ABD'de Trump'a karşı “Krallara Hayır” protestolarında, binlerce kişi sandık başına gitme çağrısı yaptı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın politikalarına karşı çıkan göstericiler, ülkenin farklı kentlerinde düzenlenen “No Kings” (Krallara Hayır) etkinliklerinde bir araya geldi. Protestolarda demokratik hakların korunması, göç politikaları ve federal yönetimin yetkileri öne çıktı. Yaklaşan Kongre ara seçimleri öncesinde seçmenleri erken oy kullanmaya çağıran hareket, sokak gösterilerini siyasi katılıma dönüştürmeyi hedefliyor. Gösterilerin organizatörlerine ait Instagram hesabının geçici olarak askıya alınması ise ifade özgürlüğü ve sosyal medya platformlarının sorumluluğu konusunda yeni bir tartışma başlattı.
Amerika Birleşik Devletleri’nde Başkan Donald Trump’ın yönetim politikalarına karşı düzenlenen protestolar, ülke siyasetinin en dikkat çekici gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor. 17 Ekim Cumartesi günü Washington, New York ve Atlanta başta olmak üzere çeşitli kentlerde gerçekleştirilen “No Kings” etkinliklerinde göstericiler, yönetimin uygulamalarına tepki gösterirken yaklaşan ara seçimlerde vatandaşları oy kullanmaya çağırdı.
Associated Press’in haberine göre, ülkenin farklı bölgelerinde yüzlerce etkinlik planlandı. Gösteriler, Trump yönetimine karşı yaklaşık iki yıldır devam eden siyasi muhalefetin yeni bir aşaması olarak değerlendiriliyor. Bu kez organizasyonların önemli bir bölümü, yalnızca protesto düzenlemek yerine seçmenleri sandığa yönlendirmeye odaklandı.
Göstericilerin taşıdığı pankartlarda “Vote Early” (Erken Oy Kullan) ve “Hands Off My Vote” (Oyuma Dokunma) gibi mesajlar yer aldı. Katılımcılar, Amerikan demokrasisinin korunması gerektiğini savunarak vatandaşlara siyasi süreçlere daha aktif katılma çağrısı yaptı.
Protestolar, ABD’de yönetimin yetkileri, göç politikaları, seçim güvenliği ve demokratik kurumların bağımsızlığı konusundaki tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleştirildi.
“No Kings” hareketi neyi savunuyor?
“No Kings”, Türkçeye “Krallara Hayır” olarak çevrilebilecek bir slogan. Hareketin temel mesajı, ABD’de hiçbir başkanın anayasal sınırların üzerinde bir güce sahip olmaması gerektiği düşüncesine dayanıyor.
Amerikan siyasi sisteminde başkanın yetkileri anayasa, Kongre, mahkemeler ve diğer kurumsal denetim mekanizmalarıyla sınırlandırılıyor. Hareketi destekleyenler ise Trump yönetiminin bazı uygulamalarının yürütme gücünü aşırı ölçüde genişlettiğini ve demokratik denge mekanizmaları üzerinde baskı oluşturduğunu ileri sürüyor.
Bu nedenle protestolarda yalnızca belirli hükümet kararlarına değil, yönetim anlayışına ilişkin eleştiriler de öne çıkıyor.
Göstericiler, başkanlık makamının kişisel siyasi iradeyle sınırsız biçimde kullanılamayacağını savunuyor. Demokratik kurumların korunması, seçmenlerin iradesine saygı gösterilmesi ve kamu yönetiminin hesap verebilir olması, hareketin temel talepleri arasında yer alıyor.
Bununla birlikte “No Kings” etkinlikleri farklı siyasi görüşlerden ve toplumsal kesimlerden katılımcıları bir araya getiriyor. Her göstericinin aynı siyasi hedefleri veya bütün politika başlıklarına ilişkin aynı görüşleri paylaştığı söylenemez.
Associated Press’in 17 Ekim tarihli haberinde etkinliklerin partiler üstü olarak tanıtıldığı, ancak Trump yönetimine karşı daha önce düzenlenen protestoların devamı niteliği taşıdığı belirtildi. Bu etkinliklerde özellikle erken oy kullanma çağrısı ön plana çıktı.
Washington’da protestoların odağında demokrasi ve seçimler vardı
ABD’nin başkenti Washington’da göstericiler, Lincoln Anıtı çevresinde bir araya geldi. Serin havaya rağmen etkinliğe katılanlar müzik dinledi, pankartlar taşıdı ve yaklaşan seçimler hakkında mesajlar verdi.
Gösterilerdeki temel çağrı, vatandaşların demokratik haklarını kullanması ve siyasi kararların yalnızca hükümet yetkililerine bırakılmaması oldu.
Atlanta’da düzenlenen etkinlikte de seçmen katılımı öne çıktı. Atlanta Belediye Meclisi üyesi Michael Julian Bond, vatandaşlara oy kullanma haklarını değerlendirmeleri ve çevrelerindeki insanları da sandığa gitmeye teşvik etmeleri yönünde çağrıda bulundu.
Etkinliklerde verilen mesaj, siyasi değişimin yalnızca sokak gösterileriyle değil, seçimlerde kullanılacak oylarla da mümkün olabileceğiydi.
Washington’daki gösteriler, protestoların hedefinin yalnızca mevcut yönetimi eleştirmek olmadığını da ortaya koydu.
Organizasyonlar, seçimlere katılımı artırarak Kongre’nin gelecekteki siyasi yapısı üzerinde etkili olmayı amaçlıyor.
Bu yaklaşım, ABD’deki siyasi mücadelenin sokaklardan sandığa taşınması yönünde bir strateji olarak değerlendiriliyor.
3 Kasım ara seçimleri neden bu kadar önemli?
Protestoların en önemli siyasi hedeflerinden biri, 3 Kasım 2026’da yapılacak Kongre ara seçimleri öncesinde seçmen katılımını artırmak.
ABD’de ara seçimler, başkanlık seçimlerinden farklı olarak başkanın görev süresinin ortasında gerçekleştiriliyor. Bu seçimlerde Temsilciler Meclisinin bütün üyeleri ve Senatonun yaklaşık üçte biri için seçim yapılıyor.
Ara seçimler, başkanın görevde olduğu dönemde seçmenlerin yönetimin politikalarına ilişkin değerlendirmelerini ortaya koyması bakımından büyük önem taşıyor.
Cumhuriyetçi Parti’nin Kongre’deki çoğunluğunu kaybetmesi durumunda Trump yönetiminin yasa çıkarma ve bütçe politikalarını uygulama süreci zorlaşabilir. Demokratların Kongre’de güç kazanması ise yönetim üzerinde daha fazla siyasi denetim kurulmasına ve bazı politikaların daha yoğun biçimde tartışılmasına yol açabilir.
Ancak seçim sonuçlarının şimdiden belli olduğunu söylemek mümkün değil. Protestolara katılanların sayısı, toplumun tamamının siyasi tercihlerinin bir göstergesi olarak değerlendirilemez.
“No Kings” hareketinin stratejisi, protestolara katılanların yanı sıra henüz karar vermemiş seçmenlere ve daha önce seçimlere katılmamış vatandaşlara da ulaşmak.
Organizatörler, erken oy kullanma uygulamalarının yaygınlaşmasını sağlayarak seçimlere katılımın artırılmasını hedefliyor. Böylece protestoların siyasi etkisinin yalnızca gösterilerin yapıldığı günle sınırlı kalmaması amaçlanıyor.
Seçim güvenliği tartışmaları da gündemde
Protestoların düzenlendiği dönemde ABD’de seçimlerin nasıl yürütüleceği ve oyların nasıl sayılacağı konusunda da tartışmalar yaşanıyor.
Associated Press’in aktardığına göre Trump yönetimi, Kaliforniya’da bazı posta yoluyla kullanılan oyların sayımına ilişkin hukuki girişimlerde bulundu. Federal yönetim, vatandaş olmadığı düşünülen bazı kişilerin oy kullanmasını önlemeye yönelik adımlar atarken Demokrat senatörler, Adalet Bakanlığından seçim materyallerine müdahale edilmemesini istedi.
