşarak Lübnan’a da sıçradı. İran destekli Hezbollah, lider suikastına “intikam” gerekçesiyle çatışmalara dahil olduğunu duyurdu. Bu durum, Orta Doğu’daki gerilimi daha da geniş çaplı bir çatışma riskine taşıdı.
Öte yandan Yemen’deki İran destekli grupların da deniz ticaret yollarını tehdit etmesi, bölgedeki güvenlik risklerini artırıyor.
Çatışmaların en kritik sonuçlarından biri ise enerji ve lojistik hatlarda yaşanan aksama oldu. Dünyanın en önemli petrol geçiş noktalarından biri olan Strait of Hormuz’un kapanması, küresel petrol arzında ciddi endişelere yol açtı.
Bu gelişme sadece enerji piyasalarını değil, aynı zamanda uluslararası ticareti de doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalmasının petrol fiyatlarında sert yükselişlere ve tedarik zincirlerinde yeni krizlere neden olabileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgede taraflardan gelen açıklamalar karşılıklı suçlamalarla devam ederken, diplomatik çözüm ihtimali giderek zayıflıyor. Uluslararası toplum ise artan sivil kayıplar ve altyapı yıkımı nedeniyle ateşkes çağrılarını sürdürüyor.
Çatışmaların seyri ve özellikle enerji yollarındaki durum, önümüzdeki günlerde küresel ekonomi ve güvenlik dengeleri açısından belirleyici olmaya devam edecek.
