1000 yıllık sessizlik bozuldu: Efsane yapay zeka ile çözüldü

1000 yıllık sessizlik bozuldu: Efsane yapay zeka ile çözüldü

Antik Mezopotamya’nın en büyük kentlerinden Babil’i konu alan ve bin yılı aşkın süredir kayıp olan bir ilahi, yapay zekâ destekli çalışmalarla çözüldü; kil tabletlere kazınmış metin, kentin gündelik yaşamına, doğayla ilişkisine ve toplumsal yapısına dair yeni ipuçları sunuyo

PANORAMA-NEWS 23 Ocak 2026 DÜNYA

Antik edebiyat uzmanlarından oluşan uluslararası bir ekip, bin yılı aşkın süredir kayıp olan bir Mezopotamya metnini yeniden gün yüzüne çıkardı.

Kil tabletlere çivi yazısıyla kazınmış olan ve “Babil İlahisi” olarak adlandırılan metin, antik kenti yalnızca dinsel bir merkez olarak değil, gündelik yaşamı, doğayla ilişkisi ve toplumsal yapısıyla betimliyor.

Araştırma, akademik dergi Iraq’ta yayımlandı.

BABİL: ANTİK DÜNYANIN KÜLTÜR BAŞKENTİ
MÖ 2000’li yıllarda kurulan Babil, bir dönem dünyanın en büyük kenti olarak biliniyordu. Bugün Irak’ın başkenti Bağdat’ın yaklaşık 85 kilometre güneyinde yer alan kent, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunuyor.

Babil, yalnızca mimarisiyle değil, insanlık tarihine yön veren metinleriyle de öne çıkıyor. Enuma Eliš (Babil Yaratılış Destanı), evrenin yaratılışını anlatırken; Hammurabi Kanunları ise “suçluluğu kanıtlanana kadar masumiyet” ilkesinin ilk örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.

Yeni çözümlenen ilahi ise bu külliyata, edebi ve toplumsal bir katman ekliyor.

YAPAY ZEKA SAYESİNDE PARÇALAR BİR ARAYA GELDİ
Çalışma, Irak’taki Bağdat Üniversitesi ile Almanya’daki Ludwig Maximilian Üniversitesi’nden (LMU) araştırmacıların ortaklığıyla yürütüldü. Popular Science’ta yer alan habere göre ekip, antik Sippar kentindeki Şamaş Tapınağı’nda bulunan ve yüzlerce kırık tabletten oluşan Sippar Kütüphanesi üzerinde çalışıyor.

Araştırmanın ortak yazarlarından Asurolog Enrique Jiménez, dijital Elektronik Babil Kütüphanesi platformu aracılığıyla çivi yazılı parçaları yapay zekâ yardımıyla eşleştirdiklerini belirtiyor.

Jiménez’e göre bu yöntem sayesinde, eskiden onlarca yıl sürecek bir süreç kısa sürede tamamlandı ve ilahiye ait 30 farklı el yazması tespit edildi.

ANTİK OKULLARDA KOPYALANAN “POPÜLER” BİR METİN
Araştırmacılara göre Babil İlahisi, MÖ birinci binyılın başlarına tarihleniyor ve yaklaşık 250 satırdan oluşuyor. Metnin çok sayıda kopyasının bulunması, ilahinin okullarda öğrenciler tarafından yazı alıştırması olarak kopyalandığını gösteriyor.

Jiménez, “Bu kadar yaygın bir metnin bugüne kadar bilinmemesi şaşırtıcı” diyerek, ilahinin Babil toplumunda merkezi bir kültürel yere sahip olduğuna dikkat çekiyor.

DOĞA, KADINLAR VE TOPLUMSAL YAŞAM
Metnin en dikkat çekici yönlerinden biri, Mezopotamya edebiyatında nadiren görülen biçimde doğa tasvirlerine geniş yer vermesi. Fırat Nehri’nin baharı getirişi, tarlaları yeşillendirmesi ve kente bereket sunması ayrıntılı biçimde anlatılıyor.

İlahi ayrıca Babil’de kadınların konumuna dair yeni bilgiler sunuyor; metne göre çok sayıda kadın rahibe olarak kamusal yaşamda yer alıyor. Kent halkının yabancılara saygılı olduğu vurgusu da ilahinin öne çıkan temalarından biri.

“ŞEHRİNİ ÖVMEK İSTEYEN BİRİ TARAFINDAN YAZILMIŞ”
Jiménez, “Bu eser, şehrini övmek isteyen bir Babilli tarafından yazılmıştır,” dedi.

“Yazar, şehirdeki binaları anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda Fırat nehrinin sularının nasıl baharı getirdiğini ve tarlaları nasıl yeşillendirdiğini de anlatıyor. Günümüze ulaşan Mezopotamya edebiyatının doğal olayların tasvirinde oldukça cimri olması göz önüne alındığında, bu daha da etkileyici.”

FIRAT’A YAZILMIŞ DİZELER
Yeni keşfedilen ilahiden bir pasaj şöyle:

“Fırat onun nehridir—bilge lord Nudimmud tarafından kurulmuştur—
Yaprakları sular, kamışlıkları doyurur,
Tarlaları otlar ve çiçeklerle dolup taşar…”

Araştırmacılar, ilerleyen çalışmalarla metnin daha da netleşeceğini ve Babil’in kentsel belleğine dair yeni ipuçları sunacağını belirtiyor.