Eğitimci, Şair ve Yazar Mevlüt Asar

Almanya’ya göçün tarihi yarım asırı çoktan geçti. Sanıyorum aradan bir asır da geçse çoğumuzun bedeni burada olsa da aklı fikri Türkiye’de olacak. Sadece adet, gelenek, görenek bağlamında değil, kültür, sanat, edebiyat alanında da Türkiye’yi buraya taşımaya, burada yaşatmaya çalışacağız.

Türkiyeli dernekler, kuruluşlar, örgütler binlerce Euro harcayarak Türkiye’den ses sanatçısı, tiyatrocu, yazar, şair, müzik grubu getirmeyi sürdürecekler. Buraları yöneten arkadaşların çoğunun Almanya’da, Türkiye kökenli, sanatçıların, yazarların, müzisyenlerin, tiyatrocuların, film yönetmenlerinin varlığından (Kısmen Almancaları yetmediği kısmen de buradaki kültür ve sanat dünyasından uzak oldukları için) haberleri yok!

Bu arkadaşlar, Türkiye’den getirdikleri kişilerle kendilerine bir “yer”, bir “statü” yada kazanç sağlamaya çalışırken, Almanya’dan, Almanlardan kopuk, paralel yada giderek gettolaşan bir yaşamı teşvik ettiklerinin farkındalar mı acaba?

Kimse kusura bakmasın! Taşıma suyla değirmen dönmez. Taşıma kişilerle de kültür sanat yaşamı olmaz! Alman vatandaşlığına geçenlerle birlikte beş milyona yakın Türkiye kökenli insanın yaşadığı, Avrupa’nın ortasındaki Almanya’da, burada yetişmiş yazarlarımıza, sanatçılarımıza, müzisyenlerimize karşı sergilenen bu duyarsızlık, Türkiyeli göçmenlerin kültürsüzleşmesine ve asimilasyonuna çanak tutmaktan başka bir şey değildir.

Ben şahsen bundan sonra Türkiye’den (Alman sanat ve edebiyat dünyası ile alış verişe dayalı projeler dışında) hiç bir sanatçı, şair, yazar vb.. kimselerin buraya parasal amaçlarla çağrılmasına karşı olduğumu buradan açık seçik ilan ediyorum.

- Reklam -

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

2 × four =

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.