Elon Musk Trump’ın ‘barış konseyi’ ile dalga geçti

Elon Musk Trump’ın ‘barış konseyi’ ile dalga geçti

Elon Musk’ın Donald Trump’ın yeni kurulan Barış Kurulu’na yönelik göndermesi, bir süredir inişli çıkışlı olarak tanımlanan iki eski yakın müttefik arasındaki ilişki nedeniyle hassas bir noktaya temas etti.

PANORAMA - NEWS 23 Ocak 2026 DÜNYA

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) kapsamında Davos’ta konuşan Elon Musk, kelime oyunu yaparak ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni kurulan Barış Kurulu’yla alay etti ve ABD liderinin tartışmalı girişimini sorguladı.

Musk, forumdaki konuşması sırasında gülerek, “Barış konseyinin kurulduğunu duydum ve kendi kendime ‘peace mi (barış mı), yoksa p-i-e-c-e (toprak parçası mı) mi?’ diye sordum. Hani, Grönland’dan küçük bir parça, Venezuela’dan küçük bir parça gibi,” dedi.

Sözleri salondan gelen hafif kahkahalarla karşılanan Musk, “Tek istediğimiz barış,” diye ekledi.

Musk ile Trump’ın ilişkisi 2025’ten bu yana gözle görülür şekilde inişli çıkışlı bir seyir izliyor: İktidar koridorlarında iş birliğinden kamuoyu önünde karşılıklı atışmalara uzanan bir tablo söz konusu.

Siyasetçilerle CEO’ların anlatı gücü için yarıştığı Davos’ta ise çoğu zaman tek bir cümle yeni bir anlatı yaratmaya yetiyor.

Donald Trump, Barış Kurulu’nun kurulduğunu Davos’ta resmen duyurdu. Kurulun çatışmalarla ilgilenmeyi amaçladığı belirtilirken, Birleşmiş Milletler’e rakip ya da ona paralel bir yapı olabileceği de tartışılıyor.

Eleştirilerin başında, Trump’ın bizzat bu yapının başında yer alması ve konseyin güçlü biçimde başkan merkezli bir yapıya sahip olması geliyor.

Planlanan mali yapı da uluslararası alanda soru işaretleri yaratıyor. Buna göre ülkeler yalnızca sınırlı bir süre için üye olabilecek, ancak 1 milyar dolarlık bir ödeme, kalıcı üyelik statüsü sağlayabilecek.

Bu durum, girişimin klasik diplomasiden ziyade, erişim ve etkinin bedelle belirlendiği seçkin bir kulüp olduğu yönündeki eleştirileri güçlendiriyor. Ayrıca imzacı ülkelerin önemli bir bölümünün otoriter yönetimler tarafından idare edilmesi de dikkat çekiyor.

Trump’ın projeyi dış politikanın amiral gemisi olarak sunması nedeniyle, yapılan her kamuoyu açıklaması daha da fazla önem taşıyor.

Özellikle bu açıklamalar Elon Musk’tan geldiğinde, ağırlığı iki katına çıkıyor. Zira Musk yalnızca bir gözlemci değil; Trump’ın ikinci başkanlık döneminde, tartışmalı Devlet Verimliliği Bakanlığı’nın (DOGE) başında yer alarak doğrudan güç yapısının bir parçası olmuştu.

Başkanlık seçim kampanyası sırasında Musk, 230 milyon doların (196 milyon euro) üzerindeki bağışıyla Trump’ın en büyük bireysel destekçisi oldu. Aynı zamanda sosyal medya platformu X’i, Trump’ın mesajlarını geniş kitlelere ulaştıran yüksek etkili bir megafon olarak kullandı.

Trump yönetiminin başında teknoloji milyarderi Musk, tartışmalı Devlet Verimliliği Bakanlığı’nın (DOGE) başına geçti. Musk, “özel hükümet çalışanı” statüsünün sona ermesiyle birlikte Mayıs 2025’in sonunda bu görevden ayrıldı.

Ancak bu tarihten önce de gerilimler yaşanmıştı. Örneğin Musk, 2025 baharında Trump’ın ticaret danışmanı Peter Navarro’ya kamuoyu önünde hakaret etmişti. Asıl kopuş ise Musk’ın DOGE’den ayrılmasının hemen ardından geldi; Musk, Trump’ın vergi ve harcama yasasına doğrudan saldırarak tırmanan bir krizi tetikledi.

2025 yazında bu gerilim açık bir kavgaya dönüştü. Trump, Musk’ın göçmenlik statüsünün gözden geçirilebileceğine dair imalarda bulundu; aynı zamanda Musk’ın şirketlerine sağlanan sübvansiyonlar ve devlet sözleşmelerini de gündeme getirdi.